haluk şahin gazetecilik

Çetin Emeç’e Borcumuz Var
Geçen Cumartesi günü,  Çetin Emeç’i bıraktığımız yere geri döndüm tam 36 yıl sonra.  O gün, Cağaloğlu’ndaki Hürriyet binasından buraya Emeç’in tabutunu taşıyan cenaze arabasının şoför mahallinde gelmiştim. Bu kez Levent’ten yürüdüm.  Zincirlikuyu mezarlığının nizamiyesindeki çinili yazı hala “Her canlı ölümü tadacaktır” diyordu. Mezarlıklar kolay değişmez. Kentler yıkılıp gittikten sonra bile...
10.03.2026
Büyük Resme Bakarken: Buradan Nereye Gidilir?
Gazetecilikte ayrıntılar önemlidir. Ancak, büyük resmi unutmamak gerekir. Ayrıntılar büyük resim içinde anlam kazanır. Çocukluğumda Bursa’da Heykel’in arkasındaki evin bahçesinde karıncaları seyretmeyi çok severdim. Telaş telaş bir yerlere koşturur, selamlaşıp yollarına devam ederlerdi.. Ama nereye gittiklerini bilemezdim. Ta ki rotalarını takip edip yuvalarını buluncaya kadar. O zaman anlamaya başlardım ki...
06.05.2025
Bir imamın hezeyanları mı yoksa daha büyük bir kriz mi?
KAMUOYU NASIL OLUŞUYOR? Demokrasilerde, kamuoyunun oluşturulması konusunda siyasal iktidarla medya arasında ezeli bir rekabet süregelmiştir. Siyasal iktidarların medyayı kontrol almak istemelerinin bir nedeni de budur. Kamuoyunu etkileyecek gündemi belirlemek çok önemlidir! Ancak bu hedefe giderken baskının yetmediği görülmüş, başka yollara başvurulmuştur. Örneğin, Turgut Özal “deneme balonu” yöntemini sık sık kullanmıştı....
15.08.2023
İki arada bir derede olsak da.. Yurtsever olabiliriz…
İktidarın beklenmedik Avrupa Birliği’ne dönüş manevrasıyla o ezeli tartışma yeniden canlandı: Türkiye nereye ait? Doğu’ya mı, yoksa Batı’ya mı? Avrupa’ya mı, yoksa Asya’ya mı? Bu tartışmayı isterseniz M.Ö. 12 yüzyıldaki Troya Savaşı’na kadar götürebilirsiniz… Anadolu kavimlerinin ve daha sonra Osmanlı’nın tarihini bu iki yaka arasındaki salınımlarla anlatabilirsiniz… “İki arada”lık üzerinde...
24.07.2023
İletişim bozuldu, böyle oldu
Çağımızın en büyük sorunu iletişimin bozulmuş olmasıdır. Bu, Oktay Akbal’ı anımsayarak söyleyelim, “ekmeklerin bozulması”ndan daha vahim bir durumdur. İletişimin soluk aldığımız hava olduğu için hayatlarımızı her düzeyde etkilemektedir: Kişisel, toplumsal, kurumsal, siyasal, ekonomik, diplomatik, hatta dinsel! Hemen her düzeyde iletişime hormon katılmış; iletişim asıl amacının dışında, bozuk sistemin hizmetinde toksik...
17.07.2023
Seçim sonuçlarına göre “onlar” ve “biz”
AKP ve Erdoğan’ın 20 küsur yıldır ‘ONLAR şöyle, ONLAR böyle’ deyip aşağıladığı ve dışladığı kentli, seküler, cumhuriyetçi kesim, iki yenilgiye rağmen bu kez pes etmedi. Hatta kendi gücünün farkına vardı ve bilinç üretti bile diyebiliriz! Bilinçsiz yığınlar kuru kalabalıktır. Sonuca bilinçli kitle ve sınıflarla gidilir. Bu kez AKP’nin ‘0nlar’ına karşı...
05.06.2023