Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Türkiye’de ve Bodrum’da otel sahipleri de, belediyeler de bu uyarıyı ciddiye almalı. Bu yazıyı kimseyi suçlamak için yazmıyorum. Tam tersine…
Bu yazı; Türkiye genelindeki ve Bodrum’daki otel, motel, pansiyon ve tüm konaklama tesisi sahiplerini olası bir yangın faciası karşısında adli açıdan zor durumda bırakmamak için yazılmış bir hatırlatmadır.
Aynı zamanda belediyeleri ve denetimden sorumlu kurumları da yarın yaşanabilecek büyük bir sorumluluğun altında bırakmamak içindir. Çünkü yangın ihmali affetmez.
Kartalkaya hâlâ hafızamızda…
Allah bir daha yaşatmasın. 21 Ocak 2025 tarihinde Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de yaşanan yangın Türkiye’nin hafızasına kazındı. 78 insanımız hayatını kaybetti. 133 kişi yaralandı. O yangından sonra herkes aynı şeyi söyledi: “Keşke önceden önlem alınsaydı.” İşte bugün ben de tam olarak bunu söylüyorum. Keşke dememek için bugünden soruyorum.
31 Mayıs 2026 tarihi geçti
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yangın güvenliğiyle ilgili yeni düzenlemesi kapsamında konaklama tesislerine verilen süre 31 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla sona erdi. Bazı işletmeler alelacele eksiklerini tamamladı. Bazıları büyük masraflara girerek yangın sistemlerini yeniledi. Bazıları ise süre uzatımı beklentisiyle beklemeye geçti. Ticaret odaları ve sektör temsilcileri Ankara’ya çağrıda bulunarak sürenin yıl sonuna kadar uzatılmasını istedi. Ancak ortada kamuoyuna açıklanmış net bir uzatma kararı yoksa, herkesin sorumluluğu da yerinde duruyor demektir. Peki eksikleri olan tesisler nasıl açık kalıyor? İşte asıl soru burada başlıyor. Madem 31 Mayıs son tarihti… Madem yeni yangın düzenlemesine uymayan işletmeler için faaliyet durdurma ve kapatma hükümleri vardı… O zaman bugün Türkiye’de ve Bodrum’da eksiklerini tamamlamayan tesisler hangi hukuki zeminde açık kalıyor? Bu sorunun cevabı sadece otel sahiplerini değil, belediyeleri ve ilgili kamu kurumlarını da ilgilendiriyor. Allah korusun, yarın bir yangın çıkarsa… Yarın Türkiye’nin herhangi bir yerinde…
Bodrum’da… Antalya’da… Marmaris’te… Fethiye’de… İstanbul’da… İzmir’de…
Ya da Anadolu’nun herhangi bir ilçesinde bir konaklama tesisinde yangın çıkarsa ve o işletmenin yangın yönetmeliğine uymadığı ortaya çıkarsa ne olacak? O zaman kimse “haberimiz yoktu” diyebilir mi? Kimse “biz bilmiyorduk” diyebilir mi? Kimse “sezon yoğundu, yetişmedi” diyebilir mi? Yangın mahkemede mazeret dinlemez. Can kaybı olduktan sonra evrak kurtarmaz.
Bu mesele sadece işletmecinin meselesi değildir.
Elbette birinci sorumluluk işletme sahibindedir. Misafir alan, oda satan, insanları çatısı altında ağırlayan her işletme önce can güvenliğini sağlamak zorundadır. Ama denetim sorumluluğu bulunan kurumlar da bu zincirin dışında değildir. Eğer yönetmeliğe uymayan bir tesis açık kalıyorsa… Eğer kapatılması gereken bir işletme çalışmaya devam ediyorsa… Eğer denetim yapılmamışsa… Yarın çıkacak bir yangında sorumluluk zinciri çok genişler. İşte bu yüzden bu yazı bir suçlama değil, erken uyarıdır.
Bugün uyarı, yarın dosya olmasın
Türkiye’de bazı konular maalesef felaket yaşandıktan sonra konuşuluyor. Önce canlarımız gidiyor…
Sonra bilirkişi raporları hazırlanıyor… Sonra “kim sorumluydu?” diye soruluyor. Sonra yıllarca süren davalar başlıyor. Oysa doğru olan bunun tam tersidir. Önce denetim yapılır. Önce eksik giderilir.
Önce can güvenliği sağlanır. Sonra sezon açılır.
Bodrum turizmi de Türkiye turizmi de risk alamaz
Bodrum dünya markasıdır. Türkiye turizmi ülke ekonomisinin en önemli damarlarından biridir. Ama turizm sadece güzel oda, güzel manzara, güzel kahvaltı değildir. Turizm aynı zamanda güvendir.
Misafir otele girdiğinde sadece tatil satın almaz. Can güvenliğini de o işletmeye emanet eder.
Sonra uyarılmadık demesinler
Bu yazıyı bugün yazıyorum ki yarın kimse “keşke daha önce konuşsaydık” demesin. Bu yazı otel sahipleri için de uyarıdır. Belediyeler için de uyarıdır. İlgili bakanlıklar için de uyarıdır. Denetim birimleri için de uyarıdır. Allah Türkiye’ye bir daha Kartalkaya gibi acılar yaşatmasın. Ama bunun yolu dua etmek kadar, yönetmeliği uygulamaktan da geçer.
Tandoğan Uysal