enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Metin Uca?yı Şaşırtan Sorular?VİDEO RÖPORTAJ

09.08.2012
0
A+
A-

Mizah ustası ve usta televizyoncu Metin Uca ile, 10.Bodrum Bale Festivalinin kokteylinde kısa bir söyleşi yaptık. Sorularımıza önce şaşırdı, duraksadı ama hazır cevaplığı ve entellektüel bakışı ile çok önemli yanıtlar verdi.

[youtube_sc url=”http://youtu.be/oAcwzBuLXec”]

Fatih Bozoğlu/Bodrum Gündem

Metin Uca kendi resmi sitesinde ?İnsanların, “buna gülünmez” diye burun kıvırabildikleri şeylerin, aslında çok komik olduğunu biliyorum. Ben, bunların altını çizmeyi seviyorum. Ben hayattan, Türkiye’den, Türkiye’nin gündeminden besleniyorum. Yaşadığımız garipliklerin, benim anlatmak istediklerimle çeliştiği, çekiştiği ya da örtüştüğü noktalarda, sizin “tam Metin Uca’lık” dediğiniz şeyler ortaya çıkıyor.? Şeklinde tanıtıyor kendini ve yaptığı işi. 10.Bodrum Bale Festivali kokteylinde karşılaştık. Kısa bir röportaj yapmak istediğimizi söyledik. Kibar bir şekilde de kabul etti bu dileğimizi. Doğal olarak biz gazetecilerin, hem de yerel gazetecilerin klasik sorularına yanıt vermek üzere hazırlanmıştı. Bodrum Bale Festivali ve kendisi ile ilgili biraz da magazine kaçacak sorular beklediğine emindik. Lakin Metin Uca?ya da klasik sorulmazdı ki, Metin Ucaca sormak lazımdı. Bizde öyle yaptık ve Ucayı şaşırtmayı başardık.

generic Plavix Sayın Metin Uca, siz genelde muhalif bir kişiliğe sahipsiniz, bizim gazetemizde öyle. Türkiye ekonomisi oldukça iyi gidiyor, dış politika sorunsuz ve savaş sorunumuz yok. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? buy azithromycin online

(gözlerini fal taşı gibi açarak yüzüme baktı, hoş bir gülümseme ve şaşkınlıkla yanıtladı sorumuzu)

Ne kullanıyorsanız ondan istiyorum. Yada aynı Türkiye?den mi bahsediyoruz? Böyle de görünebiliyorsa çok güzel yani. Ben kimin ne düşündüğüne değil, kendi gözlemlerime güvenirim. Yaşadığım ülkenin, güzel yurdumun insanlarının neler istediklerini ve önceliklerini, hayallerini ve umutlarını anlamaya çalışıyorum. O nedenle serinkanlı olmaya çalışıyorum. Çünkü Türkiye?de birden çok Türkiye var, bundan eminim. Bunlara nasıl bakıldığının ve nasıl görüldüğü çok önemlidir. Bütün bunların aritmetik ortalaması mıdır, yoksa bunların karekökü müdür? Onu zaman gösterecek. Bir taban bularak ona göre değerlendirme yapmak gerekiyor. Ama ben umutsuz değilim. Her zaman çıkış yolu olduğuna inanırım, uzlaşma teslim olmak değildir. Uzlaşmanın en fazla başımıza getireceği; fıkradaki Polyanna?nın başına gelenlerle sınırlı olacağını düşünüyorum. Tecavüze uğradığında neyi kurtardığına bakarsan eğer, iyiye doğru gidiyor da olabiliriz.

-Siyasi mizah yapıyorsunuz sizde. Süleyman beyin, Necmettin beyin, Bülent Beyin mizahçılara bakış açıları ile şimdiyi karşılaştırdığınızda şimdi her şey daha güzel, daha demokratik ve daha özgür değil mi?

