Bodrum Bitmiş Durumda

Tandoğan Uysal; 1985 yılında Anka Haber Ajans’ında muhabir olarak başlayan basın hayatı sırasıyla, Ulusal Basın AJANSI (UBA) Anadolu Ajansı İsveç Bürosu ve Hürriyet Gazetesi’nde 25 yıl süren İsveç Temsilcisi olarak çalıştı. İsveç Devlet Radyosu Türkçe bölümünde serbest gazeteci olarak çalıştı.

    Siyasette herkes konuşur. Kimisi kırmadan dökmeden… Kimisi de kimseyi rahatsız etmemek için kelimeleri özenle seçer. Ancak bazı siyasetçiler vardır ki, lafı dolandırmaz. Ne düşünüyorsa onu söyler.

    İşte Milliyetçi Hareket Partisi Bodrum İlçe Başkanı Engin Galipoğlu ile yaptığım uzun sohbetten bende kalan en güçlü izlenim de tam olarak buydu.

    Dobra… Samimi… Ve Bodrum’un gerçek sorunlarını konuşmaktan çekinmeyen bir siyasetçi. Ne bir siyasi polemik peşindeydi ne de günlük siyaset hesapları yapıyordu. Masaya yalnızca Bodrum’u koydu. Ve Bodrum adına konuştu.

    “Mumcular’dan Bodrum’a Gitmek Lüks Oldu”

    Sohbetimizin en dikkat çekici başlıklarından biri ulaşım oldu. Galipoğlu’nun özellikle üzerinde durduğu konu, yaklaşık 10 bin kişinin yaşadığı Mumcular hattındaki vatandaşların yaşadığı mağduriyetti. Mumcular-Bodrum minibüs ücretinin gidiş-dönüş yaklaşık 300 TL’ye ulaştığını belirten Galipoğlu, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. “Bu konuya müdahale edeceğim. Vatandaş bu yükü taşımak zorunda değil.” ifadelerini kullandı.

    Ardından da dikkat çekici bir cümle kurdu: “Yıllardır aynı tayfa bu sistemi yönetiyor. Bedelini vatandaş ödüyor.” Bu sözler, yalnızca bir ulaşım eleştirisi değil; yıllardır değişmeyen anlayışa yönelik ciddi bir itirazdı.

    Muğla’dan Bodrum’a Saat 21’den Sonra Dönüş Yok!

    Galipoğlu’nun ikinci önemli çıkışı sağlık ulaşımı konusunda oldu. Her gün yaklaşık 1.500 Bodrumlunun Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitmek zorunda kaldığını hatırlatan MHP İlçe Başkanı, akşam saat 21.00’den sonra Muğla’dan Bodrum’a toplu ulaşımın olmamasını sert sözlerle eleştirdi.

    “Hastası var… Yaşlısı var… Refakatçisi var… Ama dönüş yok.”

    Bu durumun çağdaş bir turizm kentine yakışmadığını ifade ederek, bu konuda özellikle Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin çözüm üretmesi gerektiğini söyledi.

    “Bodrum Bitmiş Durumda”

    Galipoğlu’nun belki de en çok konuşulacak cümlesi ise şu oldu: “Bodrum bitmiş durumda.”

    Bu cümleyi söylerken ne bağırıyordu… Ne de siyasi şov yapıyordu. Aksine oldukça sakin ama kararlı bir şekilde konuşuyordu. Ve hemen arkasından şu önemli vurguyu yaptı: “Ben bunları siyasi çıkar için söylemiyorum. Bodrum’da yaşayan insanlar için söylüyorum.” İşte bu cümle sohbetimizin en samimi anlarından biriydi.

    “Suçlu Sadece Belediye Değil”

    Galipoğlu’nun dikkat çeken yönlerinden biri de eleştirilerini tek bir kuruma yöneltmemesiydi. Sadece Bodrum Belediyesi’ni hedef almıyor. Bodrum’un yıllardır çözüm üretemeyen bütün dinamiklerini sorguluyor. Başta; * Bodrum Şoförler Odası, * Bodrum Ticaret Odası, * Bodrum Esnaf Odası, * diğer sivil toplum kuruluşları… Galipoğlu’na göre yıllardır aynı yönetimler var. Ama Bodrum’un kronikleşmiş sorunları hâlâ çözülmeyi bekliyor.

    15 Bin Şirket Var… Ama Hizmet Yok!

    Sohbet sırasında en dikkat çekici ekonomik tespitlerden biri de buydu. Galipoğlu, Bodrum’da yaklaşık 15 bin kayıtlı şirket bulunduğunu, ilçenin vergi potansiyeli bakımından Türkiye’nin en güçlü ekonomileri arasında yer aldığını söyledi.  Ancak buna rağmen kamu hizmetlerinin aynı seviyede olmadığını belirterek şu ifadeyi kullandı: “Bu bizim ayıbımız.” SGK’da yalnızca birkaç personelin görev yaptığını, vatandaşın hizmet almakta zorlandığını anlatırken yetkililerin bile isyan ettiğini söyledi.

    Devlet Hastanesi’nde Temizlikten Hizmete Kadar Sorunlar Var

    Galipoğlu, Bodrum Devlet Hastanesi’ndeki sorunlara da değindi. Temizlikten personel yetersizliğine kadar birçok eksiklik bulunduğunu söyledi. Burada da özellikle şu cümlesi dikkat çekiyordu: “Benim meselem kişiler değil, hizmettir.”

    “Bakanların Kapısı Çalınmalı”

    Belki de sohbetin en çarpıcı değerlendirmesi buydu. Galipoğlu’na göre Bodrum’un artık belediye sınırlarını aşan sorunları var. Bu meselelerin Ankara’da, bakanlık düzeyinde çözülmesi gerekiyor.

    Ancak bugüne kadar Bodrum adına kimsenin güçlü bir şekilde Ankara’nın kapısını çalmadığını düşünüyor. Ve buna tepki gösteriyor.

    Tandoğan Uysal’ın Notu

    Siyasette herkes alkış alacak cümleler kurabilir. Asıl mesele, risk alıp gerçekleri söyleyebilmektir.

    Engin Galipoğlu ile yaptığım görüşmede gördüğüm tablo şuydu: Eleştirdiği kurum yalnızca belediye değildi. Muhalefeti de eleştirdi. İktidarı da eleştirdi. Odaları da eleştirdi. Sivil toplum kuruluşlarını da eleştirdi. Çünkü onun anlattığı hikâyenin merkezinde siyaset değil, Bodrum vardı. Bugün Bodrum’un gerçekten en büyük ihtiyacı da tam budur. Sorunları halının altına süpürmek değil… Onları cesaretle konuşabilmek.

    Eğer Bodrum yeniden ayağa kalkacaksa, önce gerçekleri konuşmaktan korkmayan insanların sayısı artmalıdır.

    Engin Galipoğlu’nun bu çıkışı da işte bu yüzden sadece siyasi bir açıklama değil, Bodrum adına yapılmış güçlü bir hizmet çağrısı olarak hafızalarda yerini alacaktır.

    Tandoğan Uysal

    REKLAM ALANI
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

    Henüz yorum yapılmamış.