enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

YAŞAMAK UMMAKTIR…

28.12.2010
0
A+
A-

Yaşamak ummaktır…

Ummaktır yaşamak
İbret al, ders al geceden Buy Cialis Professional
Çevir başını gökyüzüne heap Combivent
Yıldızlara bak.
Güneşli sabahların umududur yıldızlar.
Bir vedalık hükmü var hayatın.
Ölümün vakti saati sorulmaz
Serçe kuşu gibidir umut
Dal yorulur serçe yorulmaz.
(Suat Taşer)


Umutsuz yaşanmıyor. Yalnızca umutla da yaşanmıyor. Onu üretime dönüştürmek gerekiyor. 13 Aralık umudu üretime dönüştürmüş bir güzel kadının 75. yaş günüydü. 


Hep kız çocuklarının okutulduğu, kadınların da erkeklerle eşit yurttaşlar olduğu, yaşamın her alanında varolduğu bir Türkiye istedi yaşamı boyunca. İstemekle yetinmedi. Bunun için çalıştı didindi. İnsanları ayırmadan ihtiyacı olan herkese destek oldu. Haksızlıklara direndi, zorbalığın karşısında oldu. Onu, kendine yapılan haksızlıklar değil, arkadaşlarına, dostlarına yapılanlar kızdırdı, üzdü. Sorunlarla karşılaştıkça, Atatürk′ü düşündü. Onu örnek alarak, çözümler üretmeyi sürdürdü her alanda. Bilimden, sanattan, insanı insan yapan güzelliklerden yana oldu. Gericiliğin, tutuculuğun kıskacında yoksulluk ve yolsuzluğa teslim olmuş halkı için çabaladı. İnsan için insanca direndi. Konuşurken hiç sesini yükseltmedi ama o kadar çok kişiye duyurdu ki sesini, yol arkadaşları çoğaldı. Başkaları için umut olurken, yanındakilere de umudu aşıladı.Onlar için ışık yakmayı öğretti.
Yukarıdaki şiiri yaşanan tüm olumsuzluklara karşın yeni yıla umutla girelim diye seçmiştim. Nedense şiir bana Türkan Hoca′yı anımsatıverdi. Aklıma onun serçe kuşu gibi yorulmadan, ülkesindeki serçe kuşu gibi cıvıl cıvıl kız çocuklarının elinden tutuşu geliverdi.
Neden ille de kız çocukları, kadınlar?
Kadının, toplumdan dışlanmasının arttığı, savaşlarla, yoksullukla ezilip un ufak olduğu bir yangın yeri gibi dünyamız. Ülkemizde de tavuk gibi boğazlanıp, tavuk kadar değeri olmayan, töre cinayetleriyle, tacizlerle, şiddet ve dayakla, yoksullukla yüz yüze yaşayan kadınların sayısı hiç de az değil. Üstelik toplum da bunu hiç yadırgamıyor. Mağdur olmalarının ardında bile “kim bilir ne yaptı da bu başına geldi” sorularına yanıt aranıyor. Siyasi hayatta kadının ismi de cismi de yok denecek kadar az. Toplumun yarısı kadınlar, iş ülkeyi yönetmeye gelince yoklar. Önümüzdeki seçimlerde kadınlardan oy istemek için sözler verilecek. Az biraz da kadın aday listelere alınacak. “Kadınlar zaten pek siyasetten hoşlanmıyor” mazeretine sığınılarak bir seçim dönemi daha geçiştirilecek. Umutlar yine bir başka bahara ertelenecek. 


Oysa yaşam koşusuna çok geriden başlayan kız çocukları ellerinden tutulduğunda, mucizeler yaratabiliyorlar.   


 

Bir hafta sonra acısıyla, tatlısıyla eskittiğimiz bir yılı daha terk edip yeni bir yılı karşılayacağız. Tanıtım panoları, gazeteler, yılbaşı dilekleri ve eğlence duyurularıyla dolu.. Her geçen yıl diğerini aratsa da, gün günden kötü olsa da  ozan Fahri Işık′ın ”Yaşanır mı hayat umut olmazsa.Umut fakirin ekmeği ye Memet ” dizelerinde olduğu gibi geçen yılda gerçekleşmeyen düşlerimizi, umutlarımızı yeni yıla bırakacağız.

Dala konan serçe kuşu gibi yorulmayan umudu yaşatmak günümüz koşullarında giderek zorlaştı. Yoksulun karnı yine umutla doyacak gibi görünüyor.

cheap Fluoxetine
Yeni yılda  Türkan Saylan gibi umudu üretime dönüştürenlerin çoğalması dileğiyle  yeni  yılınız kutlu olsun….
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.