enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Nuran Yüksel : CHP…

CHP CHPyi Konuşuyor kadınlar ile devam ediyor. O bir Anne, Babaanne, Bir Kadın, Öğretmen, Belde Başkanı, Siyasetçi, hem de çetin ceviz bir siyasetçi. Lafını esirgemeyen, ama yumuşak ana yüreğine de sahip bir Demir Leblebi…

Nuran Yüksel : CHP…
16.12.2010
0
A+
A-


  

 

Nuran Yüksel

 

BODRUM CHP, CHP’Yİ KONUŞUYOR…

 

O bir Anne, Babaanne, Bir Kadın, Öğretmen, Belde Başkanı, Siyasetçi, hem de çetin ceviz bir siyasetçi. Lafını esirgemeyen, ama yumuşak ana yüreğine de sahip bir “Demir Leblebi”.(“Demir Leblebi: Türk Dil Kurumu/başa çıkılması güç kimse, başarılması çok güç bir iş”)

 

 

Fatih Bozoğlu/Bodrum Gündem

Nuran Yüksel siyasetin içinde yer almış her zaman. Geçmiş dönem Bodrum Belediyesi Meclis üyeliği, şimdi de Bitez CHP Belde Başkanı olarak yine siyasetin önlerinde çalışıyor, emek harcıyor, öğretmenlikten gelen misyonunu devam ettiriyor ve genç siyasetçiler yetiştirmeye çalışıyor. Bodum ve Bitez’de siyaset denildiğinde ilk akla gelen siyasetçi Nuran Yüksel. Bodrum’da kadın olmanın zorluklarını yaşıyor elbette. Her soruya hemen cevap vermek yerine ders çalışarak geliyor karşınıza ve öyle yanıtlıyor.


Haziranda yapılacak olan genel seçime kadar sürdüreceğimiz, “Bodrum CHP, CHP’yi konuşuyor” yazı dizimize katkı sağlamasını ve görüşlerini paylaşmasını istediğimizde “Nuran abla” özelliğini hemen hissettik. Belde’ye cağırdı konuşmak için “Sadece benimle konuşmak yetmez, yol arkadaşlarımı ve genç kardeşlerimi de dinlemelisin, onlarında söyleyecek sözleri var” dedi. Örgütçülüğünün ve parti ailesine bağlılığının bir göstergesiydi bu talebi.


Cumhuriyet Halk Partisini kendinize göre değerlendirir misiniz? Sorumuza sorunları tespit ederek ve çözümleri de kendince değerlendirerek yanıt verdi. Nuran Yüksel ; “CHP’ye bakıyorum. CHP’de görevlere talip olanlara bakıyorum. Beni öncelikle kendi ailem ilgilendiriyor. Biliyorum ki kendi sorunlarını çözememiş kişiler ve gruplar alenin ve halkın sorunlarını hiç çözemezler. Karşımızdakilerin yanlışları bizleri bir yerlere asla getirmez. Soruyorum kendime Atatürk’ün dediği gibi “Biz CHP’liler birbirine candan dostluklarla bağlı bir ailenin üyeleri miyiz? Diye. Ne yazıkki cevabım hem Bodrum, hem de Türkiye için çok net bir biçimde, hayır! Çünkü siyaset en önemli özelliğini samimiyeti ve sevgiyi yitirdi. Önce bunu halletmek zorundayız. En küçük birimlerden ,beldelerden başlayarak Ankara’ya kadar.” diyerek biraz kırgın, birazda kızgın olduğunu dile getirdi.


