EMEP’ten Miting Çağrısı: “Toprağımızı Vermiyoruz”

EMEP’ten Miting Çağrısı: “Toprağımızı Vermiyoruz”
polat-galle-27.02.2023
previous arrow
next arrow

Emek Partisi (EMEP) Muğla İl Örgütü, 28 Eylül’de düzenlenecek “Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz, Toprağımızı Vermiyoruz” mitingine çağrıda bulundu.

Emek Partisi (EMEP) Muğla İl Örgütü, 28 Eylül’de düzenlenecek olan “Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz, Toprağımızı Vermiyoruz” mitingi için çağrıda bulundu.

Partiden yapılan açıklamada, orman, tarım alanı ve su kaynaklarının maden sahası ilan edilmesiyle halkın yaşam alanlarının tehdit altında olduğu belirtildi. Yeni düzenlemelerin 48 köyü etkilediği ifade edildi.

Seyit Aslan da katılıyor

Mitinge, Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan’ın da katılacağı açıklandı. Parti, tüm üretici köylüleri, işçileri ve emekçileri mitinge davet etti.

Emek Partisi (EMEP) Muğla İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı;

“Geleceğimize Sahip Çıkalım

12 bin kilometre kareyi aşan yüz ölçümü, yaklaşık 1400 km’yi bulan kıyı şeridi, %68’i orman vasıflı olan bir coğrafyada yaşıyoruz. Orman alanlarının %59’u maden sahası ilan edilmiş durumda.

Bu ne demek

Ormanlarımızın, meralarımızın, su kaynaklarımızın, tarım arazilerimizin, kıyılarımızın  kısacası Muğla halkının yaşam alanlarının “Yağma ve Talana” açık olması anlamına gelmektedir. İktidarın çıkardığı ve kamuoyunda ‘süper talan’ yasası olarak bilinen ve ‘acele kamulaştırma’ yasasıyla birlikte kullanıldığında Muğla coğrafyasının sermaye sahipleri tarafından yağma ve talan amaçlı kullanılmasına olanak sağlamıştır.

Buna izin verecek miyiz?

AKP-MHP iktidarı güncellemelerle yenilediği ve uygulamaya koyduğu  OVP (12.kalkınma planı) doğrultusunda işçilere, emekçilere ve emeklilere açlık sınırının altında bir yaşam dayatmaktadır. Aynı program gereği sermaye gruplarına vergi affı-silme, teşvik, ürünlerine yaptığı zamlarla beslemek yetmezmiş gibi ‘acele kamulaştırma’ yasasını kullanarak üretici köylünün topraklarına el koyma ve sermayeye rant sağlama amaçlı kullanmaktadır.

Akbelen- İkizköy direniyor!

Süper talan yasası ile birlikte acele kamulaştırma yasasının ilk uygulandığı yerlerden biri İkizköy oldu. Üzerindeki ürünle birlikte zeytin ağaçları söküldü. Köylülerin direnişiyle söküm durdurulabildi. İkizköy halkı her türlü baskı, tehdit ve göz altılara rağmen toprağını, suyunu, ormanını, havasını yaşam alanlarını korumak için 6 yıldır mücadele ediyor. Yeni çıkarılan yasayla birlikte Muğla’mızda 48 köyümüzün geçim kaynakları ve yaşam alanları tehdit altındadır.

Buna dur demeliyiz

İkizköy halkının haklı, meşru ve kararlı mücadelesini 47 kez daha İkizköy direnişi ile çoğaltmak ve büyütmek durumundayız. Kömür, çimento şirketlerine verilecek bir karış toprağımızın olmadığını haykırmalı ve mücadele etmeliyiz.

Enerji ve maden işçilerine

Yaşanan enflasyon karşısında ücretlerin mum gibi eridiği, çalışanların %60’nın açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiği bir durumda, iktidarın işçilere %20 zam dayatmasına ses çıkarmayan sendikal bürokrasi, sizlerle akrabanız köylüleri karşı karşıya getirme çabasındalar.

Geçmişte 447 gün özelleştirmeye karşı direnen şimdiki sendika yöneticileri ne oldu da bugün iktidar-sermaye işbirliğine payanda oluyorlar. Tekraren söylüyoruz, enerji ve maden işçilerinin iş güvencesi; üretici köylünün yaşam alanlarının yağma ve talan edilmesi, ormanların, su havzalarının yok edilmesine karşı verilen mücadeleyle mümkündür. Sizlerin iş güvencesinin yolu ‘Doğa ve emeği sömüren’ sermayeye karşı üretici köylülerle birlikte ortak mücadeledir.

Sömürge Madenciliğine teslim olmayacağız!

Muğla, ormanlarıyla, zeytinlikleriyle, akarsuları, gölleri, nehirleri ve toprağıyla yaşamın kaynağıdır. Ancak bugün sömürge madenciliği adı verilen talan düzeniyle bu değerler kamu yararı hiçe sayılarak sermayeye peşkeş çekilmek isteniyor. Zeytinlikler kömür ocağına, dağlar taş ocağına, nehirler maden atığına feda ediliyor. Halkın geleceğini, tarımı ve doğayı yok sayan bu anlayışa karşı sesimizi yükseltiyoruz. Muğla’da sömürge madenciliğine geçit vermeyeceğiz; yaşamı, toprağı ve geleceğimizi savunacağız!

Halkımıza çağrımızdır!

28 Eylül’de yapılacak ‘Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz, Toprağımızı Vermiyoruz’ mitinginde başta üretici köylüler olmak üzere tüm işçi-emekçileri; yağmaya, talana, yoksulluğa, yolsuzluğa ve yasaklara karşı ortak ses çıkarmaya ortak mücadeleye çağırıyoruz.

Yaşasın Doğa Ve Emek Mücadelemiz. Talan Yasasına Hayır!

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.