Minik Kadının, Kocaman Elleri Var / Serap Eflanlı yazıları…

SERAP EFLANLI
SERAP EFLANLI
  • 22.04.2019
  • 819 kez okundu

Onbeş yıl önce Bodrumlu olmaya karar verdiğimde, bir büyükşehir insanı olarak, Bodrum’u küçük, herkesin herkesi tanıdığı bir kasaba olarak hayal etmiştim.

DEĞİLMİŞ…

Yillar içinde kendi dostluklarımı edindim; böylelikle herkesin herkesi tanıdığı bir çevrem oldu.

RAHATLADIM…

Ondört yıldır Bitez’de ikamet ediyorum. Yüz metrelik alan içinde, ihtiyaç duyduğum her şey var. Bakkal, manav, kasap, eczane, peynirci -ki, bu onların işi- gibi temel ihtiyaçların karşılanabildiği yerlerden, lezzetli, özel, özenli yiyeceklerin satıldığı dükkanlara, keyifle oturup, yiyip içip, sohbet edebileceğin şirin mekanlara kadar her şey var.

ŞANSLIYIM…

Bu yüz metrelik alan içinde bir de “deli bir kadın” var… BÜŞRA VELİOĞLU.

Önce, boş bir dükkanın üzerinde tabelasını gördüm ve “insanlar neden mekanlarına kendi isimlerini verirler ki, çok saçma” diye geçirdim içimden. Sonra tanıştım O’nunla.

UTANDIM…

Kocaman güçlü elleri, güzel gözleri olan, bu minik kadın, meğer yıllardır, atölyesinde küçük, ama zengin dünyasında, sürekli üreten ve gayette tanınan bir takı tasarımcısıymış. Atölyesinin tabelasına BÜŞRA VELİOĞLU yazmasın da ne yazsın?

Çocukluğu ve ilk gençliğinde başlamış takıyla hemhal olmaları. Sonra Güney Afrika’ya gitmiş ve orada iyice alevlenmiş, şekillenmiş tasarım aşkı. Gümüştür temel malzemesi, yanına kemik, tahta, deri, keçe, kumaş, çakıl taşı, değerli taşlar ekleyerek oluşturur güzelim takıları ve objeleri.

 

Zamanla, arkadaş ve dost olduk Büş’le… Bol gülmeli, bazen ağlamalı, ama hep derin sohbetlerimiz oldu. Onun evinden hep kalbim, beynim dopdolu çıktım.

ZENGİNLEŞTİM…

2018 Ocak ayında, “Mart ayında atölyede sergi açacağım, adı 100 Gümüş Balık” dediğinde, kocaman oldu içim; hemen ne yapalım? nasıl duyuralım? telaşına girdim. Çünkü yıllar içinde anladım ki, Büş, pek ortalıklarda olmak isteyen biri değil. O, bulunmak istiyor. Bodrum’un en işlek, en para kazanılacak yerlerinde değil de, Bitez köyünde açıyor atölyesini. Bilen ve anlayan gelsin, bulsun O’nu istiyor. Sergi açma fikrinin oluşması, yaratıcılığını kamçılayan, kışları zorlu geçen bu coğrafyada, kendini atölyesine kapatarak, tutunduğu fikre odaklanarak, üretmekle geçiyor.

100 GÜMÜŞ BALIK SERGİSİ MUHTEŞEM OLDU…

Bir fikri hayata geçirmeye başlarken, ikincisi, üçüncüsü oluşuyor bu deli kadının beyninde. Hep

okuyor, izliyor, dinliyor hayata dair ne varsa. Hiç tekrara düşmüyor; aklı ellerinden önde…

2018 bitmeden, 2019 Nisan sergisi fikri oluşmuş, atölyesine kapanmış, harıl harıl üretmeye başlamıştı. Bu sefer konu bitkilerdi.

GÜMÜŞTEN BAHÇEM…

İKİ YILDIR BODRUM’DA BAHARLAR KEYİFLE BAŞLIYOR…

********************

Büş’ün, öyle derin bir heyecanı vardır ki; beni her zaman sarıp sarmalar; sanki özne benmişim gibi pırpırlanır içim. Evet, Büşra Velioğlu benim için özeldir. Makalemin başında sözünü ettiğim yüz metrelik alanın, yıllar içinde güzelleşmesinin, renklenmesinin, gizli sebebidir de bence. Kimi buralılar bile, bilmez O’nun mabedini… Haftanın altı günü, girer atölyesine, geceden biriktirdikleriyle, akşam çıkar mabedinden yeniliklerle. Aklı, yüreği hep meşguldür. Yaptığı sonsuz güzellikteki takıların, objelerin, hep bir hikayesi vardır ve onları kimlerin aldığıyla da ilgilidir. Siz O’nu takip etmesiniz de O, atölyesinden içeri giren herkesi bilir, tanır, takip eder kendi indince… (Sosyal medyadan değil elbette.)

Diyeceğim o ki, Bodrum’da yaşayanlar, sezonun yaklaştığını BÜŞRA VELİOĞLU sergileriyle fark edecek artık ve beyaz boyalı, civit mavi söveli evlerine, her sergiden mutlaka bir takı, bir objeyle dönecek.

Bodrum’u yaşayanlar da, BÜŞRA VELİOĞLU sayesinde, deniz, kum, eğlence, çılgın partilerle anılan bu coğrafyada, oniki ay, çok özel işler yapan, yaratıcı, doğal olarak da başarılı, bağırmadan, sakince ve inançla üreten insanların varlığını bilecek.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