enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Ahmet Biçer Dedi ki

31.10.2010
0
A+
A-

Çeşitli Sivil Toplum Örgütleri tarafından birlikte düzenlenen Cumhuriyet Balosunda Konuşan Ahmet Biçer Cumhuriyet Tarihini duygusal bir şekilde özetledi..

Fatih Bozoğlu/Bodrum Gündem

Karia Rotary Kulübü, Bodrum Rotary Kulübü, Bodrum Lions Kulübü, Yeni Yüzyıl Lions Kulübü, Skal Kulüp ve Bodrum Sağlık Kulübünden oluşan sivil toplum örgütleri tarafından düzenlenen “Cumhuriyet Balosu”nda konuşan Ahmet Biçer minik bir Cumhuriyet Tarihi ve ekonomisi dersi verdi. Ahmet Biçer’in konuşması şu şekilde; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını çok önemseyen, bunu varoluşumuzun, yaşam kalitemizin, çağdaş uygarlığın sebebi sayan, yaşamın ve değerlerimizin farkında, Karia Rotary Kulübü, Bodrum Rotary Kulübü, Bodrum Lions Kulübü, Yeni Yüzyıl Lions Kulübü, Skal Kulüp ve Bodrum Sağlık Kulübünden oluşan sivil toplum örgütleri ile Cumhuriyetimizin 87. yılını birlikte ve coşku ile kutluyoruz.

Ta 1850’lerden beri yaşanan hüzünlü çöküşün sonunda haykırıyorduk. “Kalk yiğidim, dağ başını duman aldı, parçalandı bir kıtanın toprakları, aslan payını aslan olmayanlar aldı.”

İşte tam da o günlerdeydik şahlanışın öncesinde. Şahlandık ve dünyada çok az Ulusa nasip olmuş bir öyküyü kazıdık tarihi sayfalarına.

1923 yılının Ekim ayının 29.günü Pazartesi sabahı idi. Güneşli bir hava. Samanpazarı ve Karaoğlan’dan insanlar sel gibi meclise doğru akıyorlardı. Kalpaklı, başlıklı, fesli erkekler ve bunların arasında kadınlar, meclisin karşısındaki Millet Bahçesi’nde meydanda toplanmışlardı.

Güneş battı. Karanlık bastı. Ama halk dağılmıyordu.

Akşam saat 08,45’ti. Millet Meclisi oturumu açıldı. Donuk bir ışık. Okul sıralarında oturmuş, emanet aldıkları takım elbiseler içindeki milletvekilleri. 

Bu sessizlik içinde İsmet İnönü; Anayasanın birinci maddesinin “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyet’tir.” Biçiminde değiştirilmesi için görüşme açılsın dedi. Heyecanlı görüşmeler yapıldı. Bu sırada Milli Şair Mehmet Emin Yurdakul söz alarak orada bulunanları “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırmaya davet etti. Bütün milletvekilleri tek bir vücut gibi harekete geçti ayağa kalktılar. Ve hep bir ağızdan “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırdılar.

İşte o gün yeni Türk Devletinin adı kondu.

Cumhuriyet’in ilanı tarihin şafaklarında doğan bir milletin yeniden dirilişinin öyküsüydü.

Biliyorlardı; Cumhuriyet ve demokrasi birlikte insanca yaşamanın tek koşuluydu.

Biliyorlardı; Cumhuriyet’in anlamın kavrayanlar, onu yaşatmak için çalışmayı en kutsal görev sayarlardı.

Ulusal birlik ve beraberliğin sağlanmasının en büyük güvencesiydi Cumhuriyet.

87 yıl sonra, aynı heyecanla, aynı coşkuyla her yerde kutluyoruz bu günü.

Biz onların çocukları yine aynı sebeple burada birlikteyiz.

Yüreklerimizden haykırıyoruz yine aynı coşkuyla “Yaşasın Cumhuriyet.”

Sizlere bakınca yüreğim kabarıyor. Hanımefendiler, beyefendiler sosyal yaşamın her noktasında hayatı paylaşıyorlar.

Ne diyordu Ulu Önder, kadını toplumdaki yerini anlatırken; Bir içtimai topluluk, bir millet, erkek ve kadın denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bir kitlenin bir parçasını bir terakki ettirelim, diğerlerini müsamaha edelim de, kitlenin bütünü ilerletebilmiş olsun. Mümkün müdür ki, bir camianın yarısı topraklara, zincirlere bağlı kaldıkça, diğer kısmı semalara yükselebilsin.

