enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

ERKEKSEN KARŞIMA ÇIK

25.07.2014
0
A+
A-

kilicdaroglu_mugla_yatagan_bodrum_gundem_mansetCHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Yatağan Termik santrali önünde 310 gündür eylem yapan Yatağan Termik Santral işçilerini “Direniş Çadırı”nda ziyaret etti. Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmada AK Parti Hükümetini ve Erdoğan’a sert eleştirilerde bulundu.

Bodrum Gündem Haber

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Yatağan Termik Santrali ve bir dizi inceleme yapmak üzere geldiği Muğla’da önemli açıklamalarda bulunarak iktidara yüklendi. Ankara’dan CHP Milletvekilleri Şafak Pavey, Gürsel Tekin, Tolga Çandar, Aydın Ayaydın, Gürol Ergin ve Ali Arslan ile birlikte gelen CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nu Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve CHP İl Başkanı Mustafa Öztürk, İlçe Başkanları ile partililer karşıladı.

Karayolu ile Yatağan ilçesine geçen Kılıçdaroğlu özelleştirmeye karşı eylem yapan işçilerin direniş çadırını ziyaret etti. Maden iş sendikası Şube Başkanı Mustafa Girgin ile yaklaşık 100 işçinin karşıladığı Kılıçdaroğlu burada önce Girgin’in konuşmasını dinledi. Girgin 310 gündür özelleştirmeye karşı direnişti bulunduklarını belirterek “Bu santraller devletin malı değil bize devlet tarafından zimmet edilen devlet mallarıdır. Bu nedenle özelleştirmeye ve bizlere emanet edilen devlet mallarının peşkeş çekilmesine karşıyız, Salı günü yapılacak gurup toplantısında Başbakan Erdoğan bu özelleştirmeyi imzalamadan gerekli tepkiyi verin, desteğinizi bekliyoruz, özel sektör düşmanı ve özelleştirmeye karşı değiliz devletin malının peşkeş çekilmesine karşıyız” dedi.

kilicdaroglu_mugla_yatagan_bodrum_gundem (1)Önce Direnişçi İşçileri Ziyaret Etti…

Kılıçdaroğlu ise yaptığı konuşmada ikinci kez Yatağan Termik Santrali ziyaret ettiğini belirterek “Daha öncede buraya eyleme destek vermek amacıyla geldim. Muğla milletvekillerimiz ile parlamentodaki işçi kökenli milletvekillerimiz sizlerin sorunlarını sık sık gündeme getirdi, sizlere destek verdi. Sizin eyleminizi bir hak arama eylemi olarak görüyor ve değerlendiriyoruz. Demokrasilerde hak aramak çok önemlidir. Madenler zaten Anayasa’ya göre devlete aittir. İşletmeyi de devletin yapması lazım, çünkü yer altında çalışmanın çok zor olduğunu biliyoruz. Yer altı çalışmalarında uluslararası çalışma örgütünün belirlediği kuralları vardır. Çoğu zaman o kurallar ihlal edilir ve Soma’daki gibi çok acı tablolar ile karşı karşıya kalırız. Soma en tipik örneklerinden biridir. Burada yapılan özelleştirmeyi siz emek dünyası olarak yakından izlerken, bizde siyasetçi olarak emeği korumak için yakından izliyoruz. Siz bu mücadeleyi verirken Ankara’daki bazı kesimlerin sizden yana çok net tavır almaları lazım. Bunu açık söylemek zorundayım. Dolaylı olarak söylemek bana uymaz. Ankara’ya gittiniz kendinizi zincirlediniz eylem yaptınız, fakat belirli bir kesim yanınızda olmadı. Niye olmuyor? Emek en yüce değerse bütün işçi örgütlerinin sizin yanınızda olması lazım. Size destek vermesi lazım. Biz zaten destek veriyoruz. Sendikalı veya sendikasız her emekçinin yanındayız. Birbirimize destek vermek zorundayız.” dedi.

Torba Yasa Çuval Yasa Oldu…

Türkiye’deki özelleştirmeler ile ilgili olarak sert eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu “Türkiye’de özelleştirme açısından gelinen noktayla baktığımızda kamu kaynaklarının birilerine peşkeş çekildiğini görüyoruz. Açıkça görülüyor, belki bir gün Türkiye’de özelleştirmeni tarihi yazılacaktır. Bütün ayrıntıları ile yazılacak vatandaşın vergisi ile yapılan fabrikaların kimlere hangi koşullarda satıldığını göreceksiniz. Parlamentoda görüşülen bir yasa var, adı torbaydı ama torbayı aştı, çuval yasa oldu. Özelleştirme sonucu mahkeme karar verip iadesini öngörüyorsa bu mahkeme kararlarının uygulanmaması ile ilgili bir yasa çıkarıyorlar. Tek karşı çıkan parti biziz. Yani vatandaşın vergisi ile fabrika yapılmış fabrikayı satıyorsun, usulsüz ve haksız satış var, gidiliyor mahkemeye, mahkeme kamu zararı var iade edeceksin diyor, şimdi çıkarılacak yasa ile kamu zararı da olsa iade edilmez diyor. Bunun adı hukuk mu? Değil. Bu yüzden anayasa mahkemesine gideceğiz. Türk-İş ve Hak-İş nerede sormak lazım. Onların da mücadele etmesi lazım. Eğer bir kitle kendi hakkına sahip çıkmıyorsa, o kitlenin başarılı olması mümkün değil. Sizin haklarınızı savunuyoruz, savunmaya devam edeceğiz ama lütfen çemberi büyütün genişletin. Bunu yaptığınız an demokrasi güçlenmiş olur. Beyler şimdi oturuyorlar koltuklarda, biniyorlar pahalı arabalara, ondan sonra işçinin hakkını savunmuyorlar. Sonra gidiyorlar başbakan ile görüşmeye ne görüşeceksin, çözdün mü sorunu, hayır çözmedin, taşeronluk almış başını gidiyor böyle sendikacılık mı olur? CHP’nin iktidarında taşeron sistem diye bir sistem olmayacak herkes sendikalı toplu sözleşmeli olacak. Ücret sendikacılığı da olmayacak” dedi.

Erkekse Karşıma Çıkar…

“Erdoğan’ın Kendisine bir çağrıda bulundum. Üstelik anlayacağı dilden, Kasımpaşalı dilinden çağrıda bulundum. “erkeksen sadece Sosyal Sigortalar Kurumu’nu görüşmek üzere senin istediğin haram medyasında herhangi birinde yan yana gelebiliriz. Bana her türlü soruyu sorabilir.” Diyen Kılıçdaroğlu gazetecilerin, AKP Genel Başkan Yardımcı Süleyman Soylu’nun Yatağan’da yaptığı açıklama da Kılıçdaroğlu için “Karşımızda olan bir mahlukattır” ifadelerine yer verdiğini belirtmesi üzerine “Herhalde kendisini tanımlamış olacak” Retin-A no prescription yanıtını verdi.

“Sattırmayacağız” Buy Topamax on line Generic Topamax yazılı dev pankartın önünde konuşmasını tamamlayan Kılıçdaroğlu’na işçi bareti hediye edildi. Kılıçdaroğlu beraberindekilerle Muğla’da Büyükşehir Başkanı Osman Gürün tarafından verilen iftar yemeğine katıldı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.