enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

97.Yılda Cumhuriyet Özlemi – Hatice Yücel yazıları…

97.Yılda Cumhuriyet Özlemi – Hatice Yücel yazıları…

Tarih 29 Ekim 1998… Cumhuriyetin 75. Yılı. Bu yıl dönümünde, farklı bir etkinlik yapmalıyız. Elimde, daha önceden hazırlanmış bir “Sözlü Tarih” çalışması var: 75 Yılda, 75’liklerle bir “Cumhuriyet Gecesi”… İşte, böyle bir gece düzenleyebiliriz! Bodrum Kaymakamı Uğur Boran’ın başkanlığında, Belediye Başkanımız Tuğrul Acar, KKK Özel Eğitim Komutanı Albay Bilkutay Günday… Üç gönül, üç aklın önünde ne durabilir?

Derneğimizden (ÇYDD) onlara giden öneri hemen gerçekleşir. Cumhuriyet Balosu yerine cumhuriyete gönül ve emek verenlerle cumhuriyet ruhunu tazelemek, Ege’nin meltemiyle yelken açmak engine… Öyle de oldu. Askerî kampın salonunda yetmişe yakın 1923 doğumlularla cumhuriyet kutlaması yaptık. Çoğu, eline ilk kez aldığı mikrofonla, hoparlörden kendi sesini duydu; acılı ve onurlu cumhuriyet anılarını bizlere aktardılar. O gece, cumhuriyet balosunda dans yoktu ama başta Uğur Boran (ışıklarda uyusun) olmak üzere el ele, omuz omuza çekilen horon vardı, koca Gazi Anadolu vardı!

Bugün 29 Ekim 2020. Cumhuriyetin kuruluşunun 97. Yılı. İnsana yakışan bir kutlamaya, salgın hastalık nedeniyle “yasaklamalar” getirildi. Yıllardır iç ve dış düşmanlarca Cumhuriyet gibi yüce bir çınarın dallarını budaklarını kesme yarışına girenler, bugün işi, köküne kibrit suyu dökmeye değin de getirdiler. “Gençliğe Hitabe”, boş sınıfların kara tahtaları üzerinde yapayalnız, çakılı bıraktırıldı. Seksen üç milyonun beşte birine denk gelen gençlik amaçsız, işsiz, eğitimsiz ya da dijital eğitimli, geleceksiz beklemede; ağzı maskeli, ayakları yorgun, kanadı kırık!..

Ancak bu, yine de aymazlıklara boyun eğdiğimiz anlamına gelmez. Gençlerle birlikte başta kadınların, anaların, eğitimcilerin, sağlıkçıların, tüm halkın gözü kulağı Cumhuriyet’te! “Cumhuriyet ışığı sönmez, Mustafa Kemaller tükenmez!” diye… Bu Anadolu var ya bu Gazi Anadolu, hele bir patlamaya görsün!

Cumhuriyet bir yaşam biçimidir, sözde kalmaz. Boş verilmeye, ertelenmeye gelmez. O, vicdanı hür, irfanı hür kuşaklar yetiştirmekle yaşar. Akıldan, bilimden süzülür; erdemden, eşitlikten geçer; özgürlükle barışla yoldaşlık eder. Yasak dinlemez. Hep birlikte yürüyeceğimiz uzun, ince, sonsuz bir yoldur. Işıklar içinde olsun, Bekir Coşkun’un yine yeniden “En çok duygulara, ortak yazgıya, ortak sevince ve gözyaşlarına ihtiyacımız var…” dediğini duyar gibiyim.

Nutuk’un son sayfası, gençlerin besmelesi olmalı, aynı zamanda TBMM’nin kapısına asılmalı, inanmayan o kapıdan girmemeli, ülke yöneticilerinin, siyasilerinin beynine kazınmalı, halkın kalbinde taşınmalı!. O zaman, Onuncu Yıl Marşı gibi Yüzüncü Yıl Marşı’nı da yüzüncü yılda coşkuyla söyleriz. Gazi Anadolu ruhu şahlanır, Cumhuriyet “kimsesizlerin kimsesi” olur. Kutlu olur, mutlu olur!

Sözümüz var, borcumuzu ödemeye…

Hatice Yücel,

Eğitimci

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.