Buna da evet diyorum. Bu da bir mizah diyebiliriz. Şöyle söyleyeyim, (burada ne yapsam diye düşünüyor,  ya küfredip röportajı bırakmayı yada bu adam bir şey kullanmış bulaşmayayım diye düşündüğü neredeyse kesin gibi) Türkiye değişim içerisinde. O değişim içerisinde de alışkanlıklar, bazı bakışlarımız değişiyor. Ben mizahın çıkıntı olduğunu, kötü niyetli yada oyun bozanlık olduğunu düşünmüyorum. Ama çok kolay bir şey asla değil. Kaba çizgiler ile ve slogan boyutunda kalan hiçbir şeyinde ortamı germekten ve kişileri keskinleştirmek dışında bir işlevi olduğunu da sanmıyorum. Ama mizah konusunda inanılmaz topraklarda yaşıyoruz. Düşünsenize otomobil yarışı yapılan bir parkurda trafik polisinin çevirip ruhsat kontrolü yaptığı bir ülkede yaşıyoruz. Bundan daha komik bir şeyi kendiniz yaratamazsınız. Sadece lider takliti yapmakla sınırlı değil siyasi mizah. Ama siyasi mizaha yatkın olan dönemlerden, şimdi siyasi mizaha biraz daha uzak durulan bir dönem, hatta bu uzaklıktan kaynaklı bir otosansüre dönüşen bir dönemde yaşıyoruz. Bu işin biraz zorlaştığını düşünüyorum. Bence buda bir süreçtir ve geçeceğine inanıyorum.

-Türkiye Basınını nasıl görüyorsunuz?

Bir ülke ne ise basını da odur. Basını suçlamak en kolayıdır. Medya ve medya sahiplik ilişkileri ve buna bağlı başka yatırımlar düşünüldüğünde, insanlara neden basına güvenmiyorsunuz diye sormak bence anlamsız. Mesleki örgütlülük ve işin saygınlığı noktasında, Türk toplumunda ne kadar yerimiz olduğu sorusuna her kesimden basın mensubunun ve çalışanının yanıt aramasının gereğine inanıyorum. O nedenle kendi çabamı sürdürüyorum. Ama başkalarının yaptıklarını da lütfen onlara sorun.

-Son sorum da benimde mensubu olduğum yerel basın ile ilgili olacak. Ulusal basına güvensizlik var. Lakin yerel basın hala güvenilen bir güç olmaya devam ediyor. Ancak ekonomik bağımsızlıklarının olmamasından kaynaklı zorluklar içinde. Yerel basınla ilgili ne düşünüyorsunuz? lowest prices for Plavix

İletişim ağı genişledikçe, yerelde olanların genele aktarımı ve genelde bıraktığı iz çok daha önemli hale geliyor. Böyle bir ortamda sizin önünüzdeki en büyük engel, çalıştığınız kurumlar ve onların sağladıkları kısıtlı olanaklar değil, yerel yöneticilerin anlayışsızlığıdır. Türkiye?deki basına yönelik cezalandırmalarda yerel gazetelere yönelik yapılan ve özellikle yerel yöneticilerden, kentin ileri gelenlerinden kaynaklanan engellemelerin ne kadar yoğun olduğunu gören, bilen biriyim. Geçtiğimiz hafta bir kentteki idari yöneticinin gazeteciye, ?al şu 500 lirayı bu haberi yapma? demesi noktasında bir tek şey söylemek istiyorum. ?Al 500 lirayı sen idari yöneticilik yapma. En azından kendi mesleğine zarar verme? deme noktasına geliyorum. Çünkü gazetecinin görevi o kent ile yaptığı haber ile bir olumsuzluk yaratmak değil, o durumu saptamaktır. Ne yazık ki devlet görevlisi olmasına rağmen o idari yönetici, 500 lira noktasına indirgeyebilecek sığlıkta olduğu için (ki ben kibar biri olduğum için başka harfler de kullanarak başka bir şekle dönüştürebiliriz) işinizin gittikçe zorlaştığını düşünüyorum. Ulusal medyada yaşanan zorlukları sizde yaşıyorsunuz. Üzerine de anlayışsız yerel idareciler ile de mücadele etmeniz gerekiyor.

Kolaylıklar diliyorum.

Usta televizyoncu ve usta mizahçıya, farklı sorular sorarak şaşırtmanın tadı da bize kaldı. En sonunda elimizi candan, sımsıkı sıkması ise bize çokta kızmadığını gösteriyordu.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.