enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

BELEDİYEMİZ VE KREDİ (İTİBAR) /Fikret Karataş yazıları…

fikret-karatas-bodrum-gundem-yaziları

Belediye Meclisi Kasım ayı olağan toplantısını haber sitelerimizden bazıları anlatmış, bazıları da bolca resimleyerek anlatmış.  Resimlemeyi özellikle çok dikkatle yapmış Çiçek-Fatih kardeşlerimiz.

Alıcı gözüyle inceleyip gözledik. Elbette irdeleyeceğiz. Çünkü “Mahalli Müşterek”  hizmetten yararlanma hakkı olan ve vergisini ödeyen bir yurttaş ve ayrıca basın elemanıyım.

Görünüş önceki yıllara göre büyük oranda ilgi yitmesini anlatıyor.  Alkıştan, şovdan  yan yana oturanların birbirlerinin konuşmalarını duyamadığı  bir süreçten dinginlik ve ilgisizlik aşamasına geçilmiş. Demek ki, “o Leylalar ezeldenmiş, ezelden.” Normaldir, olabilir.

Görüşümüz bu. Elbette bu tablo  onu oluşturanları ilgilendirir, onların sorunudur.  Oy veren insanlar olarak yurttaşları düşünmeye sevk eder, hem de derin, derin. Ciddi, ciddi düşünmeye…

Meclis 3 maddeyi karara bağlamak için toplanmış ama dört adette önergeyle eklenti yapılmış. Basit gibi geliyor ama içlerinde bir madde var ki,çok önemli ve sayıştaydan öte 5237 sayılı Türk Ceza yasasına açık.

Belediye meclisi yetki, görev ve hakkını anlatan 5393 sayılı yasanın 68/e maddesi, Belediye yönetimine borçlanma yetki vermiş, kurallarını da koymuş.  Çok doğal bir olay. Bunu kimse yadsıyamaz. Biz de yadsımıyor ve neden bu yetkiyi vermişler  diyemiyoruz.  Zaten deme hakkı da yok kimsenin.

Evet bundan sonra, yani bu aşamada  Ancaaak! Deme durumundayız. 5393 sayılı yasa  ne diyor: “Belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikli ihtiyaçlarını” karşılamak için  kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilere oluşturulan , mali ve idari özerkliğe sahip tüzel kişi….”

Bu tanımla Belediye oluşturulduğu yeri (il, ilçe)  ve halkını yönetmez, yönetemez. O işlevi Devlet, bürokrasi aracılığı ile yapar.  Belediye tanımında görüldüğü gibi   “… Belde sakinlerinin mahalli müşterek  nitelikli hizmet gereksinimlerini karşılar…..” yani Belediyeler hizmet yaşamını ve görevini yönetir. Bunlar yasada sıralanmıştır.  Bu arada hizmetlerle ilgili gelirlerin de neler olduğu yasalarda sıralanmıştır.

Belediyeler bütçeleri yetersiz olduğunda borçlanırlar. Nasıl ve ne ölçüde borçlanılacağı yasanın 68. maddesinde belirtilmiştir.  Borçlanmanın sağlam gerekçelerinin olması gerekmektedir.  Bazen da anlaşılması kolay yatırım  projelerine gereksinim duyulduğu ve koşul olduğu aynı yasada bulunmaktadır. (Dış borçlanma)

Belediye yönetimi MECLİS ÖNÜNE “Esnaf zorda olduğu için borçlanma gereksinimi ….” Gerekçesiyle çıkmıştır. Bu elbette anlaşılması ve anlatılması zor ve yadırganacak afaki bir gerekçedir.  Bu gerekçeye karşı çıkan yurttaşların savları ve karşıtlık gerekçeleri çok sağlam ve anlaşılır görünümündedir. Onlara temelde katılmamak olanaksızdır.

