enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

DİN, BİREYİN KENDİ DİLİNDE OLMALI…

DİN, BİREYİN KENDİ DİLİNDE OLMALI…
Spread the love

DİN-İNSANIN-KENDİ-DİLİ-ÜZERİNDEN-OLMALI-MANŞETHerodot 3. Yaş Akademisi tarafından düzenlenen Günbatımı Söyleşileri’ne felsefeci Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan katıldı. Gündoğan söyleşide felsefe konusunu enine boyuna ele aldı.
Bodrum Gündem Haber 
Karia Princess Otel’de Hamdi Topçuoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen Günbatımı Söyleşilerinin geçtiğimiz günkü söyleşisine Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan konuşmacı olarak katıldı.

Söyleşi öncesi Kent Haber’e bilgiler veren Gündoğan, Günbatımı Söyleşileri’ne katılmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Davetlilerle birlikte felsefe konusunu enine boyuna değerlendireceklerini de sözlerine ekleyen Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan şunları söyledi: “Bugün felsefe üzerine bir sohbetimiz olacak. Felsefe nedir, nasıl doğdu, nasıl gelişti, toplumlarda aldığı biçim nedir? gibi konuları bugün ele alacağız. Eğer felsefeyi bir toplumdan dışlarsak o toplum zor durumlarla karşı karşıya nasıl kalır, bunlar üzerinde tartışacağız. Felsefenin dinle, bilimle, ahlakla olan ilişkisini değerlendireceğiz. Toplantının ikinci kısmında bu konular üzerine sorulacak soruları alarak bir sohbet gerçekleştireceğiz.”

Söyleşide Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, özellikle felsefe ile din arasındaki ilişkiye dikkat çekerek “Hristiyanlıktan sonra Skolastik dönemde materyalist bir tane adam bulamazsınız. Ancak Hristiyanlıkla ilişkisini koparanlar materyalist olabilir. Ama İslam felsefesinde İslamla ilişkinizi hiç koparmadan materyalist olmanız mümkün, buna imkan var. Sebebi ne? Sebebi tabiat üstü inanç gerektiren çok fazla dogmanın bulunmayışıdır. Hristiyanlıkta bu açıdan dogma çok daha fazladır. Teslis bir dogmadır mesela, asli günah bir doğmadır. Bütün insanların günahkar olarak Dünya’ya geldiğini düşünür” diye konuştu.

Din ile dil arasındaki ilişkiye de dikkat çeken Gündoğan şunları kaydetti:  “Bir toplum sahip olduğu dinin metinleri ile kendi dili üzerinden ilişki kurmazsa abuk sabuk bir din ortaya çıkar. Anadolu’da 11. ve 12. yüzyıllar içerisinde bir Anadolu aydınlanması vardır. O aydınlanmanın temsilcilerine bakın. Din ile ilişkilerini Türkçe üzerinden kurmuşlardır. Bu açıdan Cumhuriyet döneminde Atatürk’ün yapmaya çalıştıkları çok önemlidir. Çünkü dille Türkçe üzerinden ilişki kurmak onu sizin kendi dilinizle anlamak ve yorumlamak imkanı verir” dedi.

İkinci bölümünün soru cevaplarla sohbet şeklinde geçtiği söyleşi Aspat Korosu şefi piyanist Mustafa Köker’in çaldığı eserlerle de renklendi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.