enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

BODRUM’U YAŞAMAK / Ahmet Biçer Bodrum Gündem yazıları…

1980 yılının ikinci yarısında başladığımız Turizm atağında çok yol aldık.
Ben de bu yıllarda sektöre bulaşmışlardan biriyim. Üstelik birde bu fırsat karşıma Bodrumda çıkınca,
Ölmeden cennete gidenler arasında yaşıyorum bunca yıldır.

Önce bize bu yolları açanlara binlerce teşekkürler.
Onları saygıyla anıyorum

Ülkemizin her köşesi bir başka cennet. Her yanı bir başka mucize,

Altyapıları tamamlanarak, Turizme kazandırılmış alanlarda
Dünyanın en güzel Tesislerini yaptık. Konforu, Kaliteyi, Büyüklüğü orada yarattık. En büyük açık büfeleri, Binlerce insanla birlikte yemek yemeyi, Kasaba kadar Otelleri orada gördük.
Gerçek Turizm Sanayini yarattık Antalya’da.
Ama, Fabrikalar Kurduk, Tatil Fabrikaları.

Her Otelde Çarşılar, diskotekler, barlar, Animatörler, eğlenceler ve muhteşem kumsallarla bezedik,
Güzel Antalyayı.

Aldık Misafirlerimizi Havaalanından Otellere getirdik. Onların bütün gereksinimlerini de orada karşılayıp, tatilleri bittiğinde tekrar havaalanlarına götürüp yolcu ettik.
El salladık.
Türkiye haritasına bakmadılar bile. Nerede olduklarını bilmelerine gerek yoktu.
Aynı Oteli Cezayir’de bir denizin kenarına taşıyabilseydik fark etmezlerdi bile.

Bunları söyledim diye sakın böyle yatırımları eleştirdiğimi düşünmeyin. Ne iyi oldu da bu tesislerin sahibi olduk.
Dünya ölçeğinde bir Turizm Bölgesi yarattık.
Antalya hepimizi gururlandıracak kadar büyük ve kaliteli.

Bu bir yöntemdi. Doğru yaptık.

Sizce bir doğru yapmışsak bir tane daha yapamaz mıyız?
Başka bir yöntem yok mu?

Hep, birbirimizi taklit etmek zorunda mıyız?
Bilirim, İltifatların en samimisi Taklittir.
Evet, Antalya’yı takdir ediyoruz.
Ama Taklit etmeden, takdir olmaz mı dersiniz.

Birde dünya markası Bodrumu anlatalım diyoruz

Mavi Söveli ve Begonvilli, Beyaz evlerden oluşan Otellerde konaklayıp, Ege’nin özelliklerini yaşatan, nerede olduğunuzu unutamayacağınız, Sizi asla bunaltmayan nemsiz bir sıcağa uyandığınız,
Kekikli Sızma zeytinyağlarına ekmeğinizi bandırıp çekişte zeytinlerimizle kahvaltı ettiğiniz,
Egenin müthiş otlarından, Türkuaz Denizinden tutulmuş taze balıklarıyla, kumsala kurulmuş balıkçı lokantalarında size özel yapılan yemekleri yiyerek, yaşadığınızı anladığınız bir yöreden söz ediyorum.

Her gece başka bir eğlence mekânında animatörsüz eğlenebileceğiniz.
Bir şehri tanıyacaksınız.
O şehirden arkadaşlarınız olacak. Binmek istediğiniz tekneyi seçebilecek ve Dünyanın en güzel koylarında yıldızlara ulaşabileceğinizi sanacaksınız.

5000 yıl önce de yüzülmüş bir denizde, M.Ö 5. Yüzyılda yaşamış “tarihin Babası Heredotla aynı sularda yüzeceksiniz.

Dünyanın yedi harikasından biri olan Halikarnas mozolesinde dolaşıp oradan 1522 yılında St. Jean Şövalyeleri‘nin kalesi olarak inşa edilen Bodrum Kalesinde antik dönemi, nasıl yaşadıklarını düşünürken dünyanın en önemli sualtı arkeoloji müzeleri arasında sayılan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinde dolaşıyor olduğunuzu fark edip, gününüzü unutacaksınız.

Bodrum’da Klasik çağdan günümüze kadar ulaşabilen Anadolu’nun en eski tiyatroları arasında yer alan
Antik Tiyatroda gerek yerli gerek uluslararası pek çok etkinliği izleyebileceksiniz.
Ama unutmayın, Oturduğunuz taşlarda Antik çağda yaşayanlar da oturmuştu.

Ellerinizde haritalar Yurt dışında bile adını duyduğunuz,
Her biri bir marka olan Restaurantlarda onlarca eğlence mekânlarında huzurla eğleneceğiniz, uyumayan bir kasabada unutulmaz geceler yaşayabileceksiniz.
Sonra kuş cıvıltılarıyla uyanacağınız tertemiz otellerine dönebileceğiniz. Bir Bodrum’dan söz ediyorum.

Bir Antalya’ya daha ihtiyacımız yok bizim, ondan zaten bir tane var hem de mükemmelinden.

Bizimle beraber bütün bu güzellikleri Misafirlerimiz de yaşasın istiyoruz..

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Seyhan Erdoğan dedi ki:

    Ne yazık ki usul usul ufak ufak O bodrum anılarda kaldı,şimdi dağı taşı ikinci konutla işgal edilmiş,bilumum pisliği denizlere dökülen,tüm koyları işgal edilmiş,tüm tersaneleri kapanmış sakin,duru sade insanların kalmadı bir yer oldu

  2. Sinan Önem dedi ki:

    Sevgili Ahmet Kardeşim; değerli paylaşımların umarım tüm Turizmcilere ve ilgililere ışık tutar. Türk turizminde sizin gibi deneyimli duayenlerin görüşlerinin alınması ve uygulamaların bu deneyimlere göre planlaması bizlere hem zaman kazandıracak hem de doğru işler yapabilmemizi sağlayacaktır. Beyninize ve kaleminize sağlık. Teşekkürler.

  3. Sinan vargi dedi ki:

    Çok guzel bir yazı Elinize sağlık

  4. Turgan Vargı dedi ki:

    Ahmet elinize, yüreğinize sağlık. Çok güzel yazmışsınız çünkü Bodrum’un bu günlere gelmesinde emek sarf etmişsiniz. Emeği olan yazabilir, bilen yazabilir. Ah bir de bu yaratılan güzellikleri elimizde tutabilsek, doğayla iç içe Bodrum’ umu doğanın içinde bırakabilsek ne güzel olur.

  5. Suat Oral dedi ki:

    Sevgili Ahmet güzel bir yazı olmuş. Başka Bodrum yok, Meksika körfezinde aynı iklim özelliğinde bir ada olduğu söylenir ama ada oldugu icin dez avantajlıdır. Binlerce yıl boyunca saglik ve şifa merkezi olan Bodrum da iyot ve oksijenin birleşim oranı pek çok hastalıklara iyi gelirmiş. Şu anda en buyuk yatırım kıyılar ve denizin saflığını bozmamak, teknoloji gelişti, atik sulari aritma ve bunun takip edilmesi artık Bondrumun yaşam tarzı olmalı. Kıymetini yavaş yavaş unutuyoruz