Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Başka uğraş yok mu yalan dünyada
Başkasına pusu kurmaktan başka
Kinle, kötülükle yaşanmış sayma
İnsanı insanca sevmek bambaşka.
MD
Sevgi ve saygıya dayalı dostluk, tarafların birbirlerinin sınırlarına, düşüncelerine ve kişiliğine değer vermesiyle şekillenir. Karşı cins arasındaki arkadaşlıkta bu temel değerlere ek olarak cinsiyet ayrımı gözetmeksizin duygudaşlık kurabilmek, net sınırlar çizmek ve güven ortamını koruyabilmek ilişkinin boyutunu belirleyen ciddi unsurlardır.
Karşı cinsle kurulan bu tür dostlukların sağlıklı temellere oturması için öne çıkan hareketli şunlardır:
Sevginin birleştirici gücüyle saygının dengeleyici yapısı bir araya geldiğinde kurulan bağlar çok daha uzun ömürlü olur. Bu konuda daha detaylı psikolojik ve sosyal analizler için ‘Düet Psikoloji’ içeriklerine göz atabilirsiniz.
Karşı cinsle olan arkadaşlık sürecinizde belirli sınırlar koymakta zorlandığınız durumlar mı var, yoksa bu bağlamda iletişiminizi nasıl daha verimli olabileceğinizi mi merak ediyorsunuz? Durumunuzu paylaşırsanız daha özellikli adımlar belirleyebiliriz.
*
Sevgi ve saygı yolunda yürürken kimi adlar, kendisini anımsattı. Vefa borcu sayarak bunları özneleştirerek aktarmayı düşündüm. Vefa, toplumsal bağları güçlendiren ve insanlar arasındaki güveni kuran en önemli ruhsal unsurdur. Vefanın zıt anlamlısı vefasızlık olarak adlandırılır. Çıkar ilişkilerini, nankörlüğü ve dostlukların çabuk tüketilmesini anlatır.
Okul yıllarımı Tevir’leştirerek başlamalıyım. Ortaokul benden Fransızca ödevimi isteyerek yararlanan PTT Müdürünün kızı güzel ve özel Leyla’yı hiç unutmadım. Bir türlü iletişim kuramadım.
Ne ki hiç haber alamadım! Hacıbektaş’ta Kamil Usta-Nevruz Hanım çiftinden kiraladığımız bir göz odada 4 kişi barındık. Öğretmen okulunda sınıf arkadaşım ve fotoğrafçılık kolunda beraber çalıştığımız rahmetli olduğu duyumunu aldığım Rabiya anılarımda unutulmadı!
Meslek yaşamıma 1966 yılında Ağrının kan davalı ve yoksullaşmış Çukurulan (Aliksan) Köyü İlkokulu’nda başladım. Rahmetli Ninem ve ilkokula giden kız kardeşim yanımda oldu. Okulla köyün arasında bir dere akışı vardı. Hemen karşıda çeşme vardı. Bir bahaneyle uzun boylu ve güzel Raziye, su almaya gelirdi. Ben konuşurdum. O, Türkçe bilmezdi, bakışırdık. Onu sevdim! Ne ki kimi zorluklar vardı. evlenmemiz gerçekleşmedi. Şimdi Ağrı merkezde dört çocuğu ile yaşadığını, eşinin rahmetli olduğu bilgisini edindim.
Yüreğimin yarısını orada bırakarak Isparta’ya askerlik görevimi yapmak için geldim. Bir şekilde yolumun üzerinde beni gördüğünde içten gülen rahmetli Melahat anne, kayınvalidem oldu! Onu ve kızı Sebahat’ı sevdim. Köyden gelen babam, babaannem (ninem) ve iki kız kardeşimin de katılmasıyla Orduevi’nde düğünümüz oldu!

Naklen Kırşehir-Kaman-Savcılı Meryemkaşı Köyü’ne atandım. Bir yıl çalıştım ama sevemedim. Rahmetli Rasim Hoca ve ailesiyle olumlu yakınlaşmalarımız oldu. İsteme hakkımı kullanarak Isparta iline naklimi istedim. Eğirdir-Barla Kasabası İlkokuluna atandım. Nevin’i ve kızı Yeşim’i tanıdım. Evet, demediğim için başımı ağrıttılar! Okul müdürlüğü görevini yürütürken 1970 yılında Emine Öğretmen, okulumuza atandı. 1953 doğumlu olduğu kandayım. Fiziki güzel ve Türkan Şoray gözlü güzel bir öğretmendi.
