KAZAYI BEKLEMEMEK GEREK..

Süleyman Demirel, Türkiyenin son 40-50 yılına kişiliği ve yaptıkları ile damga vurmuş bir politikacımız.

BAŞAR MÜNİR
BAŞAR MÜNİR
  • 14.01.2011
  • 720 kez okundu

Yaşı çok genç okurlarımız belki hatırlamayabilirler; ancak Süleyman Demirel’in siyasi literatürümüze kazandırdığı birçok cümlesi, cevabı, yorumu var. Kendisinden en çok nefret eden kişiler bile sanırım ilginç kişiliğini ve bu cevapların mizahi yönünü takdir edeceklerdir.


 


Ülkede akaryakıt kıtlığı vardır, herkes Başbakan Demirel’in üzerine gelmektedir. Cevap: “Kardeşim, benzin vardı da biz mi içtik?”


 


Öğrenciler, sendikalar, vs. yürüyüşler, grevler yapmaktadır.


Cevap: “Yollar yürümekle aşınmaz..!”


 


Ve kesinlikle “politika” okulunun giriş panosuna yazılması gereken bir replik: cheap Paxil buy Retin-A online


“Dün dündür, bugün bugündür.”


 


Kimisi olayı alaya alan, çoğunlukla insanı sinirlendiren ama sinir bozukluğu da yaratıp gülümseten bu cevapları ben kendi adıma özlüyorum. Zira bugünkü politika diline baktığımızda çok farklı şeyler görüyoruz:


  cheap Cialis


“Ananı da al git!” , “Ucube…!” , vs.


 


Ancak R.T.Erdoğan’ın da hakkını yemeyelim. Geçtiğimiz yıllarda muhalefete yüklenirken hem kendi siyasi çizgisini hem de Türk siyaset anlayışını açıklayan enfes bir cümle kurdu;


 


“Bunlar (CHP) bir koyunu bile gütmekten acizler, ülkeyi nasıl yönetecekler?”


 


Kendisi böylelikle “Çoban Sülü”nün devamı olduğunu ve ondan sonraki çobanın kendisi olduğunu ilan ediyordu herkese. Bu anlayış, kendisinden Ankara’ya gelerek millî hükûmete destek vermesini isteyen Rauf Orbay’a Vahdettin’in verdiği cevabın devamı gibidir:


 


“Paşa, paşa..! Bu millet bir sürü, başlarına bir çoban lazım, o çoban da benim..!”


 


Milleti koyun sürüsü kendini de çoban sanan bu zihniyet maalesef her katmanda kendini gösteriyor. Günümüzün “seçilmiş kral”ları kendi dar görüşlerini halka empoze etmek için her türlü şeye başvuruyor maalesef. Son yaşanan tartışmaları göz önüne alacak olursak, bilim tam aksini söylerken kulaklarını tıkayan ve bildiğini okuyan bir “çoban” ile karşı karşıya olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu bakımdan, hangi partiden oldukları veya bundan sonra olacakları hiç önemli değil, milletçe uyanmadığımız takdirde daha çok güdülmeye müstahakız.


 


 


Bir tarihte seçim propagandası yapmak için otobüse doluşup köy köy gezen politikacıların otobüsü yoldan çıkarak tarlaya uçmuş. Köyün muhtarı, “hava sıcak, bunlar sabaha kadar kalırsa kokarlar, en iyisi gömelim bunları,” diyerek kaza geçirenleri gömmüşler. Ertesi sabah polis olay yerinde inceleme yaparken komiser de muhtarla konuşuyormuş;


 


“Muhtar efendi, gecenin o karanlığında nasıl anladınız kimin ölüp kimin ölmediğini?”


 


Muhtar cevap vermiş:


 


“Beyim, herkes ölmüştü. Gerçi bazıları, biz yaşıyoruz, dediler ama, politikacıları bilirsiniz, her söylediklerine inanmamak lazım.”


 


Hiç kimse merak etmesin. Bugünün “seçilmiş kral”ları da bir gün aynı halefleri gibi gömüleceklerdir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