Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı 4. çeyrek işgücü verilerini değerlendirdi. Ergun, sanayi sektöründeki işsizliğin yükseldiğini ve ekonomide üretim odaklı önlemlerin önemine dikkat çekti.
Ergun açıklamasında, sanayi üretiminin baskı altında olduğunu, yüksek maliyetler, finansmana erişim sorunları ve ekonomi politikalarının üretici ile çalışanı zorladığını ifade etti.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı;
“Sanayide Alarm Zilleri Çalıyor: Her 5 İşsizden 1’i Sanayiden!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı 4. çeyrek işgücü verilerini açıkladı. Rakamlar ilk bakışta “işsizlik düşüyor” algısı oluştursa da detaylara indiğimizde tablo maalesef farklıdır.
İşsizlik oranı yüzde 8,2’ye geriledi denilmektedir. Ancak işsiz sayısı hâlâ 2 milyon 913 bin kişi.
Çalışma çağındaki nüfus 498 bin artarken, işgücüne dahil olmayanların sayısı 624 bin artmıştır. Yani insanlar iş bulamadığı için iş aramaktan vazgeçmektedir.
İşgücüne katılım oranı yüzde 54,0’ten 53,4’e gerilemiştir.
Toplam 2,9 milyon işsizin 630 bini sanayi sektöründendir.
Sanayide işini kaybedenlerin toplam işsizler içindeki payı 2021’de yüzde 16,7 iken 2025’te yüzde 21,6’ya yükselmiştir. Yani artık her 5 işsizden 1’i sanayiden gelmektedir.
Sanayi sektöründe işsizliğin o sektördeki istihdama oranı yüzde 10’a ulaşmıştır. Üreten Türkiye zayıflamaktadır!
2 milyon 381 bin kişi bir yıldan uzun süredir iş aramaktadır. Bu, iş güvencesinin kalmadığını ve geçici, kırılgan bir çalışma düzeninin hâkim olduğunu göstermektedir.
2 milyon 187 bin vatandaşımız iş bulmak için eş-dost kapısını çalmaktadır. Kurumsal ve liyakatli istihdam sistemi zayıflamış durumdadır.
Bu tablo bize şunu göstermektedir:
Sanayi üretimi baskı altında. Yüksek maliyetler, finansmana erişim sorunu ve yanlış ekonomi politikaları üreticiyi de çalışanı da zorlamaktadır.
Sanayicinin üzerindeki enerji ve finansman yükü hafifletilmelidir.
KOBİ’lere düşük faizli ve erişilebilir kredi imkânı sağlanmalıdır.
Genç ve nitelikli iş gücü için üretim odaklı teşvik programları hayata geçirilmelidir.
İşgücüne katılımı artıracak, özellikle kadın ve genç istihdamını destekleyecek kalıcı politikalar uygulanmalıdır.
Liyakat esaslı, şeffaf ve adil bir istihdam sistemi güçlendirilmelidir.
Rakamlarla oynayarak değil, üretimi büyüterek işsizliği kalıcı şekilde azaltabiliriz. Türkiye’nin çıkışı üretimdedir, sanayidedir, alın terindedir.”