Özkan Saçkan ile Günün Kitapları 1 Eylül 2024

İstanbul’da doğdu. Çocukluğu babasının memur olmasından dolayı çeşitli illerde geçti. Marmara Üniversitesi İletişim Fakütesi’ni bitirdi. Gazetecilik mesleğine 1975 yılında başladı. Dünya- Son Havadis- Günaydın- Takvim- Sabah- Akşam- Hürriyet gazetelerinde yazı işleri bölümünde editör, sayfa sekreteri, Bölge / Şehir Gazeteleri Müdürü, Yurt Dışı Yayınlar Müdürü ve Yazı İşleri Müdürü pozisyonlarında çalıştı. Sözcü gazetesinde 12 yıl Yurt Dışı Yayınlar Müdürlüğü’nün yanı sıra 4 yılda Sözcü Kitap eki ve eklerin yönetmenliğini yaptı. Bir süre Nefes Gazetesi’nde Kültür-Sanat Müdürlüğü görevini üstlendi. Halen yeni yayın hayatına başlayan Tavır gazetesinde Kültür-Sanat- Magazin Müdürü olarak meslek hayatına devam ediyor. Türkiye’nin çeşitli illerinde yayınlanan internet haber mecralarında kitap eleştirileri ve röportajları yayınlanmaktadır. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Spor Yazarları Derneği üyesidir. Özkan Saçkan evli ve ikiz çocuk babasıdır.

    Kitapçıların raflarında yer alan  6 kitabı sizler için yorumladım

    Sıradan Şeylere Övgüler: Şilili büyük şairin,  yaşamın tüm yönlerini satır aralarında yakalamayı amaçladığı kitap gündelik olana eşsiz bir saygı duruşu.

    Her Gün Bir Mucize: Siz de gönüllüyseniz ve yaşamınızın sorumluluğunu üstlenerek bu dönüşümü başlatmayı arzu ediyorsanız,  doğru kitabı buldunuz demektir ve okumaya başlayabilirsiniz. Sevgi Keleş.

    Altı Çeşit İlişkide Şifa: Bu kitap hayatındaki ilişkileri yeniden gözden geçirmene destek olurken ilişkileri iyileştirmenin ve yeniden sağlıkla yapılandırmanın aslında hayatı her yönüyle iyileştirmek olduğunu da deneyimletecek.

    Gecede Trampet Sesleri: Beklenmedik pek çok gelişmeden geriye Andreas’ın şu etkili sorusu kalır: “Fikirleriniz göklere çıkacak diye etim kaldırım taşında çürüyüp gitsin mi?”

    Adana’dan Gelen Mektup: Yazar kitabında on büyük uygarlığa ev sahipliği yapmış Adana’da harika bir yolculuğa çağırıyor sizi…

    Marsyas Ölür Dirilir: Topraktan değil; Su boylarından, sazlıklardan geldim… Çatlayan bir sesin ipliğiyle dolandım. Aranızda. Küçüklüğümde zillerle konuşmuşum. Günbatımında tefin üstündeydim. Bir zaman Tuşpa’da kral. Bir zaman leventtim Barbaros’un yanında. Kös davula yetişemedim.

    İşte o kitaplar;

    Cenneti yeryüzüne yerleştirmek istercesine

    PABLO Neruda’dan SIRADAN ŞEYLERE ÖVGÜLER. O müşfik yüreğiyle bir savaşçı gibi giyinmiştir enginar, dimdik, alçacık bir kubbe de inşa etmiştir, yapraklarının altında içine bir şey işlemeden durur öylece. “Yirminci yüzyılın her dilde en büyük şairi.”  Gabriel García Márquez. Doğaüstüne karşı doğa; metafiziğe karşı fizik; yıldızlara karşı taşlar… Şilili büyük şairin, gerçekçi bir fotoğrafçıdan farksız bir şekilde, cenneti yeryüzüne yerleştirmek istercesine, yaşamın tüm yönlerini yakalamayı amaçladığı kitap… 280 SAYFA. (CAN YAYINLARI)

     

     

     

    Mucizeler çağırılır mı yoksa onlara kapılar mı açılır?