Peki çözüm öneriniz var mı? Ne yapılmalı sizce? Sorumuza CHP’nin kendini ve kadrolarını acilen yenilemek zorunda olduğunu üstüne basarak ifade etti. Nuran Yüksel görüşlerini şöyle dile getirdi; “Bu konuda Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun önü kesinlikle açılmalıdır. Önemli olan parti içinde iktidar olmak değil, ülkede iktidar olmaktır. Ülkeyi yönetmeye hazır olmalıyız. Uygulamaya dönük projeleri somutlaştırmalı ve zenginleştirmeliyiz. Her şeyden önemlisi, bütün bunları en etkin ve kararlı bir biçimde paylaşmalıyız. CHP’yi tüm birimleri ve kadrolarıyla, halkımızın en geniş kesimleriyle buluşmanın yollarını açmalıdır. Halkla daha çok buluşan ,bütünleşen yeni bir siyaset yapma anlayışı partiye egemen olmalıdır. CHP’yi yıllardan beri ilk kez Genel Başkanımızın eylemleri ve söylemleriyle ezberleri bozuyor. CHP ilk kez Türkiye’de halkıyla buluşmaya kararlı olduğunu gösteriyor. CHP ilk kez yıllardır gidilmeyen yalnızlaştırılan, ötekileştirilen, insanlarıyla buluşmaya çalışıyor. Kısaca CHP artık iktidar olmak istiyor. CHP üretim merkezlerinde, KOBİ’lerde, sanayilerde, kırsal kesimde, sivil toplum çalışmalarında, örgütlenmeli, ekonomik ve sosyal konularda toplumun her kesimiyle buluşabilmeyi becermelidir. Bu Konuda da özellikle seçilmiş yerel yöneticilerimize çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Belediyeler en önemli sivil toplum örgütleridir ve halkla iç içedir. Yerel yöneticilerin üretimleri, halkla ilişkileri iktidar olma yolundaki CHP’yi %100 etkileyecektir.”


CHP’nin en çok eleştirildiği ve ilkelerinden sapmaların olduğu eleştirileri için, her şeye rağmen CHP’yi yaşatan, zaman zaman sapmalar görülse de, emperyalizme karşı, tam özgürlükten yana olması, Cumhuriyetin ana ilkelerinden, kazanımlarından ödün verilmesine karşı çıkması, laik Türkiye’yi yaşatma sorumluluğunu üstlenmiş olmasına kimsenin bir diyeceği olmayacağını ifade ederek, Türkiye’nin sorunlarının CHP olmadan çözülemeyeceğine inandığını belirtti. Nuran Yüksel, CHP iktidara ulaşabilmek için, öncelikli olarak yıllardır etkisiz ve tepkisiz hale getirilen sessiz çoğunluğu harekete geçirmek ve onlara sahip çıkılması gerektiğini de sözlerine ekledi.


 

Nasıl olacak bu? Kolay bir şey değil yılların ölü toprağı örtülmüş, o sessiz çoğunluğun üzerine dediğimizde yanıtı kesin ve kararlı olarak veriyor: misoprostol online “Kadınlarımız”. Sonra devam ediyor sölerine; “Yıllardır etkisiz ve tepkisiz hale getirilen sessiz çoğunluk. Bugünkü iktidar kadını sürekli kullanmıştır, kadını sadece cinsel kimliğiyle değerlendirerek eve kapatmıştır. Peki, kadınlarımız, Atatürk’ün kendilerine tanıdığı haklara sadece beceriksizliği ve inançsızlığı yüzünden mi sahip çıkamamıştır. Kocaman bir hayır. Elbette kadınında suçu vardır. Ancak en büyük suçlu siyasetçilerdir. Kadını konu mankeni olarak gören ve yıllardır kadın kolları genel merkezini dahi kapalı tutan anlayışlardır. Bu konuda CHP yöneticileri de ciddi olarak özeleştiri yapmak zorundadırlar.”

