Kurşunla Sınanan Bir Kalp, Aşkla Yeniden Atmaya Başladı

Yayınlama: 21.07.2025
A+
A-
Tandoğan Uysal; 1985 yılında Anka Haber Ajans’ında muhabir olarak başlayan basın hayatı sırasıyla, Ulusal Basın AJANSI (UBA) Anadolu Ajansı İsveç Bürosu ve Hürriyet Gazetesi’nde 25 yıl süren İsveç Temsilcisi olarak çalıştı. İsveç Devlet Radyosu Türkçe bölümünde serbest gazeteci olarak çalıştı.

    Gazi Üsteğmen Mutlu Duran’ın hikâyesi yalnızca bir düğün değil; bir milletin suskun ama sarsılmaz vicdanından yükselen sessiz bir marştır. Bu satırlar, bir gencin kurşunla yarılan kaderini, sevgiyle ve milletin sahip çıkışıyla nasıl yeniden yazdığına dair, gerçek bir destanın notlarıdır.

    Kurşunlar Umudu Susturamazdı

    Geçtiğimiz yıl… Pençe-Kilit Operasyonu’nun en karanlık gecelerinden biri… Sınırda kar, sis, barut ve kan iç içeydi. O gece, Hakkari-Çukurca da sekiz şehit haberi Türkiye’yi yasa boğarken, ağır yaralılar arasında adı netleşmeyen bir Üsteğmen vardı: Mutlu Duran.

    O, sadece bir asker değil; Köyceğiz’in evladı, Marmaris’te görev yapan öğretmen kızın nişanlısı. KÖYCEĞİZ’de Ailesi, nişanlısı, komşular… hepsi bir evin içinde, acı bir bekleyişin ortasındaydı. O evde bir anne, bir amca, bir ikiz kız kardeş ve adı “MERVE” olan bir nişanlı ağlıyordu: Merve Kayadibi. İkiz kardeşin çığlığı hâlâ kulaklarda: “Ne olur, kardeşimin yaşadığını söyleyin!” Ama ortada hâlâ resmi bir açıklama yoktu.

    Ayaydın Geldi, Sessizlik Bozuldu

    Aynı gece, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ı Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak açıklamıştı. Sabahında Muğla’da büyük bir karşılama bekleniyordu. Bin araçlık konvoylar, büyük kalabalıklar…

    Ama Ayaydın, o gece saat 03.00’te İl Başkanı Gültekin Akça’yı aradı.

    “Töreni iptal edin. Ben önce Köyceğiz’e, o gencin ailesinin yanına gideceğim.”

    Sabah Milas-Bodrum Havalimanı’na indiğinde yine de 250 araçlık bir kalabalık onu bekliyordu. Ayaydın doğrudan Köyceğiz’e geçti. Yaralı askerin evine geldiğinde yas havası hâkimdi. Aile perişandı.

    Tam o anda Merve, Ayaydın’ın boynuna sarıldı:

    “Ne olur Mutlu’nun ölmediğini söyleyin!”

    Ayaydın, cebinden telefonunu çıkardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı aradı. O anda telefonun ucunda Cumhurbaşkanı Erdoğan vardı. Erdoğan “Van’daki hastaneyle konuştum. Ameliyat başarılı geçti. Hayati tehlikesi yok. İnşallah aranıza dönecek.”

    O an… o ev… bir ülkenin kalbi yeniden atmaya başladı.

    Davetiye, Okluk Koyu’nda Teslim Edildi

    Aylar geçti. Gazi Üsteğmen Mutlu Duran birkaç ameliyat geçirdi ve iyileşti. Ayakta kaldı. Sevgisine, ailesine, görevine geri döndü.

    Düğün günü yaklaşırken Merve, Ayaydın’ı aradı:

    “Cumhurbaşkanımıza davetiyeyi ulaştırmak istiyoruz, nasıl olur?”

    Ayaydın şöyle dedi: “Bayramın birinci günü Okluk Koyu’na gelin. Ben sizi Sayın Cumhurbaşkanı ile görüştüreceğim.”

    Bayram sabahı, Merve ve Mutlu çifti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a davetiyeyi kendi elleriyle sundular. Erdoğan, çiftle uzun uzun ilgilendi ve Muğla’da ki temsilcisi Vali Dr. İdris Akbıyık ile Prof. Dr. Aydın Ayaydın’a talimat verdi: “Benim adıma bu düğüne katılacaksınız, çünkü ben o gün Kıbrıs Barış Harekatı yıldönümü nedeniyle Kıbrıs’ta olacağım.”

    Nikâh Masası: Savaş Alanının Tersi

    20 Temmuz 2025 akşamı, Köyceğiz’de öyle bir düğün kuruldu ki; ne bir salon yeterdi o duygulara, ne de sadece alkışlar…

    Gelinliğin içinde Merve vardı, damatlıkta Mutlu. Ama o sahnede sadece iki genç değil; bir milleti yeniden hayata bağlayan iki kalp vardı.

    Vali İdris Akbıyık, nikâh cüzdanını geline takdim etti. Prof. Dr. Aydın Ayaydın ise şu sözleri söyledi: “Mutlu Üsteğmenimizin kahramanlığı yalnızca bir askerî başarı değil; bir milletin onuru ve direnişidir.”

    Aşk da Bir Askerdir

    Merve Kayadibi, sadece bir öğretmen değil; yaralı bir kalbi, umutla, sevgiyle, inançla yeniden çalıştıran bir yürek taşıyor.

    Duran soyadı artık yalnızca askerî bir karneye değil, aşka ve hayata direnişin kendisine yazılı.

    Bu Düğün Alkışla Değil, Dualarla Taçlandı

    Damat ile gelin, yöremin Zeybek oyunu ile muhteşem bir gösteri yaptı.

    Bu, sadece bir düğün değil; vatan için canını ortaya koyanların yalnız olmadığını gösteren bir milletin selam duruşuydu.

    Bir Nikâh, Bir Ülkenin Hafızasına Yazılabilir mi?

    Evet. Dün gece yazıldı.

    Köyceğiz’de, halkın arasında, sade bir düğün töreniyle…

    Kurşunla sınanan bir kalp, bu kez aşkla yeniden atmaya başladı.

    Ve o kalbin her atışı, bir milletin hafızasında umut olarak yankılandı.

    Tandoğan Uysal

    REKLAM ALANI
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
    1. Meryemkayadibiuysal dedi ki:

      Bu kadar guzel anlatılamazdı teşekkürler duyarlılığınız icin cok guzel yazmışsınız tekrar o anları yaşadık duygulandk