Kasabada bir eve yerleşti. Bir süre sonra boşalan okulun bahçesi içindeki lojmanda hemcinsleri öğretmenlerle kalmayı sürdürdü. Bende eşimle bir başka lojmanda oturuyordum. 1975 doğumlu kızım Gülşahiden, yürüteçle kimi zaman bahçedeydi. Emine Öğretmen, uygun zamanlarda yürümesini sağlıyordu. Bize oturmaya geldiği ve güzel kahkahasıyla sohbet ediyorduk! Öteki öğretmenlerin hafta tatilinde ile ailelerine gitmekteydiler. Emine, Senirkent ilçesindendi. Hafta tatilinde lojmanda yalnız kalıyordu.
Okulun öğretimde olduğu günlerde birlikte pinpon karşılaşması yaptık. Büyükçe Öğretmen-Müdür odamızda geniş masa çevresinde sohbetlerimiz oldu. Orada geçen capcanlı anılarımı şimdilerde de unutamıyorum! Lojmandaki anımız da bir türlü unutulmuyor!
Başkalarına kıyasla paraya önem vermez. İnsan kalitesine önem verir ve saygı, sevgiyi ön plana alır. Okuttuğu sınıftaki öğrencileriyle iletişimi oldukça olumudur. O öğrencilerini, öğrencileri Emine Öğretmeni çok sevdiler!
Senirkent’li Nuri Tavlı ile evlendiler. Senirkent’teki nikâh törenlerine bizi de davet ettiler. Gittik. Sabire anası çok memnun oldu. Bana sevgiyle sarıldı, özlem giderdik! Nurlar içinde yatsın! Emineler sonra İstanbul’a taşındılar… Uzun süre iletişim kuramadık.
Halk Eğitimi Merkezineyken kucağında bebekle (Rahmetli kızı olmalı.) Emine Öğretmeni gördüm. Kurs öğretmeni olan kardeşi Nazmiye’yi görmeye gelmiş. Davet ettim, odama gelmedi. Gücendim! Faik ve Nazmiye adlı iki kardeşi var. Nazmiye ile araları şekerrengi… Nazmiye bunalımda sanıyorum.
Faik’ten rica ile aldığım telefonla Emine Öğretmene ulaştım. Çok mutlu oldu! İletişim değişik ortamlarda sürdü. Emine’nin kızı Betül bir erkek çocuk annesi edebiyat öğretmeni belli hastalıktan gitti. Üzüntüsünü başka yöntemle azaltmaya çalıştım! İletişim, ortamlarda telefonla ve yüz yüze sürmekte olup ona nasılsın diyor, değişik illerde onu bulup, özlem giderdiğimiz oldu!
Barla’dan naklen Senirkent Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğüne gittim. Üç yıl başarılı çalışma sonrası Yalvaç-Sücüllü İlkokuluna naklim çıktı. Kaymakam Mevlüt Duman, Hâkimler ve Savcılar, Belediye Başkanı Necati Şahin… Veda yemeği düzenlediler. Duygulandım! Senirkent’te Kaymakam İlhan Atış ile de olumlu çalışmalarımız oldu. Kendisi Adana Valisi olduğu yıllarda o ile yolum düştü, ziyaret etmek istedim. Yoğun olduğu haberini alarak görüşemedik!
Sücüllü’yü sevemedim. Isparta Sümerbank Şubesine geçtim. Deneyimimi ve başarımı hazmedemeyen Şef İbrahim, pasif müdür Hikmet‘i kandırarak genel müdürlüğe hakkımda olumsuz bildirim yapıldı. İstanbul Sümerbank Şubesine sürüldüm! Oradaki 40 civarındaki personelin tamamı bayandı. Çalıştığım masama gelerek kısa sohbet ve hal hatır sormada bulundular. Müdür çağırarak beni uyardı. Sevk aldım ve Sümerbank Hastanesine gittim. Muayene sırasında Gülpınar dergisinde şiirlerimiz yayımlanan göz doktoru tanıdı. Durumu aktardım. Özel ilgi gösterdi ve hastanede 20 gün yatmamı sağladı.
Sümerbank Genel Müdürlüğüne uğradım. Milli Eğitim Bakanlığına geçmek istediğim arz ettim. Ayrılmayınız, sizi başarılı bir elemansınız. Bir bankaya Şube Müdürü yapacağız, denmesine karşın ayrıldım.
