enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Kissebükü Projesi Anlatıldı…

Kisse Büküne Otel Yapılması ile ilgili olarak bilgilendirme toplantısı Mazı köyünde bir kahvehanede yatırımcı firma, meslek odaları, sivil toplum örgütleri ve kalabalık bir katılımla yapıldı.

Kissebükü Projesi Anlatıldı…
01.05.2010
0
A+
A-

Fatih Bozoğlu/Bodrum Gündem


order Indocin online


Yatırımcı firmanın “her şeye ve herkese rağmen değil bilgilendirerek yapmak istiyoruz” diyerek yaptığı bilgilendirme toplantısında tartışmalar yaşandı. Deniz Ticaret Odası, Mimarlar Odası, Mavi Yol Girişimi Platformu temsilcileri ile köylülerin katıldığı toplantıda Kissebükü’ne yapılması planlanan otel projesinin planları üzerinden açıklamalar yapıldı. Projeyi görmek isteyenlere açıklıkla anlatabileceklerini de söyleyen firma yetkilileri, burada yatırım yapılıp yapılmayacağının tartılmadığını, projenin bölge halkı ve sivil toplum örgütleri ile beraber yapmak istediklerini ifade ettiler.


 


Önce Nurol A.Ş. tarafından büyük ölçekli bir otel yapılması planlandığı, ancak rantabl olmadığı gerekçesi ile yatırım yapmaktan vazgeçtiği ve 2007 de BBK Otel İşletmeciliği Yatçılık İnşaat A.Ş. tarafından farklı bir projenin hayata geçirilmesi amaçlanarak 160 dönüm imarlı olarak satın alındığı anlatıldı. Planlar üzerinde anlatılanlardan daha çok farklı sorular ve sorunlar üzerinde durulan toplantıda yatırım yapılsın diyen gruplar ile yapılmasın diyen gruplar arasında zaman zaman tartışmalar yaşandı.


 


Nurol A.Ş.tarafından verimli olmadığı için yatırımdan vazgeçilen bir bölgeye, neden yatırım yapılması düşünülüyor sorusuna BBK A.Ş. sahiplerinden Ahmet Çolakoğlu, var olan yüzde 15 imar ile onların yapmayı planladıkları yatırım örtüşmediğini söyleyerek, kendilerinin projesi ile ilgili şunları kaydetti; “ bizim iş modelimiz tamamı ile farlı bir projedir. Biz niteliği yüksek, gelir seviyesi çok yüksek insanların gelmesinin planlandığı, metrekare yatak başına alanın yüksek tutulması gerektiği, belirli ölçeklerde mahremiyetin sağlanabileceği, özel bir modelle yatırım yapmak istiyoruz. Zaten bizim modelimizde yüzde 25 emsal olsa bile kullanmayacağız. O nedenle var olan imar planındaki değerler bizim için yeterli. Bu nedenle biz burayı problemli olarak görmedik. Sivil Toplum Kuruluşları ve vatandaşın bazı çekinceleri olabilir. Bu toplantıyı biz o nedenle yapıyoruz.” Dedi. Herkesi dinleyerek yeni ve kimsenin denemediği çok özel bir proje olduğunu savunan Ahmet Çolakoğlu yapacakları otelde en düşük fiyatın, oda kahvaltı 500 Avro’ya olmasını planladıklarını da sözlerine ekledi.


 


Mumcular Belediye başkanı tarafından halkın buradan ne çıkarı olacağını merak ettiğini kaydetti. Başkan Birol Aydın bölgede üretilen zeytinyağı, halı, kilim ve diğer ürünlerin değerlendirilecek mi? Vatandaşıma iş verilecek mi? Diye sordu. BBK sahibi Ahmet Çolakoğlu 350 işletme personeli olacağını, 16 aylık inşaat sırasında da 700-800 kişinin çalışacağını söyledi. Bölge insanlarına eğitim verilerek başarılı olanlardan işletme personelini yarısının bu bölgeden temin edilebileceğinin kendileri için daha avantajlı olacağını ifade etti. Çolakoğlu bölgenin değerlerini parlatarak müşteri kazanacaklarını ve bölge insanın da bu şekilde para kazanacağını da söyledi.


 


Deniz Ticaret Odasından Arif Yılmaz, deniz camiası olarak deniz turizmde Türkiye’deki koyların azaldığı ve alarm verdiğini defalarca söylediklerini belirterek “Sanıldığı gibi Türkiye’de uçsuz bucaksız deniz kıyılarımız ve koylarımız yok. Yatların kullanabildiği belli adette koylar vardır. Kissebükü ise bu koylardan en önemlisidir. Yat kapasitesi ve mavi yolculuğun giriş ve çıkış noktasıdır. Plancılar planlarını yaparken karadan bakıyorlar, biraz denizden bakmıyorlar. Burası deniz turizminde kullanılan bir alandır ve bu yargı yolu ile de ispatlanmıştır. Türkiye çapında 94 adet kalan koylardan risk altında kalan en önemli koy Kissebükü’dür. Bizler yatırıma, projelere, yatırımcıların bölge halkı ile kucaklaşmasına da karşı değiliz. Ancak plancılar, planlarını yaparken deniz turizmini dikkate almıyorlar. Biz vaat etmiyoruz, şu an yatlarımızda, imalathanelerimizde bu köylerin insanları çalışıyor para kazanıyorlar. Plancılara tekrar tekrar söylemek istiyorum, bizleri yatırımcılar ile karşı karşıya getirecek planlar yapmayınız. Dünyanın bir çok milyarderi bu koylar için buraya geliyorlar. Oradan kazanılacak parayı zaten biz şu an kazanıyoruz bunu unutmayın.” Dedi. Denizden bir tek binanın görünmesi yada yüzme hattı çekilmesi yatçıların oraya bir daha gelmemesi anlamına geldiğini ve yat turizmini dünya pazarını sokamayacaklarını savundu. Arif Yılmaz, tüm Türkiye’de deniz turizminin baskı altında olduğunu sözlerine ekleyerek, planlamalarına dikkat etmeleri uyarısında bulundu.