 

5 Aralık Kadının Seçme ve Seçilme Hakkının Verilmesini hatırlatıyoruz. Nuran Yüksel her 5 aralıklarda 8 martlar da ‘’mış gibi’’ yaparak konuşur nutuklar dinleriz. Bugün AKP iktidarı büyük bir kararlılık ve dış güçlerinde desteğiyle kadınlarımızın’’yaşam tarzı ‘’endişesini gidermek için harekete geçti. Geçen ay içinde Bodrum’da dahi, 24 çağdaş görünümlü kadın partiye üye yapıldı. Ardından ‘’52 altın imzalı kadın’ isimli belgesel proje başlatıldı. Bugün öyle bir noktaya geldik ki kadınlarımız kadın erkek eşitliği sıralamasında 134 ülke arasından 126. sırada, İran bile bizim üzerimizdedir. Altımızda kalanlar, Yemen, Çad,Pakistan,Mali, Suudi Arabistan ve Fas. Başka söze gerek var mı?” diyerek bazı istatistiki bilgiler veriyor. 550 milletvekilinden yalnızca 46 sı kadındır. 2009 yerel seçimlerinde ise 82 ilden sadece 2 sinde kadın belediye başkanı, 923 ilçe ve 1974 beldeden sadece 15 inde kadın belediye başkanı seçilebildiğinin bilgilerini paylaşıyor ve şöyle devam ediyor; “Sosyal demokrat oyların en yoğun olduğu CHP kalesi olarak görünen Bodrum’a bakalım. Kadın Belediye Başkanı hiç yok. 115 Belediye Meclis üyesinin sadece 7 tanesi kadın. İl Genel Meclisinde ise hiç kadın yok.”

Nuran Yüksel, Muğla gibi CHP’nin güçlü olduğu bir ilde bile tek kadın belde başkanını kendisinin olduğunu övünerek değil, biraz hüzün, ama asıl kızgınlıkla söylüyor Nuran Yüksel. Bu durumun CHP’nin acı gerçeği olduğunu, üzerine basarak vurguluyor. Order Retin-A


Bodrum’dan bir milletvekili adayının çıkması ve meclise gitmesi konusuna girdiğimizde çok umutlu olmadığı sesine yansıyor. Görüşlerini şöyle açıkladı; ”Bu ilkesizlikler, samiyetsizlikler çözülmez ise, korkarım Bodrum yine milletvekili çıkaramayacaktır. Bu çok ağır bir sorumluluktur. İlçe kongrelerinde verilen sözler unutulmamalı ve gereği yapılmalıdır. Bodrum bir değil, iki milletvekilini meclise göndermeyi hak ediyor. Bundan hiç kuşkum yoktur.”


metoclopramide without prescription En önemli ve merak ettiğimiz soruya geldik. Milletvekilliğine aday olacak mısınız sorumuza ise bir anne, bir babaanne ve bir Bodrum kadını gibi yanıtlıyor. Öncelikle kişisel sorumluluklarının olduğunu ifade ediyor. Aile içinde bu kararın alınmasının doğru olacağını ve sonra adayım demenin çok kolay olduğunu söyledi.


Nuran Yüksel şöyle devam etti; “Adayım demek çok kolaydır. Ama bu işin kolayına kaçmamaktır. Alt yapın hazır olmadan, milletvekilliği kriterlerine uygun olup olmadığını sorgulamadan, her şeyden önce örgütünü arkana almadan böyle bir kararı almanın çok anlamsız olduğunu, işin kolayına kaçmak olduğunu düşünüyorum”

 

Söyleşimizin sonuna geldiğimizde, şöyleşi öncesinde görüşlerini aldığımız Bitez belde teşkilatındaki kadın erkek ve gençler ısrarla bu yola çıkmasını dilediklerini ifade ediyorlar. O yinede “Durun hele arkadaşlar çok işimiz var daha çok çalışmalıyız, önümüzde iktidar yolu var, şartlar bir olgunlaşsın hele” diyerek bir öğretmen edası ile yine dersini veriyor.

 

Biz sorularımızı sorduk, Nuran Yüksel yanıtladı. Siz okurlarımıza da yorumlamak ve değerlendirmek kaldı.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.