Şair Başbakan rahmetli Bülent Ecevit ile görüşmek için Parti Genel Merkezine gittim. Uzun kuyruğu gördüm. Kayıt yapan görevliyi adımı yazdırırken şair-eğitimci olduğumu belittim. 10 dakika sonra kabul başladı. İlk önce adım okundu, çağrıldı! Kuyruktakilerin şaşkın bakışları arasında girdim. Özem kalem müdürü makama aldı. Kendimi tanıttım, sevindi! Çayımızı yudumlarken isteğimi sordu. Milli Eğitim Bakanlığınca atamamın uygun yere yapılmasını istedim. Telefonla rahmetli Bakan Mustafa Üstündağ’ı arayarak isteğim konusunda yardım ricasında bulundu! Bakanlığa gittiğimde özel kalem müdürü ile görüştüm. Makama girdi ve Üstündağ, ben kucaklayıp içeri aldı. Halk Eğitimi Genel Müdürlüğüne telefonla ricada bulundu. Makamdan ayrıldım. İlgili genel müdürlük, Isparta Halk Eğitimi Merkezi’ne atamamı gerçekleştirdi!
Rahmetli Güzide Taranoğlu annemin yönlendirme yaptığı rahmetli Vali Cemal Orhan Mirkelam, çok değer verdi. Rahmetli Milli Eğitim Müdürü Şahin Şahin’i arayarak Milli Eğitim Müdür Yrd (Halk Eğitimi Başkanı) için Bakanlığa teklifte bulunmasını istedi. Bakanlıktan çağrıldım. Genel Müdür Hüsnü Cila, Geçmişte Isparta Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan rahmetli İsmet Baş ve rahmetli milletvekili Hüseyin Özsüt’ün karşı olduklarını belirtti. İzmir iline istediğiniz görevle atamanızı yapalım, dedi. İnandırıcı gelmedi. Sayın Valimin teklifi neyse odur, diyerek ayrıldım. Kısa süre önce kararnamem Isparta Halk Eğitimi Başkanı olarak geldi. İki yıl kadar başarılı çalışma yaptım. İlçelere valimin aracıyla birlikte gittik. Sonra rahmetli Sayın Bedri Nazlıoğlu valimiz oldu. Onunla başarılı hizmet ürettik.
1980 Yılında Denizli – Acıpayam – Kelekçi Kasabası Ortaokuluna Türkçe Öğretmeni olarak atandım. Ortam hoşuma gitmedi. Hacıbektaş Ortaokulu’ndan öğretmenim olan Denizli Valisi Sayın Musa Atik’i makamında ziyaret ettim. Yeterince ilgi gösterdi. Çardak-Bozkurt Ortaokulu’na naklettim. Bir yıl kadar çalıştım ve Mahkeme kararıyla Isparta Halk Eğitimi Başkanlığına döndüm.
*
1982 Yılında Hükümet değişimiyle Bilecik iline atandım. Makamına Milli Eğitim Müdürü Hasan Fahri Akın ile gittik. Vali Ahmet Elbeyli, küçük ildeki çekememezlik ve yanlış bilgi edinme sonrası göreve başlatmamaya çalıştı. Sayın Valim, Bakanlık atadı, dediğimde kızdı! Çıktık. Sonraki yıllarda İstanbul Merkez Valisi olarak kızağa çekilen bu vali ile Sirkeci’de yürürken karşılaştık. Kendisine gerekeni söyledim. Korktu ve hızla uzaklaştı!
Bilecik Lisesine Türk Dili Edebiyat Öğretmeni olarak verildim. Milli eğitimde görevliyken odama gelen ve hazır olda bekleyen Hidayet Kumtepe, bu okulun müdürüydü. Bana ilgisiz davrandı ve darmadağın bir program yaptırdı. Oysa odama geldiğinde oturmasını rica ettim ve çay ikramında bulundum.
Bakanlıkça İlköğretim Müfettişliği sınavına alındım. Başarılı bulundum ve Çapa Hizmet içi Eğitim Merkezi’nde sıkıyönetim tarzı bir yıl kursta kaldım. Sonrasında Mersin iline atandım. Teftiş Kurulu Başkanı Hayri Kültür, başarıma destek oldu! Topluca görevden alındığımızda üzüldü! Öğretmen olarak Merkez Gazi Lisesine atandım. Bir yıl çalıştıktan sonra mahkeme kararıyla döndüm.
