enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Bodrumlu Avukatlar da Meydanlara İndi

Bodrumlu avukatlar çoklu baro sistemi için hazırlanan yasa tasarısına karşı Bodrum Belediye Meydanında eylem yaptılar.

Çiçek Bozoğlu/Bodrum Gündem

Yaklaşık yüz kadar avukatın yer aldığı eyleme CHP Parti Meclisi Üyesi Yalçın Pekşen’de destek verdi.

Muğla Barosu Avukatlarından Pınar Günay’ın okuduğu basın açıklamasında siyasi iktidarın Cumhuriyetin temel niteliklerinden olan hukuk devleti ilkesine son darbeyi Baroları bölerek vurduğu ifade edildi. Eylemde avukatların yasa tasarısına karşı olan direnişlerinde kendilerini yalnız bırakan Türkiye Barolar Başkanı Metin Feyzioğlu’nun da istifa etmesi istendi.

Bodrum Belediye Meydanındaki eylemde avukatlar adına basın açıklamasını Muğla Barosu Avukatlarından Pınar Günay okudu. Günay açıklamada “Türkiye Cumhuriyeti en kötü günlerini yaşıyor. Siyasi iktidar Cumhuriyetin temel niteliklerinden olan hukuk devleti ilkesine son darbeyi Baroları bölerek vuruyor. Sorun yalnızca biz avukatların sorunu değildir. Halkın hak arama hürriyetine çok ciddi bir darbe vuruluyor. Türkiye’de mevcut tüm barolar çoklu baro sistemi denen bu ucubeye karşıdır. Ankara’ya yürüyen Baro başkanları ile tüm avukatlar bu iradelerini gösterdi. Buradan biz Türkiye’de yaşayan tüm insanlara ve AKP ve de MHP’li de olsa tüm milletvekillerine sesleniyoruz. Avukatlığı ortadan kaldıracak, yargıyı tam anlamı ile iktidara bağlamaya yönelik bu düzenlemenin yasalaşmasına engel olmaya çağırıyoruz.” Dedi.

“Savunmayı Savunmak İçin Yollardayız…”

Muğla Barosu Bodrum temsilcisi Cavidan Özyiğit, gazeteci Fatih Bozoğlu’na verdiği özel röportajda geçmiş yıllarda benzeri bir çalışma yapıldığı fakat zamanın başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bundan vazgeçtiğini kaydetti. Ankara Barosunun diyanetle yaşadığı bir olayın ardından uzun süredir devam ettiği izlenimi verdiğini söyledi. Özyiğit “Bu işin oldu bitti ile karşımıza çıkması ile son buldu. Biz 81 baro olarak çoklu baro sisteminin olmayacağını, bu sistemle baroların susturulamayacağını düşünerek barolar olarak savunmayı savunmak için yola çıktık. Baroları Anıtkabir’e sokulması bir gaz alma durumudur. Bugün gördüğümüz ise tasarının meclisten çıkarılması için bir çabanın devam ettiği yönündedir. İstanbul ve İzmir’deki baroların eylemleri devam ediyor. Çoklu baro sistemi oluşturma çabası iktidarın kendi barosunu oluşturma çalışmasıdır. Yargıya yapılacak her müdahale ülkenin çatısının çökmesidir. Çarşamba günü Muğla’da bir araya geleceğiz. Sonrasında da Ankara’da bir araya geleceğiz. Baromuza oynanan oyunların ortadan kalkması için buradayız. Savunmasız savunma olmaz. Tüm meslek örgütlerini bizlere desteğe çağırıyoruz. Bu oyunların diğer meslek örgütlerine oynanmayacağı anlamına gelmez. “ dedi.

“İstedikleri Şey 500 Yıl Önce Terk Edilmiş Bir Düşünce Sistemidir…”

Avukatların eylemine destek veren CHP Parti Meclisi Üyesi Haluk Pekşen de gazeteci Fatih Bozoğlu’na verdiği özel demeçte Türkiye’de son yıllarda anayasadan başlayarak yasaların hiyerarşisi göz ardı edilerek bir toplumsal düzen inşa edilmeye çalışıldığını belirtti. Pekşen açıklamasına şöyle devam etti “Biz her zaman toplumun en önemli davranış unsuru olarak anayasayı gördük. Barolar da diğer kurumlar gibi yetkilerini, güçlerini Anayasanın 135. Maddesinden alıyorlar.  Baroların geri dönülmez bir sürecin içine sokulmasına en önce hukuku inşa etmesi gereken avukatlar karşı çıkacaktır. Baroların orijinlere, aidiyetlere, mezheplere ve daha birçok unsura göre ayrıştırılması kabul edilebilir bir iş değil. Bir anayasal kurumun Anayasanın en önemli merkezi ile çatıştırılacak şekilde bölünmesine elbette barolar itiraz edecektir. Baroların böyle kategorize edilmesi 500 yıl önce terk edilmiş ilkel bir düşünce ve sistemdir. Türkiye Barolar Başkanı Metin Feyzioğlu; barolara, avukatlara karşı yapılana kayıtsız kalmıştır. Bu görevini hakkıyla yapamayan, siyasileşen bir başkana sırtımızı dönmek en nezaket içindeki tepkidir. “ dedi.

Basın açıklamasının ardından eyleme oturarak devam eden avukatlar  “Feyzioğlu istifa”, “savunma susmaz, susturulamaz”, “savunma susmayacak”, “kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atarken  “Savunma Susmayacak” yazılı pankart açtılar. Ayrıca bazı avukatlar maskelerinin üzerine de “Savunma Susturulamaz” çıkartmaları yapıştırdılar.

Basın açıklamasının ardından 10 dakikalık oturma eyleminin ardından eylem sona erdi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.