Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu


“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
“Sanat güzelliğin ifadesidir… Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık… olur.”
Mustafa Kemal Atatürk
Bakırköy Metro durağında inerek güzel ve güneşli havada yürüdüm. Etkinlik başlamadan önce salona girip yaptım. Gerekli selamlaşma yapıldı. Yönetici ya da düzenlemeci Sn Gülşen Şenderin, adımı listeye ekledi.
Tam saatinde izlenceye başlandı. Yönetici açış konuşmasından da; Köy Enstitüleri konulu konuşma ve açıklamaların Zihni Aydın tarafından gerçekleştirileceğini, ardından şiir okumalarına yer verileceğini belirti.
Konuşmacı Sn Aydın, elinin altındaki kimi levhalarla ayrıntılı olarak köy enstitüleri konusunda bilgilendirme yaptı. Sonrasında sorulara yanıtladı. Herkes aklına geleni söyledi. Oysa bu ortamda geriye dönüşün olmayacağı bellidir. O yıllarda o ruh, o ortam ve davranış geçerli olmuş. Bugünlere kadar sürse elbette çokiyi olurdu. Olumsuzluğa ilginç bir örnek: Bir ilaç düşünelim, üzerindeki kullanma tarihi epey geçmişse Artık çöpe atılması gerekir…
Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu’da yatılı okudum. Tarım öğretmenimiz, bağ-bahçe işlerinde bizi çalıştırmaya kalktı. Herkesin zoruna gitti ve başarılı olamadı… Böyle bir durumda öğretmen ağladı!
Sonra Ağrı’nın ücra ve kan davalı yoksul bir köyünde iki yıl görev yaptım Nasıl yaptığımı bana sorunuz!

Konuşmacı, Şair ve Sanatkar Adları Şöyle:
Ahmet Tığlı, Zihni Aydın, Saniye Aydın, Gülşen Şenderin, Gülen Öztürk, Hacer Çoban, Hüseyin Kuzucan, Galip Uyar, Muhsin Durucan, Şengül Yıldırım, Saadet Kılıçaslan, Ertuğrul Yıldız, Mirza Sevilmiş, Enver Hergüler, Leyla Salbaş, İclal Akkaplan, Aysel Doğan, Adil Demirci, Günfer Demirci, Ednan Almaz, Kadriye Sola, Şahan Can Şahan, Kazım Üçok, İsmail Deryaboz, Şahap Adıgüzel, Aliriza Yıldız, Nuri Karakelle, Onur Erdoğan, Ateş Dikmetaş, Savaş Koç, İbrahim Şen, Emin Hasan Doğan, Erdoğan Keskin, Hayriye Yıldız, Asuman Atasayar, Yörük Şair, Aysema Gündeş, Kasım Kara, Filiz Kuş Akdağ, Savaş Tuğsavul, Aslan Seymen, Nükhet Everest, Süleyman Süer, Turhan Bal, Nurten Yorgancı, Cahide Kuşseyir. ..
Okuma sıram geldiğinde; kısa kimliğimi açıkladım ve şiirimi okudum:
Unutmuyorum
Unutmak olur mu güzel günleri
Sen unutur oldun, unutmuyorum
Herkes olmalıdır sözünün eri
Sen unutur oldun, unutmuyorum
Can tanem kanıma koşarak girdin
Sen umutlandırdın yeminler ettin
Verdiğin sözünden cayarak gittin
Sen unutur oldun, unutmuyorum
Anlaşılmaz gönlün yolun buldu mu
Vicdanın beynine bunu sordu mu
Aşka ihanetin uygun oldu mu
Sen unutur oldun, unutmuyorum
Birlikteyken hayal kurardık bir bir
Böyleyken kaçmanız bilmem nedendir
Duyguyu tüketmen sebebin midir
Sen unutur oldun, unutmuyorum
Durucanca bunu anlamaz oldu
Bahçemin gülleri çok erken soldu
Gönül gücüm ümit birden mahvoldu
Sen unutur oldun, unutmuyorum.

İmgelere yer verilmiş, düşündürücü, özenle kaleme alınmış ve şiir özgeliği olan birkaç şiir vardı. Bunlardan birisi Gülen Öztürk‘e aittir.
Yeniden
Yeniden pencereler açılır mı umuda
Yeniden güneş ışığını saçar mı bilmem
Dağların tepesinden gün doğar mı acaba?
Bağlar mor salkımlı üzüm verirse yeniden
Bir sen kopar sevdiğim, bir de bana ver.
*
Gökyüzü yine mavi bakar mı bize ?
Dereler, ırmaklar çağlar mı bilmem
Sürülür mü tarlalar bir baştan bir başa ?
Toprak mis gibi kokar mı acep
Başaklar boy verirse yeniden
Bir sen topla sevdiğim bir de bana ver.
*
Elma şekerlerini görünce birer birer
Tebessümler coşmaz mı çocukların yüzünde
Uçurtmalar yine uçar mı o en yükseklerde
Kuşlar cıvıl cıvıl öter mi bahçelerde
Biterse karanlıklar sahiden
Doya doya öpelim gözlerinden sabahı
Yeşerirse umutlar yeniden
Bir sen kucakla sevdiğim bir de bana ver.
*
Toplar mıyız biz yine papatyalar gelincikler
Yeni baştan tutar mıyız saçlarından baharı
Bulursak sarılalım sevinçleri harbiden
Kalmasın gönüllerde gazel yaprakları
Bardak bardak dolarsa mutluluklar yeniden
Bir sen iç sevdiğim bir de bana ver.
*
Kucaklar mıyız yıldızları gecenin bir yarısında
Dizelerde buluşup şiirler döker miyiz yeniden
Yine içer miyiz Ceylan Pınarı’nın sularını
Sevda türküsü yükselir mi kavganın tam ortasında
En güzel sesleri duyarsak bütün lehçelerden
Yeniden güller açınca çiçek bahçelerinden
Bir sen kokla sevdiğim bir de bana ver.
Gülen ÖZTÜRK
*
Şöyle bir değerlendirme yapacak olursak: Gerekli uyarılmalara karşın, gürültü ve telefon sesleri bir türlü kesilmedi. Sık sık dışarı çıkış ve girişler dikkati dağıttı ve ortam için hoş olmadı!
Geçmişte Tekirdağ ve Edirne illerinde görev yaparken, Pera Palas‘ta her ay düzenlenen; Feyzi Halıcı, Gültekin Samanoğlu ve Ahmet Özdemir’in yönettikleri, disipline dayalı etkinliğe katıldım ve mutlu oldum! Kendi şiiri olan okur olarak kayda alınır, olmayan dinleyici olurdu. Elde kitap ve dosya kağıdı ile şiir okunmazdı. Ezbere ya da küçük avuç içi yazı seslendirilirdi. Gönül, öylesi ortamların olması arayışındadır…
“Bana benden olur her ne olursa, Başım rahat eder dilim durursa” atasözü, insanın başına gelen çoğu sıkıntının kendi hatalarından, özellikle düşüncesizce konuşmasından kaynaklandığını vurgular. Kişinin diline hakim olup gereksiz konuşmadığı sürece huzur bulacağını anlatan önlem ve denetimi öğütleyen sözdür.

Toplu fotoğraf çekimleri sonrasında etkinlik sonlandırıldı. Emeği geçenleri kutlamak, insanı bir görevdir!
*