1989 Yılında Tekirdağ İlköğretim Müfettişliğine naklettim. O yıllarda görev yapan Şenol Engin, saygı duyduğum ve iletişim kurduğumuz valim oldu.1996 Yılında Edirne iline aynı görevle naklettim. Güzel günlerim geçti. Bir şiir dinletisi ortamında Emekli Şenay Öğretmenle tanıştım. Arkadaşlığımız yürekten oldu. Şimdilerde de görüşüyoruz. Nevşehir’de özveriyle Kapadokya Şiir Etkinlikleri düzenleyen Ayşe Paslanmaz ile kimi ortamlarda yürek birliğiyle birlikte olduk.
İstanbul’a naklettim. Bir yıl kadar çalışmam sonucu görevden alınarak Mehmet Salih Bal Ticaret Meslek Lisesine Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak 4 yıl çalıştım. Okul Müdürü rahmetli Hüseyin Ocak ile çokiyi anlaştık. Mahkeme kararımın olumsuz gelmesi sonrası 15.07.2006 tarihinde emekli oldum.
Şenay Öğretmen yansıra internet ortamında ve Yazar Portal gazetesinde tanıştığımız beş yıldan fazla değişik illerde ve ortamlarda birlikte olarak mutluluğu paylaştığımız Emine Dönüş Özatar oldu! Sevdalı gönüller şefkatli olur/Pişmanlık duyanlar dikkatli olur/Sonradan üzülmek çok farklı olur/Sakın örseleme sen aşk gülümü… Umarsız kalınca kimi zaman hayali görüntüler, sevgi yolunda rahatlama sağlamaktadır.
Emine Dönüş Özatar’ın yönlendirmesi ve Gökhan Büyükdereli’nin daveti üzerine deprem öncesinde Kahramanmaraş’a gittim. Garden Otel’de birkaç gün konuk edildim. Bir şiir yazarak Büyükdereli’ye sundum. Kentin belli yerlerini gezdim. Müzeyi gezdim. Kale’ye çıktım. İşletmecisi ile tanıştım. Dondurmasını tattım.
Özatar ile Gaziantep’i gezdik. Tanıdığım Zühal-Ali Ekici çiftinin konuğu olduk. Evlerine gittik. Oğulları sevimli Utku’yu gördük. Güzel bir mekanda yemek ikramında bulundular..
Faik’ten aldığım telefon numarası ile Emine Öğretmen ile görüştük. Mutluğu paylaşmak uğraşında yol aldık. Barla’den başlayan arkadaşlığımız sürdü!
Şiirlerle yazımı noktalamak istiyorum. Okursanız sevinirim!
Şiirim Öğretmen, Yazım Öğretmen
Şiirim öğretmen, yazım öğretmen
Kalemle kâğıda yazmak özlemim
Şiirim öğretmen, yazım öğretmen
Okumak ve yazmak işim, özlemim
Emek olduğunda haktır övünmek
Alın teri kazanç, harcanan emek
Birey insanlığı işini sevmek
Okumak ve yazmak işim, özlemim
Böyle güzellikten bilmem kime ne
Yaşamın kazancı öyle emine
Mutluluk getirir elim eline
Okumak ve yazmak işim, özlemim
Planının sihrine sırtım dayarım
Gelecek günleri bir bir sayarım
İşte böylesidir gerçek ayarım
Okumak ve yazmak işim, özlemim
Durucanca uğraş, tatmin edenim
Sırasıyla onlar hep seferberim
Beynimin içinde asıl hünerim
Okumak ve yazmak işim, özlemim.
Unutamazsın
Karanlık çökünce sokağınıza
Köşede ben varım, unutamazsın
O mutlu günler hep gelir aklına
Sen beni ömrünce unutamazsın
Mektupları yırtıp attın diyelim
Resimleri yırtıp yaktın diyelim
Bir mazi var olup nasıl silelim?
Sen beni ömrünce unutamazsın
Ah edip adını her anışımda
Bir Kerem misali her yanışımda
Bir hayal olurum yanı başında
Sen beni ömrünce unutamazsın
Mektupları yırtıp attın diyelim
Resimleri yırtıp yaktın diyelim
Bir mazi var olup nasıl silelim?
Sen beni ömrünce unutamazsın.
