enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

“Solcu” olmanın tehlikeleri üzerine / Serdar Anlağan yazıları…

Türkiye’de “solcu” olduğunuzu anlarlarsa başınız gelecek ilk belâ “yok sayılmaktır.” “Ignore” edilirsiniz.

İstediğiniz kadar yazın, çizin, çalışın, üretin, yaptıklarınız yok sayılır ve siz mesleki yaşınız ilerledikçe hayretle sizden daha az zeki, daha az çalışkan, daha az yetenekli ve daha az erdemli kişilerin yükseltildiğine şahit olursunuz.

Faşizmin ilk durağı sizi yok sayarak, işsiz ve yalnız bırakarak bitirmektir.

Olmadı mı?

İkinci olarak sizinle alay ederler. Burası çok önemli bir aşamadır. Demek ki artık “yok sayılamayacak” kadar batmışsınızdır faşist sisteme. Bu “deşifre” olduğunuz anlamına da gelir. Artık daha büyük bir tehlikenin içindesinizdir, sizi koruyacak olan “görünmezlik” kalkanı kalkmıştır çünkü.

Üçüncü aşamada size saldırırlar. Örneğin iftira atarlar. Kadın düşmanı olduğunuz, şiirlerinizi, romanlarınızı başkalarından çaldığınız gibi iftiralar örneğin. Bu sizin ölümünüzden sonra dahi devam edecek bir karalamadır. Artık faşizm için sizin bu aşamada yani saldırı aşamasında yaşayıp yaşamadığınızın önemi yoktur adınız lekelenmesi gereken bir hedeftir çünkü.

gülçin çaylıgil vefat etti12 Eylül faşizminin ilk yıllarında büyük romancı Adalet Ağaoğlu’nun romanlarını “aşırdığı” ve Avukat Gülçin Çaylıgil 2013’te öldüğünde ardından “yirmi yıldır Bodrum’daki villasında yaşadığı” iftiraları atılmıştır. Her ikisi de yalandır ama her ikisi de Vikipedi’de yazılmıştır ve bu tesadüf değildir.

Faşizm devşirmeye bayılır. Servet, şöhret ve şehveti kullanır. Bunların hiçbirine kanmaz ve devşirilemezseniz o zaman iftira, tehdit, fiziksel saldırı, cezaevi, işkence ve cinayet yöntemleri devreye girer. Türkiye’de “solcu” olmak tüm bu belâları göze almak demektir.

Buna rağmen yine hayretle bu ülkede bir “solculuk yarışı” yapıldığını izlersiniz. Kendini “solcu” ilan edenler bazı diğer “solcu”ların aslında “solcu” olmadıklarını asıl “solcu”ların kendileri olduklarını yazar, çizer ve söylerler. “Solcu” olduklarını iddia edenler arasında bitmeyen bir kavga dövüş sürer gider.

Adalet_Agaoglu_ve_Serdar_Anlagan_1991Adalet Hanım’la yakın dostluğum oldu bir kez bile ağzından “solcuyum, marksistim, sosyalistim, komünistim” ifadesini işitmedim. Gülçin Çaylıgil kendini hiçbir izm, cılık, culuk içinde görmediğini söylerdi. Beni yetiştiren adam, bilim insanı Osman Gürel’in kendini böyle bir tarifle sınırladığını hiç duymadım.

Bu insanlar “solcu” olmayı “ezilenlerden yana olmak” olarak anladıkları için kendilerini tarif etme ihtiyacı duymadılar anlaşılan. Ne zengin oldular ne şu ya da bu lokomotifin katarı olup özgürlüklerinden, bağımsızlıklarından taviz verdiler.

Solcuydular ve bunu yaşamlarıyla kanıtladılar…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.