    SEVGİ Keleş’ten HER GÜN BİR MUCİZE. Yaşamınızda bir mucizeyi nasıl oluşturursunuz? Sadece bir mucize mi oluşabilir yoksa birçok mucize keşfedilmeyi mi bekliyordur? Mucizelerin oluşmasını beklemeniz mi yoksa onları yakalamanız mı gerekir? Mucizeler çağırılır mı yoksa onlara kapılar mı açılır? Bu soruların cevaplarını arayacağımız yeni kitabımızla birlikte yaşamınızdaki dönüşümü başlatmayı seçiyorum. Siz de daha iyi bir siz olmayı; daha neşeli, daha kendinden emin, daha kendini büyütmüş olmayı hedefliyorsanız, doğru kitabı buldunuz. Sevgi Keleş. 160 SAYFA. (CERES YAYINLARI)

     

     

    Hayatınızdaki ilişkileri yeniden gözden geçirin

    SANEM Özcan’dan ALTI ÇEŞİT İLİŞKİDE ŞİFA. “Hayat bir öğrenme sürecidir.” Kendini eleştirmekten vazgeçip hatalarını, pişmanlıklarını, yaralarını, öfkeni, kırgınlığını affedebilir misin? Yaşamla ilk ve en köklü bağlarının tohumlarını atan anneni ve babanı yargılamaktan ve suçlamaktan vazgeçip onları olduğu gibi kabul edebilir misin? Akranlarından gördüğün zorbalığı, bu ilişkilerden aldığın yaraları, kıskançlıkları geride bırakabilir misin, onlarla girdiğin amaçsız ve yıpratıcı yarışı terk edebilir misin? Toplumun bir parçası olmak için kendinden evvel ötekileri memnun etme çabasından, başkası için kendinden vazgeçme alışkanlığından kurtulabilir misin? Hayat arkadaşınla, yaşamın en kıymetli ve öğretici yolunu yürüdüğünü fark edip, onun sana seni aynaladığını görebilir misin? Yaratıcıyla arandaki bağları yeniden kurmayı, tüm kalbinle onunla bir olmayı ister misin? İnsan kendini bilene kadar aslında neyi bilir ki? 240 SAYFA. (DESTEK YAYINLARI)

    Çulsuz bir baş belası muamelesi

    BERTOLT Brecht’den GECEDE TRAMPET SESLERİ. Kitap, 1919 Berlin Spartaküs Ayaklanması’nın gölgesinde yaşanan olayları konu alır. Anna Balicke’nin nişanlısı Andreas Kragler, I. Dünya Savaşı’nda topçu eri olarak görev yapmıştır ama dört yıldır kayıptır. Uzun tereddütlerden sonra Anna, ailesinin isteği üzerine savaş vurguncusu Friedrich Murk ile nişanlanmayı kabul eder. Nişan günü Andreas aniden ortaya çıkar ve Afrika’da savaş esiri olarak tutulduğunu iddia eder. Anna’nın ailesi ve Friedrich, Andreas’a çulsuz bir baş belası muamelesi yapar; Friedrich’ten hamile olan Anna da Andreas’tan çekip gitmesini ister. Andreas kısa süreliğine isyancılara katılır ancak olaylar bu kadarla da kalmaz. 128 SAYFA. (EVEREST YAYINLARI)

     

     

    Harika bir yolculuğa çağırıyor sizi

    FEYZA Hepçilingirler’den ADANA’DAN GELEN MEKTUP. “Adana köprübaşı… Adana köprübaşı
    Otur saraya karşı… Otur saraya karşı…
    Gel beraber gezelim. Gel beraber gezelim
    Dosta düşmana karşı. Dosta düşmana karşı” Adanalı arkadaşından Adana daveti aldığından beri Diyar Adana’ya gitme isteğiyle bu türküyü söylüyor. Ancak annesini bu yolculuğa ikna etmesi hiç kolay değil. Neyse ki babası ve anneannesi destekliyor Diyar’ı ve Adana düşü gerçek oluyor. 104 SAYFA. (KIRMIZI KEDİ YAYINLARI)

    Bireyin duygu ve düşüncelerindeki izler

    GÜNOVA Sepin’den MARSYAS ÖLÜR DİRİLİR. Toplumsal sorunların, çelişkilerin bireyi sarstığı; bireyin duygu ve düşüncelerindeki izleri işleyen şiirlerdir bunlar. Yaşamımızı kuşatan doğa; bu şiirlerde, bitki adları, çakıllar; bazen kuru bir çiçek bazen bir dağın gölgesi olarak görünmekteler. Güncelin olduğu kadar tarihin; toplumun olduğu kadar da doğanın şiirleridir bu okuyacaklarınız. Yedi renkli günün içinde söyledim şarkımı Dokuz delikli sesimle. 93 SAYFA. (KORA YAYIN)

    REKLAM ALANI
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

    Henüz yorum yapılmamış.