enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

ŞİKAYET YERİNE ÇÖZÜM…

12.10.2014
0
A+
A-

Bodrum_gundem_Can-PulakŞikayet çok, çözüm gösteren pek yok Bodrum’da. Buy Strattera

İşin kötü tarafı, çözümü düşünmesi gereken yetkililer de şikayetçilerin tarafında yer alıyor. Pahalılık mı var, belediye başkanı şikayetçi…

Restoran-berber-fırın enflasyonu mu var, Başkanla birlikte Ticaret Odası, esnaf odası patronajı da şikayetçi…

Taksi-dolmuş ücretleri pahalı mı, şoförler dahil herkes şikayetçi…

Güçlü bir şikayetçi korosu, soruna çözüm bulmak yerine, durmak ve susmak nedir bilmiyor…

Yıllardır yazıp duruyoruz, Bodrum gerçekten çok pahalı. Hem de turizmini gelecekte tehlikeye düşürecek ölçüde pahalı. Ama kimse oralı olmuyor, nedenini araştırmıyor,çözüm üretmiyor. Belediye, Ticaret, esnaf odaları, Şoförler Cemiyeti Bodrum’un iliğini sömürmeye başlayan bu belayı, tehlikeyi savuşturmak için kolunu bile kıpırdatmıyor. Önüne gelene birkaç kuruş alabilmek için ruhsat verip duruyorlar. Bir sokakta bir sürü fırın, berber, restoran, büfe, taksi durağı olur mu? Yumurta kırmayı bilmeyen restoran açıyor, istediği fiyatı çakıyor müşteriye.

Minibüs, taksi, dolmuş fiyatları inanılır gibi değil. Londra’dan, Paris’ten, Madrit’ten, hatta Newyork’tan bile pahalı. Ya ev kiraları, Istanbul ve Ankara ile yarışıyor neredeyse. Çarşı pazarda bile fiyatlar el yakıyor.

buy Cialis online Ne oluyor diyen yok!!! Plavix online

Esnafı da, şöförü de, restoran sahibi de, (ne yapalım iki ay iş yapabiliyoruz, bütün kış yatıyoruz) gibi komik bir gerekçeye sarılıyorlar. Müşteri anlar mı bundan, o cebinden çıkacak paraya bakar. Bu kadar taksi koyarsan trafiğe, normal ücretle elbette para kazanamaz şoförler. Adım başı restoran çıkarsa ortaya, masrafları korumak için elbette hesaplara yüklenir patronlar. Dükkan kiraları ateş pahası, o kirayı çıkarabilmek için bir köfteyi 50 liraya, bir bonfileyi 100 liraya satmazsan, müşteriye kazık atmazsan batar gidersin. Nitekim her sezon açılanların çoğu iflas edip, kirayı bile ödemeden kaçıp gidiyorlar Bodrum’dan.

Gidiyorlar ama,olan da Bodrum’a oluyor işte…

Küçücük bir dükkanın kirası 5 bin euro olur mu? Bodrum’lu alacağı kiraya bakıyor. Kim burada ne satacak da, bu astronomik kirayı ödeyecek? Bunu soran da, düşünen de, kontrol eden de yok. El yakan fiyatların sahiplerine göre, meydan boş nasıl olsa. Tuttur tutturabildiğin fiyatı, istediğin gibi yak müşterinin canını.

Yiyecek içecekte her dükkan sattığı malın fiyatını,Avrupa’da olduğu gibi kapının önüne koyacak. Alışverişlerde müşteri sürprizlerle karşı karşıya kalmayacak.

Mesele bu kadar basit işte.

Belediye bu kadar basit bir işi halletmek yerine, o da şikayetçiler korosuna katılmayı tercih ediyor ve işin kolayına kaçıyor. Ayrıca Belediye Zabıtası işi sadece Bodrum’da değil, tüm turizm merkezlerinde komediye dönüştü. Kadro yok diye mevsimlik zabıta alıyorlar ve hiçbir eğitimden geçirmeden üniformayı sırtına geçiriveriyorlar. Koca Bodrum merkezde 35-40 tane kadrolu zabıta var. Geçicilerle beraber bu rakam 100’e bile çıkmaz.