Belediyemizin 2015 yılı sonu itibariyle kesinleşmiş bütçe rakamı 151. 2297 306 TL. dır. Dolayısıyla borçlanabileceği miktar da söylendiği 15 milyon TL. dır. Ancak bu rakamın içinden aktif ve pasif arasındaki aleyhte fark ne ölçüde etkileme gücüne sahiptir.  Çünkü bütçe açığı- ki vardır-dediğimiz bu rakam 2016 yılına devredilen borçtur. Bunların anlatımı gerekmektedir. Şöyle ki,

Yapılacak borçlanmalar ile 2016 yılı sonundaki borç miktarı nereye ulaşacaktır,

Kullanılacak kredinin itfa planı nasıl olacaktır,

Önceki yılın borç ödeme yeteneği nasıldır,

Geçmiş üç yıllık bütçelerdeki borç ödeme yeteneğinde düşüş var mıdır, hangi ölçüdedir,

Son üç yıldaki kredibilitesi (kredi değerliliği) ne merkezdedir,

Kullanılacak krediler  hangi gereksinimlerle ilgilidir, gereksinimler yasaya uygun mudur,

Belediyenin çeşitli etkinlikler için  2016 yılı harcamaları bütçeyi nasıl etkileyecektir,

Kapanan belediyelerden intikal eden borç miktarlarını dökümü nasıldır,

Borçlanma gerekçelerinin bütçe rakamları ile uyuşup uyuşmadığı gözetilmiş midir?

Borçlanmanın müşterek nitelikli hizmetle ilgisi var mıdır.

Söylediklerimizin açıklanması halinde borçlanmaya karşıtlığın yaşanacağını sanmıyoruz.

Ancak belediyemizin mecliste sunduğu gerekçeler hem yasaya aykırı, hem de anlaşılması olanaksızdır.  Ayrıca tehlikeli ve çok risk içermektedir.

Anladığımız kadarı ile Belediye, kendisine borcu olanlardan hizmet yaşamı için alacağını tahsil edeceği yerde, onların borcunu da (vergi, sigorta .v.s) ödemek için borçlanmayı göze almıştır.  Böyle bir gerekçeyi kabul edecek bir yasa ve kabullenecek bir odağın, makamın olduğunu sanmıyoruz. Çok da yadırgıyoruz.

Meclis görüşmeleri iyice statik hale gelmiş veya getirilmiştir. CHP DEMOKRATİK, DEMOKRASİ, HÜR FİRE, İNSANA (ÖNCE İNSAN) ÖZGÜR TARTIŞMAYA ÖNEM VEREN BUNLARI İLKELERİ İÇİNDE KABUL EDİP SÜREKLİ DİLLENDİREN BİR PARTİDİR.

35 YIL SONUNDA KAZANDIĞI Bodrum Belediye Yönetimini kısır döngüler, özgür anlatımı engellemeler, statik davranış ve fikir küçümsemesi nedeniyle bir ara yitirmiştir. Neyse ki, sonradan toplanarak yeniden hizmet görevine kavuşmuştur. Bu tehlikeler hep vardır, olabileceği de güçlü olasılıktır. Hiç kimse “Ne yaparsam halk kabul eder” hevesine kapılmamalıdır.

25 milyon TL. kredi kaynağını iyi belirlemek gerekmektedir. Parasal konularda ne 15 Temmuz ne de Yenikapı olgusuna baş vurulmamalıdır.

Belediyeler ve sair resmi kuruluşlara borcu olanlar için “yeniden yapılandırma” işinin kapısı 25 kasıma dek açıktır. Belediyemiz ve borcu olanlar da  buraya geçmişte olduğu gibi baş vurabilir.

İktidarın gözü kulağı Bodrum’dadır. Borçlanma, kredi hibe v.s. gibi akçalı konular da gereksiz yakınlaşmalar anlaşılamayacak olguları gündeme getirebilecektir.

Sayın ilgililer, parasal konularda karınca kararınca bilgiye sahip olan biri olarak kredi gerekçelerinizi ve uygulamalarınızı yetersiz, yersiz , riskli ve yasaya aykırı bulduğumuzu üzülerek bildiriyoruz!…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
  1. Mehmet ÜLKÜM dedi ki:

    Sayın dostum Fikret bey;
    Haklısınız, belediyeler elbette borçlanabilir. Ancak bu borçlanma mega yatırımlar, daha çok alt yapı (su kanalizasyon vb.)yatırımları için olmalıdır. Alacağını tahsil etmeyerek cari harcamalar için (personel giderleri v.s.) yapacağı borçlanmadan ötürü benim ödemek durumunda kalacağım faize itirazım var.
    Alkış meselesine gelince ne desem bilmem ki maalesef böyle herkes laik olduğu gibi yönetilirmiş….

  2. fikret karataş dedi ki:

    Sayın Ülküm, sevgi ve saygılarımı sunarım. Görüşelim. Kahvaltı sürmekte. Sizi görmekten mutlu oluruz…