Kaos

Evet, Fransa seçiminden 2 gün önce aşırı sağın bırakın tek başına iktidara gelmeyi, birinci parti bile olamayacağı belli olmaya başlamıştı. Fransa’nın en büyük korkusu V’nci Cumhuriyette olası bir felaketi önlemek oldu. Yani aşırı sağın iktidara gelmesi.

RN, üçüncü parti oldu.

İki turlu seçimin avantajı. Bazı LFI (sol parti) adaylarını geri çekince halk faşistlerin başa geçmemesi için diğer demokratik partiye oy verdiler.

Şimdi bir konuya açıklık getirelim. RN’nin iç yüzünü inceleyelim.

Yukardaki resim, RN’nin bir adayı nazi şapkasıyla resim çekilmişti ve ortaya çıktı, RN derhal adaylıktan attı.

Bu sadece kazayla ortaya çıkmış bir durum. Marine Leb Pen’in babası Jean Marie Le Pen, ikinci dünya savaşındaki gaz odalarının gerçek olmadığını savunmuştu. Eski Fransa tenis şampiyonu Yannick Noah, 1983 senesinde Roland Garros turnuvasında birinci olunca Le Pen’ciler, Yannick in siyasi olduğun için, televizyonlarda ‘keşke olmasaydı’ demişlerdi. Bir Le Pen toplantısında, Seine nehrinin kenarında yürüyen 3 faşist karşılarından gelen Cezayir asıllı bir genci nehre atıp öldürmüşlerdi, üzerlerinden aşırı sağ kartı çıkmıştı.

Yaz, yaz bitmez.

RN’nin başındaki genç cahil Jordan Bardella’nın hiç bir siyasi geçmişi yoktur. Uzun boylu, asık suratlı, son derece iyi giyinen bu zat açık oturumda sadece birkaç cümle söyleyebildi. Birkaç popülist cümleden başka bir alt yapıya sahip değildi.

Yabancılar dışarı, sadece Fransız malı satın alın, sınırları kısmen kapatacağız, Fransızların alım gücünü çoğaltacağız, göçü durduracağız.

Bu söylediklerinin hiçbirisini yapamazdı kanunen. AB’nin eş kurucusu olan Fransa, Brüksel’in kanunlarından dışarı çıkamaz da ondan. Ne sınırlarını kapatabilir, ne mültecileri dışarı atabilir, ne insanları pahallı olan yerli malları almasını sağlayabilir. Bugün Çin malları dünyayı sardı. Dünya ekonomisi hakkında Yazacak çok şey var ama konumuz bu değil.

Fransa halkı ne cevap verdi.

Avrupa seçimlerini kazandın, o arada ne yaparsan yap, ama Fransa ya dokunma!

ŞİMDİ NE OLACAK?

Kaos mu?

Evet, maalesef olabilir. Neden mi?

Cumhurbaşkanı 1 yıl meclisi fesh edemez.

Bu satırları yazarken, yani 11 Temmuz saat 18.00 e kadar, Cumhurbaşkanı hiç bir partinin yöneticisini çağırmadı. Gabriel Attal’ı başbakan bıraktı. Bence Olimpiyatların sonunu bekleyecek.

Macron ise bir mektup yazdı, ortalığı karıştırdı ve NATO toplantısı için ABD’ye uçtu.

Haber kanalları ateş püskürüyor. V’nci Cumhuriyetin hiç bir zaman bu duruma düşmediğini yazıyor ve konuşuyorlar.

Fransa bir kaosa girdi. Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya hatta Belçika gibi ortak hükümet kuramıyor. Taviz veremiyor partiler. Fransa’nın bunu düzeltmesi lazım. Hem de çok çabuk.

Şimdi ne olacak? Sorusuna ancak şöyle cevap verebilirim.

Her kanun tek tek incelenecek ve özel anlaşmalarla oya sunulacak. Hiç kolay değil, biliyorum çünkü Fransa bunu zaten yaşadı. Ama bu sefer belki daha yumuşak geçebilir, artık partiler ders alırlar ve meclis doğru dürüst çalışsın diye birbirlerine taviz verebilirler.

Aklın yolu birdir.

Burada takdir ettiğim durum, artık öldü olarak bilinen sosyalist partinin yeniden dirilmiş olması, bütün sol partilerin çok kısa bir sürede birleşip ortak bir program çıkarmalarıdır. Bir MODEM partisi üyesi olarak kendilerini tebrik ederim.

Ayrıca kendi çıkarlarını düşünmeyip ülkesini düşünen ve ilk turda ayakta kalan adayların, aşırı sağa baraj yapmak için çekilmeleri de çok yerinde oldu.

Gelelim bizim basına.

Bizim bazı gazeteler manşet atmışlar.

Gabriel Attal istifa etti, diye.

Zaten olması gereken buydu, ikinci parti olarak zaten mecburdu, Macron kendisine yeni hükümet kuruluncaya kadar kal dedi. Bu zaten baştan belliydi. Bir formaliteydi. Bunda manşetlik ne var?

Haber değeri diye bir şey var. Şöyle yazılabilirdi.

AŞIRI SAĞIN ÇÖKÜŞÜ veya BEKLENMEYEN OLDU VE SOL KOALİSYON BİRİNCİ OLDU gibi.

Gazetelerimiz laylaylom. Dış basın haberleri içler acısı.

Rezalet.

Bazen okuyorum, ‘dünya ayağa kalktı’, ‘3ncü dünya savaşı kapıda’, ‘İngiltere ayakta’ filan falan gibi. İngiliz basınına bakıyorum, çıt yok. Herhalde The Sun gibi fantezist bir gazetenin iç sayfalarında bulunan bir haberi alıp, abartarak yayınlamışlardır, diyorum.

Bizimkilerin derdi sayfa tıklansın.

Nereden buraya geldin? diyeceksiniz.

Çünkü çok üzülüyorum. Halkımıza yurt dışında olanlar doğru olarak anlatılmıyor. Yalan – dolan haberler yayınlanıyor.

Bir de ABD’de başka bir kepazelik yaşanıyor. Koskoca ABD, Trump ve Biden’dan başka aday yok mu? Allah aşkına… Birisi ne dediğini bilmiyor, ötekisi ABD’nin birçok mahkemesinde ceza yemiş biri…

Hoşçakalın…

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.