Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Muğla’da Sağlıkta İletişim Hamlesi: ”Doktor ne dedi? Hemşire neden kızdı” cümlesine son!
Muğla Sağlık İl Müdürü Dr Eriş Başaran Akça’ dan örnek bir uygulama daha hayata geçti.
Muğla’daki kamu hastanelerinde başlatılan iletişim odaklı hizmet içi eğitimler, sağlık sisteminde uzun süredir ihtiyaç duyulan bir boşluğu doldurmaya aday. Sağlık hizmetinin yalnızca teşhis ve tedaviden ibaret olmadığı, insan ilişkileriyle doğrudan bağlantılı olduğu artık göz ardı edilemez bir gerçek. Hasta ile sağlık çalışanı arasındaki doğru iletişim, çoğu zaman reçetede yazılı ilaçtan bile daha etkili sonuçlar doğurabiliyor.
“Ne dediğini anlamadım” dönemi bitiyor mu?
İletişim kazaları, sağlık alanında en sık yaşanan ve en az raporlanan sorunlardan biri. Bir hastanın anlamadığı bir tıbbi terim ya da yüzüne bakmadan yapılan bir açıklama, tedaviye olan güveni zedeleyebiliyor. Muğla İl Sağlık Müdürlüğü’nün öncülük ettiği bu eğitimlerle artık “Doktor ne dedi, hemşire neden kızdı?” gibi cümlelerin azalmaya başlaması umut ediliyor.
Güleryüz reçetesiz ama etkili
İletişim odaklı eğitimlerde sadece konuşmak değil, dinlemek, beden dili, göz teması ve empati gibi unsurlar da öne çıkıyor. Sağlık çalışanlarının her gün onlarca hasta ve hasta yakınıyla temas ettiği düşünülürse, güleryüzlü yaklaşımın tedavinin bir parçası haline gelmesi hiç de küçük bir gelişme değil. Üstelik bu yaklaşım sadece hastayı değil, sağlık çalışanını da rahatlatıyor.
Sağlıkçının da yüzü gülsün
Bu eğitimlerin en önemli yan etkisi (!) belki de çalışan memnuniyeti üzerinde olacak. Gün içinde onlarca farklı karakterde, kimi zaman öfkeli ya da endişeli insanla muhatap olan sağlık çalışanı için iletişim bilgisi sadece bir beceri değil, aynı zamanda bir savunma mekanizması. Eğitimle birlikte hem iş yükü daha sağlıklı yönetilebilecek hem de yanlış anlaşılmaların doğurabileceği çatışmaların önüne geçilebilecek.
Hasta memnuniyeti değil, insan memnuniyeti
Hastaneye gelen her bireyin bir derdi, bir kaygısı, bazen de bir öfkesi oluyor. Bu yüzden mesele sadece “hasta memnuniyeti” değil, aynı zamanda insan ilişkilerini iyileştirme meselesi. Çünkü bir insan, kendini anlaşılmış ve değerli hissettiği ortamda iyileşmeye daha açık hale gelir.
Muğla’daki bu uygulama yerinde ve örnek alınası bir adım. Yeter ki sadece “eğitim verildi” deyip klasörlere kaldırılmasın. Sahaya yansıyan gerçek sonuçlar takip edilsin, gelişim sürekli hale getirilsin. Zira sağlık sisteminde birçok sorun belki hemen çözülmez ama dil birliği, gönül birliğiyle başlar.
TEBRİKLER, Dr ERİŞ BAŞARAN AKÇA
Tandoğan Uysal