Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Metronomun ayarlarıyla oynayıp zamanı hızlandıramayacağımı çok küçükken öğrenmiştim.
İlkokuldaydım, sıcak bir yaz günüydü. O gün keman hocam rahmetli Orhan Borar bana hayatım boyunca kulağıma küpe olacak cinsten bir ders vermişti. Çalıştığımız parçayı olması gerekenden daha hızlı çalmış ve onu kızdırmıştım. Aslında ben aşağıda beni bekleyen arkadaşlarımla bir an önce buluşup yüzmeye gitmeyi düşünüyordum ama hocamı kandıramamıştım… Kemanı elimden aldı, beni bir iskemleye masada duran metronomun karşısına oturttu. Aleti Largo’ya ayarladı ve bana bir süre o ağır ve sabır tüketen düşük tempodaki tik takları dinletti. Sonra “bu ritmi iyice anladın mı?” dedi. Başımı salladım. Sonra sordu: Hangisinde zaman daha çabuk geçti?”. Bu sayımızda BODRUM GÜNDEM gazetemizin birinci basım ve ikinci sanal yaşını kutluyoruz. Şimdi daha tecrübeli, süreklilik kazanmış bir okur kitlesine sahip, hedeflerine ulaşmanın verdiği moralle ileriye daha güvenle bakan bir ekibiz. En önemlisi tempomuzu belirledik. Siz okurlarımıza gelecek yıllarda da elimizden gelenin en iyisini hak ettiği hızda vermeye devam edeceğiz. Yeni yaşımız kutlu olsun. Bu sefer metronomu Allegroya ayarladı ve hızlanan telaşlı tik takları gene bir süre dinletti. Ben hemen “ikincisinde” dedim. Gülerek “işte bu büyük insanların bile yaptığı bir hatadır” dedi. “Aslında zamanın hızı değişmiyor, senin onu kullanma hızın değişiyor. Bu parçayı daha hızlı çalarsan benim sana ders vereceğim bir saat daha hızlı geçmeyecek, aynı parçayı tekrar tekrar çalmak zorunda kalacak ve Vivaldi’nin kemiklerini sızlatmaya devam edeceksin. En iyisi şunu gerektiği hızda ve mükemmel olarak çal da bana yapabildiğinin en iyisini göster” demişti. Biz de “iki” sanal yıl ve “bir” baskılı yıl sonunda bir yaş daha ihtiyarladık. Zamanı iyi kullanabildik mi? Bunu en iyi okurlarımız değerlendirecekler. Bize bazen çok uzun gelen günler geceler oldu, sanki yüz yıl ihtiyarladık ama genelde zaman, sonradan bakılınca hep olduğu gibi hızlı geçti.