enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

MAUSOLEUM NASIL GERİ ALINIR?

MAUSOLEUM NASIL GERİ ALINIR?
05.03.2014
0
A+
A-

 (Bir hikaye, bir bakış, bir umut) cheap Retin-A

 ödp bodrum belediye başkan adayı (5)Mehmet Çilsal (ÖDP Belediye Başkan Adayı)

Anıt mezar Mausoleum’un bir değer olduğunu ilk keşfeden 1844’de Bodrum’a gelen İngiliz Charles Alison adındaki biridir. Bu zat, Osmanlı’daki elçileri Lord Stradford Canning vasıtasıyla epey uğraşıp padişahtan bazı izinler kopartır. Bu sırada, Kudretli Kıymetli Şevketli Kerametli Abdülmecid Efendi’mizin bu konuda “sizden Allah’ın taşını mı esirgeyeceğiz” dediği de rivayet olunur. Fermanı eline alan Sir, bunların masrafı Osmanlı hazinesinden karşılanacak şekilde takım taklavatıyla gelip Bodrum’da kazılara başlar.   Adam heykel, rölyef ne bulursa, bir savaş gemisine doldurup ülkesine döner.

Aradan 13 sene geçer ve 1857 de bu kez başka bir zat çıkar sahneye. Bu zat, 1816-1894 yıllarında yaşamış olan yazar, seyyah, araştırmacı arkeolog İngiliz Sir. Charles Thomas Newton’tur.   Bodrum’da asıl kazıyı yapan da bu adamdır. Mausoleum’u parça parça memleketine götürür. Ancak, o gittikten sonra bu şaheserle ilgili hikaye daha bitmez…

Order No Rx Cumhuriyet sonrası, işlediği suçtan dolayı Bodrum’a bir yazar, edebiyatçı sürgün edilir. Bu yazar, bir süre sonra Mausoleum’un başına gelenleri bir biçimde öğrenir ve hemen harekete geçip İngiliz Kraliçesine bir mektup kaleme alır; “O şaheser vatanındaki maviliklere daha yakışacaktır” diyerek geri ister. Bu edebiyatçı Cevat Şakir Kabaağaçlı’dan başkası değildir.    Kraliçe onu, “geri veremeyiz ama; eseri şu an sergilemekte olduğumuz salonu hatırınız için maviye boyarız” diyerek reddeder.

Gel zaman git zaman, 1966’da bu kez de Danimarkalı arkeologlar gelir. Bunların maksadı eser kaçırmak değildir ama… Aynı ekip 1977 de bir daha gelir. Bu tarihten sonra da kazı faaliyetleri biter. Natrexone without a prescription

Mausoleum,  Cevat Şakir’den sonraki yıllarda,  kendisi profesör olan bir müze-kale müdürü tarafından resmi yollarla bir kez daha istenir. İngiliz Kraliçesi bu sefer öncekinden daha insaflı çıkar ve “aslını veremeyiz ama; bari kopyalarını gönderelim” diye cevap verir. Böylece, bu değerli müdür sayesinde, şimdi müzede sergilenen sahte bazı rölyeflere sahip oluruz. Ancak, şaheserin aslını geri isteme hikayesi yine bitmez…

Şunu da yeri gelmişken hatırlatalım; kurulduktan sonraki süreçte, Mausoleum başta, kilise, kale gibi tarihi eserlerin kente ait önemli değerler olduğunu ilk kez kente deklare edense ÖDP’dir; yani biz. Neyse, devam edelim…

Mausoleum son olarak, 2013 de bu kez hukuk yoluyla bir daha istenir. Duyarlı bir yurttaşın öncülüğü, belediyenin desteğiyle başlatılan imza kampanyası başarılı sonuçlanır ve AİHM’de dava açılır. Davalı taraf İngiltere “Biz çalmadık ki; fermanla aldık” savunması yapar…Bu dava hala sürmektedir. Umarız olumlu bir sonuç alınır.

Bu aşamada biz(ÖDP) diyoruz ki; “ Avrupa ülkelerini artık tanıyoruz. Mausoleum’u geri almak için savaş açacak halimiz yok. Ama, bu geri isteme sürecinde önemli bir şey eksik. Ülkemizin tarihi-arkeolojik-mimari eserlerine bakışında devlet düzeyinde gelişmeler olsa da; bireyler, ahali cephesi hala o kadar iyi değil. Bodrum, zaten nerdeyse bir İngiliz kasabasına dönüşmüş olduğundan, bizim bu antik değerlerle olan malum ilişkimizi onlar bizden iyi biliyor. 2014’teyiz; arkeolojik- mimari eserlerimiz hala harabe halinde. Bu yüzden,  Mausoleum’u verecekleri varsa bile, bu halimize bakıp asla geri vermezler. Haydi Bodrum, artık başka türlü düşün de bitir şu işi!  Kendi geleceğini düşün allahaşkına!..”

Feryadımızdan anlaşılacağı gibi, çağdaş kent ve belediyeciğin de bir gereği olarak; Halicarnassos’a, Bizans’a, Osmanlı’ya ait kentin tüm antik değerlerini günyüzüne çıkarıp bir güzel restore etmek, sonra da kent hayatına katmak istiyoruz. Antik değerleriyle beraber yaşayan bir Bodrum’a tüm dünya kamuoyunun arka çıkacağına ve şansımızın daha da artacağına inanıyoruz.

Malum kafaların gelecek diye baktığı yer, yine aynı yerdir; yine dövizdir, yine paradır… Bu anlayışın geride bıraktığı yarımada da ortadadır.

Bodrum’da eksik olansa, başka türlü düşünen insandır, vicdandır ve bizim aradığımız onlardır.

MAUSOLEUM’U ALMAK İÇİN ZATEN, BODRUM DEĞİŞTİĞİNİ İSPAT ETMEK ZORUNDADIR.

 Bu seçim belki bir fırsattır… 

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.