HEFAYSTOS?UN BİR BACAĞI KISAYDI…

Bodrum Gündem
Bodrum Gündem
  • 28.01.2012
  • 706 kez okundu

 Baş tanrı Zeus tanrıça Atena?yı karısı Hera?nın katkısı olmadan kafasını yardırarak doğurdu. Tanrıça Hera buna çok içerledi, öfkelendi hatta kıskandı. O da kocasının katkısı olmadan, tek başına bir oğlan çocuğu dünyaya getirdi ve ona Hefaystos.(Hefaistos) adını verdi…

Hephaistos olarak da bilinen, Hefaystos?un hayatı, Yaşar Atan?ın Akdenizli Tanrılar kitabındaki mitolojik dünyada bu cümlelerle başlar. Bizim dünyanın Anadolu coğrafyasında bir engelli hala sokağa çıkarılmaz, çıkarılsa bile dilediğince sokaklarda gezemezken yolları olmayan mitolojik dünyaya bir ayağı kısa olarak gözlerini açmıştı Hefaystos…

  get Naltrexone Günümüz terimiyle ?engelliydi?   

Tanrıça Hera buna hem çok üzülüyor hem de çok utanıyordu. buy premarin treating cancer tumors (Kafalardaki engellilik o dünyadan mı taşındı acaba?) Hefaystos bu ruh halini bildiğinden Olimpos?a arada bir uğrardı. Babası Zeus?un savaş ve yıkım amaçlı olarak kullandığı şimşek ve yıldırım cinsinden ateşin değil, tanrı Prometeus?tan sonra kendisinin evcilleştirip insanın hizmetine sunduğu demirciliğin ve insanı doyurup yaşatan ateşin tanrısıydı. 

Ama Hera bir gün onu bacaklarından tutup Olimpus?taki baş tanrılık penceresinden dünyaya doğru savurup attı. Ege denizindeki lemnos(limni) adasına düştü Hefaystos. Adada onu Deniz tanrıçalarından Thetis ile denizkızı Eurinome buldu ve korudu. Bunun üzerine o da boş durmadı, gece gündüz durmadan çalıştı. Demir, tunç gibi çeşitli metalleri örs ve çekiciyle dövüp işledi. Demircilik zanaatında, altın ve gümüşün ağırlıkta olduğu takı yapımında ustalaştı. Bütün dünyadaki insanlara, horlanmış işçi, haklarından yoksun kölelere örs üstünde dövdükleri demirle, işledikleri madenlerle içlerindeki ateş ve ışıkla neler yapabileceklerini gösterdi. Bu yüzden öfkeyle, isyanlarla yüklü antikçağın bütün çalışan ve köleleri demirci tanrı Hefaystos?u kendilerinden biri olarak görürlerdi.

Troya kahramanlarından Akhilleus?un kalkanındaki, yeryüzüne emek verenlerin çalışma ve üretme süreçlerini simgeleyen şekilleri o resimledi. Buğday tanrıçası Demeter?in daha sonra toprak işçilerine armağan edeceği orağın şeklini o verdi. Kız kardeşi Atena?nın barışı sağlayan okunu, kalkanını ve başındaki parlak tolgasını o yaptı. Bunları gören Hera becerikli oğlunu geri çağırdı. Hefaystos körüğüyle, örsüyle tanrıların ülkesinde de olağan üstü yapıtlar gerçekleştirdi. Anne ve babasına yakut ve zümrütlerden saray yaptı. Tanrıların evlerini onarıp yeniledi. Onların kullandığı her türlü araç ve gereçleri bütün takı ve ziynet eşyalarını elleriyle yaptı. Zeus onu güzellik tanrıçası Afrodit?le evlendirdi.  Ve erkeklerin olduğu dünyada bir de kadın yaratmasını istedi. (Tanrılar da aşabiliyorsa kafalarındaki engelliliği, insan daha ne ister?!!)

Hefaystos toprağı su ile karıştırmakla başladı işe. Maya olarak sabır koydu. İsyan ve direnç ekledi. Bunları dile getirmesi için ses üfledi. Ateşin kıvılcımlarını Afrodit?in beden ölçülerini aldı. Afrodit ona tutku, heyecan, çekicilik ve güzellik serpti. Atena Onu renk renk kumaşlarla donattı. Kumaşın nasıl dokunacağını örgü ve nakış sanatını öğretti. Periler onu süslü gerdanlıklarla, çiçeklerle donattılar. Zeus, kadına can versin diye dört rüzgara esmesini emretti. Sonra camdan bir fanus/bir kutu tutuşturdu eline. Yeryüzündeki yaşamı zorluklarla geçecek olan bu kadına haberci tanrı Hermes, ?bütün tanrıların armağanı? anlamına gelen Pandora adını verdi. ( Erkekler kadınları bu yüzdem mi anlayamıyor acaba yada kadınlar bu yüzden mi karmaşık?!!)  Elindeki kutu ise daha adına romanların yazılacağı sinema filmlerinin yapılacağı, içinde kötülüklerin ve umudun olduğu söylenen ?Pandora?nın kutusuydu??

Hefaystos bir engelliydi. Hor görüldü. Tanrılar ülkesinden atıldı. Yılmadı. Yetenekliydi, çok çalıştı. Tanrıların bile dışlamalarını ve önyargılarını aştı. Onun sayesinde yoksul kesimler, zanaatçılar, ateş, çamur, metallerle boğuşan işçiler ve köleler kendileri gibi çalışan tanrılarına ?işçi tanrı?  ismini taktılar. Tanrılara daha çok yaklaştılar. Onurlarına bayramlar düzenlediler. Barış ve huzur sağlandı.

Mitolojiye meraklıysanız,..

Günümüzün Atina?sında Hefaystos?un tapınağı hala ayaktaymış ve hala yılın belirli günlerinde  şölenler yapılmaktaymış!?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