Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

23 Nisan günü otobüsle Bodrum’dan İzmir’e doğru yol alırken bayrak asma konusunu evirip çevirdim kafamda. Niye bayrak asmadığımızı ya da!
Yol aldığım güzergâh boyunca: Bodrum- Konacık ile oteller bölgesi ve Güvercinlik dahil utanılacak kadar az bayrak asılmıştı. Otogarın açık alanında bayrak vardı elbet de… Kapalı alanı mesela, orada da bir 23 Nisan sergisi, çocukların resimleri ve bayraklar olsaydı… Az emek ve maliyetle çok anlamlı bir işe imza atılmış olmaz mıydı?
Milas’ta ise -çoğu işyeri de dahil- neredeyse hiç bayrak görmedim. Otogar hariç.
Söke yüzümü güldürdü. İzmir kahkaha attırdı. İmzamın olduğu İzmir Kitap Fuarı izdiham doluluktaydı. O, alınlarından öpülesi gençlerimiz ve ellerinde bayraklarıyla gelincik gibi açan çocuklar…
Milli bayramlarımız gelip geçiyor. Özellikle son yıllarda pek çok yerde sokaklar sessiz, balkonlar çıplak ya da kutlamalar coşkusuz… Mahalledeki tek tük bayraklı pencereler birer istisna artık! Parmakla gösteriyoruz.
Bayrak ki varoluşumuzun kanıtı. Bir arada yaşayabiliyoruz, demenin en kestirme yolu. Bayrak assam ne değişir, diye düşünenlerimize cevaben: Bu bir duruştur. Kimliğine, geçmişine, ait olduğun yere, varoluşuna sahip çıkmaktır. Pasif bir direniştir bayrak asmak. Bir kitle hareketidir.
Ve genç arkadaşım, sen de sahip çık bayrağına. Özgürlüklere sahip çıktığın kararlılıkta sahip çık zira bu konuda toplumsal bir suskunluk, ortak bir duyarsızlık dönemine girildi gibi durmakta.
Halkın da bu konuda heyecanı yitirdiği açık. Sadece bireylerin değil, yerel yönetimlerden medyaya kadar herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Belki de asıl sorun, içi boşaltılmış kutlamalardır. Milli bayramların artık sadece “resmî tatil” gibi algılanıyor olmasıdır sorun. Kaç çocuk, sabah annesine “Bugün neden okula gitmiyoruz?” diye sorduğunda cevabı gerçekten anlayabildi? Tütüler, kırmızı ceketler giydirildi, Atatürk resimli kravatlar takıldı, rontlara çalışıldı ama 23 Nisan’ın yalnızca bir çocuk şenliği olmadığını anlatmak için kaç anne uğraştı?
Sabah, Belediye Meydanı’ndaki törene verilen katılım her birimizin sosyal medyası ya da dost sofralarında günün anlam ve önemi anlatan performanslarımızla aynı yoğunlukta mıydı peki?
Sosyal medyanın gücünün elbet farkındayız da yalnızca sosyal medyamızı bayrak, Atatürk fotoğrafları ve emojilerle donatmak, biraz kolaya kaçmak olmuyor mu? Sosyal medyada paylaştığımız bayrağı cama da asmak olması gerekendir. Boynumuzun borcudur.
Demem o ki Bodrum, 19 Mayıs’ta, 23 Nisan’da, 30 Ağustos ve 29 Ekim’de balkonlarımıza, pencerelerimize bayrağımızı asmakla başlayalım her şeyi çok güzel yapmaya…
Bravo, çok güzel , emeğinize kaleminize sağlık..