 


Şirket çalışanlarından birisinin yatçıların bu tür yerleri kirlettiklerini, çöplerini bıraktıklarını söylemesi üzerine katılımcılardan sert tepki aldı. Denizi nasıl kullanılacağı sorusuna yürüyerek geçileceği cevabı verildi. Ancak deniz kullanımı için sahile şezlong, şemsiye ve hizmet binalarının yapılacağı söylendi. Bu tür şeylerinde mavi yolculuğun sonu olacaktır denildi. Deniz Ticaret Odası Başkanı Gündüz Nalbantoğlu temas ettiği Turizm Bakanlığı yetkililerinin Kissebükü’nden, o arazilerin sonuna kadar olan bölgede herhangi bir yapılaşmanın doğru olmadığını ifade ettiklerini söyledi. Nalbantoğlu “Buradaki yapılaşmayı önlemek için biz denizciler olarak, elimizden geleni yapmaya çalışacağız, bu bizim samimiyetimizin ve açıklığımızın da bir ifadesidir” dedi.


 


Toplantının amacının bilgilendirmek olduğu ve 7 Mayısa kadar öneri veya gözden kaçan noktaları bildirmek isteyenler olursa yazılı olarak bildirilmesi istendi.


 


Amaçlarının ortak olduğunu, Türkiye’nin ve bölge halkının gelişmesi kalkınması olduğunu söyleyen Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Rüştü Tezcan sürdürülebilir bir turizm istediğini ve bakışının da ö yönde olduğunu kaydetti. Tezcan görüşlerini şu şekilde açıkladı “Devlet bazı şeylere izin veriyor, bazı projeleri onaylıyor. İş yapılmaya başlandıktan sonra o projelerin birden bire değiştiği görülüyor. Projede olmayan yollar, iskeleler yani kaçak alanlar ekleniveriyor. Nasıl olsa sonradan ihale yapılarak izni alınıyor. Çünkü çok milyon dolarlık yatırımlar deniliyor. Devlette çalışan arkadaşlarımız, plancı arkadaşlarımız ve yatırımcılarımız nedense bunu baştan görmüyorlar” Rüştü Tezcan Kissebükü’nün çok özel bir yer olduğunu bunu herkesin bildiğini, buranın sit ve arkeolojik alan ve denizi ile karası ile bir bütün olduğunu söyleyerek “2002 yılında buranın sit alanı derecesi saptanırken Muğla Sit Kurulu Başkanı işten atıldı. Çünkü Kissebükü’nün bütünü ile kapatılmasını savunuyordu. Sonra yerine başka biri geldi ve şu andaki sit dereceleri onaylandı. 2009 yılında tekrar sondaj çalışmaları yapıldı. Ancak atalarımız bizlerden akıllı olduğundan şimdiki gibi dere yataklarına yerleşmedikleri için, sondaj yapılan ve şu an sizin devraldığınız arazide arkeolojik bir buluntuya rastlanmadı.” Turizmci olarak yatırımlara karşı çıkmadıklarını, yatırımcının açık davrandığı için teşekkür eden Tezcan yatırımcının kandırıldığını söyledi.


 


Yatırımcı Ahmet Çolakoğlu ortak bir noktada buluşulacağına inandığını söyleyerek, bu ölçekte yatırımlarda yatırımcının kandırılamayacağını, burası ile ilgili her türlü ön bilginin alındığı ve çalışmaların ona göre yapıldığını kaydetti. Çolakoğlu “ Biz burayı satın alırken çok araştırdı. Dikkat edilecek bazı noktalar var, biz imarını değiştirmedik, araziyi imarlı aldık. Sit değerini de değiştirmedik. Yönetmeliklere uygun projeyi çizdik ve onay aldık. Bu projede Turizm Bakanın imzası olduğu Turizm Teşvik Belgesi var. Yatırımcı olarak ben diyorum ki bürokrasiyi de, halkı da, sivil toplum örgütlerini de dinleyeceğim ve başarılı bir proje ortaya koyacağım. Daha ne söylenebilir ki” dedi. order Lasix


 


Toplantı sonunda Mavi Yol Girişimi Platformu Kolaylaştırıcısı Filiz Dizdar ile yatırımcı Ahmet Çolakoğlu karşılıklı olarak düşüncelerini paylaştılar. Yatırımcı Çolakoğlu kurallara kanunlara göre iş yapmak için araştırdığını, imarı, yönetmeliği uygun olan bu yer için projeyi hazırladığını, gerekenleri yaptığını söyledi. Çolakoğlu “Eğer birileri de “istemezük” yapamazsın ben istemiyorum diyemez. Çünkü orası bizim mülkümüz, ne tahsis, ne orman nede hazine arazisi değil.” Dedi.


Her zaman kötü örnek yaşandığı için bir türlü güven duyamıyoruz diyen Dizdar “O nedenle bu projeye de şüpheyle bakıyoruz. Sonradan plan dışına çıkılmasını hep yaşadık yaşıyoruz.” Dedi.


 


Kissebükü’nde 200 milyon dolarlık bir yatırım yapılacağı bilgisi verildi.


 


 


 


 


 


 


Premarin Fast shipping  


 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.