Nermi Uygur’u Anma Etkinliği

Edebiyat: Duygu, düşünce ve olayların dil aracılığıyla sözlü ya da yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatıdır. Edebiyatın türleri arasında şiir, roman, öykü, fıkra, makale, masal, deneme… Sayılabilir.

–Felsefe yapmak doğru düşünmektir.

Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir.

–Mutlu bir yaşam sağlamak için tutarlı ve eylemsel bir sistemdir.

–Felsefe, Tanrıyı bilmektir ve gerçek felsefeyle gerçek din özdeştir.

–Deney ve gözleme dayanan bilimsel veriler üzerinde düşünmektir.

–Felsefe: Doğruyu bulma yolunda, düşünsel ve gerçekçi bir çalışmadır.

 

Anmak: Birini akla getirerek sözünü etmek, onu düşünmek,  yaptığı olumlu çalışmalardan söz etmek demektir. Prof. Dr. Nermi UYGUR, yazın ve felsefe alanındaki çaba ve çalışmalarıyla anıldı.

 Prof. Dr. Nermi UYGUR, (D. 15 Ocak 1925, İstanbul – Ö. 21 Şubat 2005, İstanbul) Felsefe profesörü, yazar. Pendik’te başladığı ilkokulu Büyükada İlkokulunda tamamladı. Galatasaray Lisesi‘nin Latince Bölümü’nü 1944 yılında bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin Felsefe Bölümü’nden 1948 senesinde mezun oldu. Köln Üniversitesi’nden mezun olan Nermi Uygur, 1950 yılının Ocak ayında İstanbul Üniversitesi’nde asistan olarak göreve başladı. 1952’de Kültür Bilimlerinin ‘Varlık Yapıs’ teziyle doktor oldu. 1955 senesinde doçent oldu. 1964 senesinde profesör oldu. Almanya, Fransa, Belçika’ya görevli olarak gönderilerek bisikletle dolaştığı bu ülkelerde fenomenoloji üzerine araştırmalar yaptı. Türkiye’ye dönüşte ‘Husserl’de Başkasının Ben’i’ teziyle doçent oldu.

‘Filozof denemeci gibi çalışırsa başarıya ulaşır’ düşüncesiyle edebiyata yöneldi. 1962’de ‘Dilin Gücü’yle başlayıp dünyayı, felsefeyi, kültürü sorgulama serüvenini denemeler şeklinde kitaplaştırdı. 1960’lardan itibaren yazıları yurt dışında yayımlanarak tanınmaya başladı. 1966’da bursla Almanya, 1970’te Fransa ve İngiltere üniversitelerinde çalıştı. 1979 – 1981 arasında Almanya‘da, Wuppertal Üniversitesi’ne konuk profesörlük yaptı.

Almanya‘nın Wuppertal Üniversitesi’nde Mantık, Dil, Sanat, Kültür Felsefesi ağırlıklı dersler verdi.

1992 yılındaki emekliliğinin ardından Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Felsefe tarihi dersleri vermeye başladı. 2002 yılında YÖK tarafından yeniden üniversiteyle ilişiği kesildi.

PEN (Dünya Yazarlar Birliği), Türk Dil Kurumu ve Türk Fizik Derneği’nin üyeliklerinde de bulunmuş olan Nermi Uygur, Dağcılık Kulübünün ilk üyelerinden olup, felsefede denemeci anlayışın öncüsü sayılmaktaydı.

Nermi Uygur’un, Türkçe dışında Almanca, İngilizce ve Fransızca yapıtları da bulunmaktadır.

Yer bilgisi aldığım kişilerin yanlış açıklamaları nedeniyle Medeniyet Ünv. ZB Konferans Salonuna gecikmeli giriş yaptım. Boş bir koltuğu oturduğumda konuşma masasında bulunan Sn Yusuf Çotuksöken ile göz göze geldik. Selamlaşma nitelikli mimiklerine karşılık verdim.

İzlenceye göre; 1. Oturumdayım. Felsefe –Edebiyat Arasında Mermi Uygur Bölümünde Oturum Başkanı Ayşe Çiğdem Kocaman görev aldığını; Mehmet Oktay Taftalı, Güncel Önkal ve Yusuf Çotuksöken adlı konuşmacıları dinleme olanağım oldu.

Yusuf Çotuksöken; Nermi Uygur’u yakından tınıldığını belirterek o, birinci derecele edebiyatçı, ikinci derecede felsefecidir. Vurgusunu yaptı. Akıcı konuşmacı empatik geldi! Oturum bitiminde onları ayrı ayrı kutladım!

Salonda yetmiş kadar dinleyici olduğunu gözlemledim. Bunların çoğunluğu Medeniyet Üni. Edebiyat Fak.-Felsefe Bölümü öğrencileriydi. Salonda sürekli giriş çıkışların olması, göze hoş gelmediğine koşut ilgiyi de azaltıyordu!

***

Oturum sonrası verilen arada ikram adı altında karton bardaklarda çay ve masalarda kuru pasta sunuldu. ‘Anlı şanlı iki üniversite, karınca kararınca yemek ikramı yapmalıydı’ duyumlarını aldım!

Etkinlik arasında birlikte olduğumuz Tahircan Gürsoy ile tanıştık ve söyleşimiz sürdü. Kadıköy’de olduğunu öğrendim. Ortak ‘buluşalım’ dileklerimizle konferanstan ayrıldım.

On sekiz kitaplı bir yazar, Yazarlar Sendikası üyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi olarak bir şiirimi okurlarıma sunmayı yeğliyorum:

DUYGU MUSUN SEN?

Gülmek nakışlıyor yüzünde desen

Leyla mısın yoksa duygu musun sen?

Temmuz sıcağında serince esen

Leyla mısın yoksa duygu musun sen?

 

Olanca derinden şimşek çakışlım

Özlem yatağında berrak akışlım

Isıtır gönlümü ninem bakışlım

Leyla mısın yoksa duygu musun sen?

 

Konuştur bekletme tatlı dilini

Vuslata ayarla gönül telini

Bırak nazlanmayı uzat elini

Leyla mısın yoksa duygu musun sen?

 

Seninle baş başa ayrı mutluluk

Abayı yakmakla sorun mu olduk

Bir yüce sevdayla yola koyulduk

Leyla mısın yoksa duygu musun sen?

 

Bulansa da akıp hep duru kalmak

Durucanca amaç ilkeli durmak

Güzel anılara özlemli olmak

Leyla mısın yoksa duygu musun sen?

Muhsin DURUCAN

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.