Bodrum’u Kaybettik… Kalanını Kurtarabilecek miyiz?

Tandoğan Uysal; 1985 yılında Anka Haber Ajans’ında muhabir olarak başlayan basın hayatı sırasıyla, Ulusal Basın AJANSI (UBA) Anadolu Ajansı İsveç Bürosu ve Hürriyet Gazetesi’nde 25 yıl süren İsveç Temsilcisi olarak çalıştı. İsveç Devlet Radyosu Türkçe bölümünde serbest gazeteci olarak çalıştı.

    Bu gerçeğin konuşulması gerekmez mi? Eskiden Bodrum denince akla ne gelirdi?

    “Yeşil ile mavinin buluştuğu yer…” Bugün ise bu tanımın yerini, farkında olmadan kabullendiğimiz başka bir gerçek aldı: “Beyaz ile mavinin buluştuğu yer.” Bu bir güzelleme değildir. Bu, doğanın geri çekilişinin sessiz ilanıdır.

    Sorumluluk Nerede? Ankara’da… Ama Sadece Orada Değil

    Gerek Bodrum’un, gerek Marmaris’in, gerekse diğer yeşili olan sahil kentlerinin betona teslim olmasının asıl sorumluluğu yerelde değil, ülkeyi Ankara’dan yöneten ulusal politikalardadır. Altını kalın çizgilerle çizelim: Kimsede buradan kendine pay çıkarmaya kalkmasın. Ancak bu gerçek, hepimizi temize çıkarmaz. Çünkü bu hikâyede: -Gören ama susan, -Bilip de umursamayan, -Küçük çıkarlarını büyük kayıpların önüne koyan herkesin payı vardır. Açık konuşalım: Bodrum’u hep birlikte kaybettik.

    Bodrum Yine de Direndi… Ama Nereye Kadar?

    Evet, bugün Bodrum’un kuşbakışı görüntüsü korkutuyor. Beyaz yapıların yoğunluğu, doğanın geri çekilişi açıkça görülüyor. Ama yere indiğinizde hâlâ bir gerçek var: Bodrum, Marmaris gibi değil.

    Bodrum, Alanya gibi değil. Bodrum, Kuşadası gibi hiç değil. Oralar çoktan: -Çok katlı betonlara teslim olmuş, -Büyük şehirleşmenin içinde kimliğini kaybetmiş yerler haline gelmiştir.

    Bodrum ise, iki katlı mimarisiyle hâlâ bir sınırda duruyor. Yani kaybetti… ama tamamen değil.

    Rant Kazandı, Bodrum Kaybetti

    Bugün ortada bir kazanan varsa o da bellidir: Rant. Kaybedenler ise: -Doğa –Zeytinlikler -Meralar

    -Ve en önemlisi Bodrum’un ruhu… Para kazandı… Ama Bodrum kaybetti.

    Meralar Gidiyor: Son Uyarı

    Bugünlerde yeni planlar konuşuluyor. Bodrum’da sayılı kalan meraların da yapılaşmaya açılması gündemde. İnsan sormadan edemiyor: Eğer bu son alanlar da giderse, geriye ne kalacak? “Dünyaya açılan yüzümüz” dediğimiz Bodrum, yarın çocuklarımıza ne gösterecek?

    Yüzleşmeden Kurtuluş Yok

    Artık kendimizi kandırmanın anlamı yok. Kabul edelim: Bodrum’u koruyamadık. Bu cümle ağırdır…

    Ama gereklidir. Çünkü yüzleşmeden hiçbir şey düzelmez. Bodrum İçin Hâlâ Bir Şans Var. Evet… çok az da olsa var. Yarımadanın bazı bölgelerinde hâlâ: -Yeşil alanlar -Doğal dokular -Nefes alan topraklar

    yaşamaya devam ediyor.

    İşte mesele tam da burada başlıyor: Kalanı koruyabilecek miyiz? Ders Alınacak Yerler: Marmaris, Alanya, Kuşadası… Bodrum’u kurtarmak istiyorsak, uzakta aramamıza gerek yok. Marmaris’e bakın.

    Alanya’ya bakın. Kuşadası’na bakın. Oralarda yapılan hatalar, Bodrum’un geleceğinin aynasıdır.

    Eğer bugün düğmeye basılmazsa, yarın Bodrum da aynı kaderi yaşayacaktır.

    Bu Bir Manzara Meselesi Değil, Vicdan Meselesidir

    Bu sadece bir şehircilik sorunu değil. Bu sadece bir turizm politikası da değil. Bu bir vicdan meselesidir. Ve bugün Bodrum bize şunu söylüyor: “Beni kaybettiniz… Ama belki kalanımı kurtarabilirsiniz.”

    Tandoğan Uysal

    REKLAM ALANI
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

    Henüz yorum yapılmamış.