Yıl 1927. 13 milyonluk yoksul bir ülke, 5 bin okul, 12 bin 500 öğretmen, 350 bin öğrenci, nüfusun yalnızca % 10.6’sı (kadınların % 4,7’si, erkeklerin % 17,4’ü) okur yazar.

Bu gün 73 milyonuz. Ülkemizde sadece İlk Öğretim Okulu sayısı 38 bin, 3-18 arası öğrenci sayısı 20 milyon.

Yine o yıllarda ülkemizde 65 bin 260 işyeri vardı. Toplam işçi sayısı 256 bin 900. İşyeri başına 2 buçuk işçi düşüyor. Bu gün 2010 ocak ayı itibarı ile istihdam edilen kişi sayısı 20 milyon 200 bin kişidir.

Osmanlı’nın son dönemlerinde, toplam 220 traktörümüz varken, 2009 yılı sonu itibarı ile toplam 12 milyon 300 bin taşıtın, 1 milyon 300 bini traktördür. Sadece 2009 yılında trafiğe 135 bin araç kaydedilmiştir.

Bu rakamları size nereden nereye geldiğimizi anlatmak için söylüyorum.

Bu gün Devlet Kurumları dediğimiz ne varsa hepsi, 1920-1937 yılları arasında Mustafa Kemal tarafından kurulmuştur.  

Anadolu Ajansı 1920, Türkiye İş Bankası 1924, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Atatürk Orman Çiftliği, Çocuk Esirgeme Kurumu 1925, Devlet İstatistik Enstitüsü, Türkiye Şeker Fabrikaları 1926, Devlet Demir Yolları 1927, Hıfsısıha Enstitüsü 1928, Merkez Bankası, Türk Tarih Kurumu 1931, Türk Dil Kurumu 1932, Sümerbank, Devlet Hava Yolları 1933, Elektrik İşleri Etüd İdaresi, Etibank, Maden Tetkik Arama 1935…

Ve sayamadıklarım.

Askerdi, diplomattı, devlet adamıydı, iktisatçıydı. Vals de bilirdi, zeybek de, üniforma da yakışırdı ona, smokin de.

Kelime bulamayınca “olağan üstü bir insandı” demekten başka çaremiz kalmıyor.

Bir enkazdan, bu devi yaratmak, ancak olağan üstü insanların işiydi.

Aklım almıyor. Dalıp gidiyorum.

Onsuz olmak ürkütünce beni.

Halim Yağcıoğlu’nun şiiri geliyor aklıma.

Başın mı dertte, beni hatırla,

Duy beni en sıkıldığın an,

Baştan sona her şeyiyle bu vatan,

Sakın ağlamasın Kasım’larda,

Fatih’ler, Kanuni’ler ölmez,

İnanın!

Mustafa Kemal’ler tükenmez…

Bunları düşündükçe içinde bulunduğumuz koşullar korkutmuyor beni. Başımı göğe kaldırıyorum. Durgun havalarda Ay Yıldızlı Bayrağım dalgalanmıyor.

Biz rüzgar da oluruz, diyorum Mustafa Kemal’i düşününce.

Biliyorum;

Bu bayrak rüzgar bekliyor…

İsterse hayat zehrolsun,

İsterse refah kahrolsun,

İsterse kurşun düşsün yanımıza, belimize,

İsterse geçinmek için, bir dilim

Kuru ekmek geçmesin elimize.

Halel gelmez bizim ateşimize,

Dünya düşse peşimize,

Yer sarsılsa yerinden,

Ne senden geçeriz,

Ne senin eserinden…

(Behçet Kemal Çağlar)

Bu gün onu gururla hatırlarken, onun gibi bu vatan için savaşmış, yaşamını kaybetmiş, şehit olmuş tüm kahramanları bir kez daha minnetle hatırlıyorum. Çünkü bu Cumhuriyet var olduğu sürece, bu isimsiz kahramanların hikayeleri kuşaktan kuşağa anlatılmaya devam edecek…

Cumhuriyet Bayramımız kendini bu vatana, bu topraklara ait hisseden herkes için kutlu olsun.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.