Böyle bir dar kadroyla neyi, nasıl denetlesin Belediye..?

Ekmek her fırında ayrı fiyata satılıyor. Bazı fırınlar, unları karıştırıp değişik isimler vererek, pasta fiyatına satıyorlar ekmeği. Kim denetleyecek bunu? Bir menemene 30 lira yazan restoranlar var,

şişesine 5 lira alanlar var.

Vatandaş kime şikayet edecek bunları,belli değil…

Şimdi yapılacak işe gelelim.

Bu sezonu da böyle geçiriyoruz. Ama önümüzdeki günler ve yıllar için şimdiden önlem almak lazım. Yapılacak ilk iş, her şeyin fiyatının müşterinin görebileceği şekilde kapı önüne yada vitrine konulması. Bu belediyenin kolayca ve zahmetsizce halledebileceği bir iştir. Aynı şeyi taksi ve minibüs durakları için de düşünebiliriz. Bir de Belediye ve devletin turizm bürolarını harekete geçirebilir, buralara yapılacak her şikayeti anında değerlendirebiliriz. Böylece müşteriyi kazıklayana, turisti soyana gerekli cezayı verebiliriz. Bodrum’u pahalı hale getiren Bodrum’lu esnaftan çok, dışardan gelen yabancı yatırımcı oluyor. Buna da dikkat etmeliyiz.

Bir başka önemli konu da, sağlıkla ilgili olanıdır. Son zamanlarda hastanelere, ortakulak iltihabı şikayetiyle gelenlerin sayısı çok fazla artmıştır. Doktorların söylediğine göre, bazı bölgelerin deniz suyunda problem var ve arıtmalar doğru dürüst çalışmıyor. Belediyelerin ve otellerin arıtmalarını bir kontrol etmek gerek. Şikayetler daha fazla artmadan ve yabancı basına düşmeden, bu konunun da üzerine eğilmeliyiz.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Yusuf Kartal dedi ki:

    1987 yılından bu yana bodrumda yaşıyorum. Çarşı pazar esnafı, hükümetlere muhalefet edercesine, millete tasarrufu öğretmek için yarışıyorlar. Sayelerinde millet ailesi ile birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyor, kolu komşu, kaybolmaya yüz tutan dostlukları pekiştiriyorlar. Dört kişilik ailenin lokantaya ödediği para ile bir mahalle halkına ziyafet çekilebiliyor. Hele yanılıp da gümüşlükte balık rakı tuzağına düşmüşseniz, bir kasaba halkına ziyafet çekecek hesabı ödersiniz.

    Bu sektörün patronu, yerli yada yabancı turistleridir. Çarşı pazar esnafı akıllı insanlara hizmet verdiklerinin farkında bile değiller. Adam tatile geliyor, sense ona hizmet etmek için oradasın, senin onu kandırmaya çalışman ve bunu başarman mümkün mü?

    Bir lokantanın, tuvaleti kadar alanı olmayan mekanlarda, yiyecek satan sözüm ona esnaf, üç ay içinde zengin olmayı düşlüyor.

    Çözüm: Turizmi 12 aya yaymak, esnafa, müşterinin, cebindeki para ile bir gün daha fazla tatil yapabilmesini sağlayacak fiyat politikasını benimsemesini sağlamak.

    BODRUMDA HER SEZON ZARAR EDİYORUZ DİYE YALANDAN YERE AĞLAYAN SÖZÜM ONA ESNAFI, AYDIN MERKEZDE ÇINAR ALTINA ÇAY İÇMEYE DAVET EDİYORUM. ORADA ALACAKLARI DERSİ, YÜZ YIL YAŞASALAR BAŞKA YERDE ALAMAZLAR.

  2. Hüseyin Yilmaz dedi ki:

    Bodrum’a niçin yeterince Alman turist gelmiyor, bu konu lütfen ciddi olarak bir irdelersin bakalım nasıl bir sonuç çıkacak…?