enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Pina Yarımadasının Anasını Ağlattılar…

27.03.2015
0
A+
A-

Colchicine online PİNA YARIMADASINDA KATLİAM SÜRÜYOR…

buy Accutane online Buy Orlistat

Güvercinlik’te bulunan Pina Yarımadası’nda üçüncü otel inşaatı da Halep çamlarını ve doğayı yok ederek devam ediyor. Haberi yapan Gazeteci Fatih Bozoğlu katliama isyan etti…

Bodrum Gündem Haber
Dünyada ender bulunan Halep çamlarının bulunduğu Pina Yarımadasında 2008 yılında denizi doldurarak başlayan ilk otel inşaatına, birçok sivil toplum örgütü ve çevreci tepki göstermiş, hatta eylemler birçok yerel ve ulusal basının manşetinde yer almıştı. İlk otelin sahibi değişmesine karşın daha sonra bir başka inşaat şirketi oteli yapmaya devam etmişti. 8 kat olarak inşaa edilen otel, dönemin bakanı Ertuğrul Günay, Turizm Tanıtma Genel Müdürü Cumhur Güven Taşbaşı ve dönemin valisi Fatih Şahin tarafından da eleştirilmişti. Daha sonra bazı katları traşlanan otel tamamlanarak geçtiğimiz yıl hizmet vermeye başladı.
Bölgede daha önce çıkan orman yangınlarında yanarak kül olan ormanlık alanda geçtiğimiz aylarda bir inşaat daha başlamış, ancak yerel basında çıkan haberler, sosyal medyadan verilen tepkiler ve birkaç sivil toplum kuruluşunun yaptığı cılız eylemler dışında devam eden inşaata yoğun bir tepki gösterilememişti.
Bölgede başlayan 2’inci otel inşaatının kabası bitmek üzereyken, 3’üncü bir inşaatın daha başladığı Pina Yarımadası üzerinde doğal koruma altında olması gereken Halep çamlarının arasında yükselen 2’inci inşaatın hemen yanı başında başlayan yeni inşaatın da 3’üncü bir otele ait olduğu öğrenildi.
Bölgede başlayan 3’üncü inşaatında son olmadığı, Turizm Bakanlığı tarafından bölgeye bir başka turizm tesisi için daha onay verildiği iddia ediliyor. Öte yandan Pina Yarımadası Milas ilçesi sınırları içinde olduğundan, bölgede inşaatlar kot farkı ile birlikte 5 kata kadar çıkabiliyor.
Yorumlar

  1. Serdar Karcılıoğlu dedi ki:

    Sevgili Fatih haberini okudum aslında bu yazı tanıdığım ve gazeteciliğini her zaman taktirle karşıladığım birisi olarak haberden öte yoruma dönüşmüş…Bodrumda ne zaman bir otel inşaatı gündeme gelse top yekün bir uğultu çıkıyorda aynı duyarlılık binlerce ağaç kesilerek üstelik yerine konmaksızın kooperatif inşaatları yapılırken niçin kimseden bir ses çıkmıyor hayretle izliyorum..Bodrumun taşı toprağı dağı ovası sayıları yüz binleri bulan ikinci konutlar ile dolmuş halen daha da devam ederken bu turizm destinasyonunun ekonomisinin tek kurtuluşu senin, benim, tüm esnafın yegane geçim kaynağı olan turizm ekonomisinin gereği yatak ihtiyacının karşılanması mücadelesine taşın altına vücudunu sokmuş yatırımcılara niye katşı gelinir anlamakta zorluk çekiyorum.kaldıki bahse konu tesisler seninde söylediğin gibi yıllardan beri ölü bir toprak gibi duran yanmış bir alana yapılıyor.. Niçin ölü bir toprağa can verecek oradaki esnafa nefes aldıracak yüzlerce gence iş kapısı olacak dahası yatırımcısının oteline en büyük değeri kazadıracak yeşili yeniden yeşertecek binlerce ağaç dikeceğine yürekten inandığım oraya yapılacak bir oteli şehir mobilyası olarak görmüyoruz… Bahse konu ilk otel ne büyük yaygaralar kopartıldı yatırımcısı adeta linç edildi ne oldu o otel geçen yıl yüzde doksan dolulukla çalıştı yüzlerce istihdam sağlandı binlerce dolar döviz girdisi sağladı kötü mü oldu? Yılın sadece bir iki haftası kullanılan hiç bir altyapısı olmayan bodrum ekonomisine bir kuruş girdi sağlamadığı gibi ayrıca belediyeye büyük bir yük getiren binlerce ikinci konut mu? Yoksa ekonominin tam merkezinde duran turizm yatağı mı? Karar verin artık…. Sevgilerimle Serdar Karcılıoğlu

    1. Ayhan Eyikoçak dedi ki:

      Denizde Pina’lar olmazsa ne olur? sorusunun da cevabını vermek gerek….

    2. Ayhan Eyikoçak dedi ki:

      Serdar bey eğer doğayı beton yığınlarına çevirip yapay doğal ortam oluşturursak inanın buralara kadar gelip tatil yapmanın da bir anlamı kalmaz…. Şehirler zaten beton yığını……. Doğadaki canlılar orada boşu boşuna durmaz…. yaşam sağlarlar…. Doğayı tahrip etmeden turizm yapmak yolunu bulmak zorundayız.

  2. M.Emir Köseoğlu dedi ki:

    Şu bir gerçek ki 2. Konutlar turizm ilçelerinde çarpık kentleşmenin temel sebebi olmuş, zaman zaman da turizmin gelişmesine engel olmuştur. Ilaveten altyapı yoksunluğunun yanında bu tarz yüksek yoğunlukta yapılan üst yapılar ekolojik dengeyi de ciddi etkilemektedir. Öteki taraftan geçmişten bugüne 12 ay turizmin hedeflendiği yazlık ilçelerimizde yılın 60-75gününe kadar sezonun düştüğü, yaz sezonu %90-100 civarı doluluk oranı ile çalışıp, yıllık ortalama %50 ve altı civarında seyir eden bir turizm grafiğimiz söz konusu. Dolayısıyla sadece yaz sezonunda mevsimlik ve geçici istihdam sağlanıyor olup, kış mevsiminde tesislerin büyük bir çoğunluğu kapalı durumda olup, atıl durumda hem yatırımcısına hem de ülke ekonomisine büyük külfet yaratmaktadır. Tüm bu gelişmeler çerçevesinde düşük yoğunluklu, butik tesisler, altyapı ile üst yapısı uyumlu ve sürdürülebilir gelişim hedefli turizm tesisleri hem ülke ekonomisine, hem bulunduğu vilayete, hem de ekolojik yapıya daha yararlı olacaktır kanaatindeyim. Sevgiler, M.Emir Köseoğlu.

    1. Ayhan Eyikoçak dedi ki:

      Sayın Köseoğlu, bu tarz ekolojik yapıyı yok ederek nasıl yararlı olabilir…. Korunmak gereken Türler yerine Peysajda kullanılan bitkiler bir olabilir mi…. Olaylara daha detaylı bakmak gerek. Doğada yaşayan canlıların da bizler gibi yaşam hakları var. Doğadan eser kalmıyor…hale bakar mısınız?