enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

TİRHANDİLLER / Canan Küçükeren Bodrum Gündem Yazıları…

TİRHANDİLLER / Canan Küçükeren Bodrum Gündem Yazıları…

Antik çağlardan bugüne değin önemini koruyarak gelen, Akdeniz ve Ege denizinde geleneksel balıkçı teknesi olarak kullanılan Tirhandil, kürek ve yelkenle yürütülen ahşap bir teknedir.

Adını Antik Grekçe trekhantiri / trechenderi / triakene’den almış olup “bire/üç” anlamındadır. En önemli özelliği, eninin boyunun üçte biri olması, teknenin inşa ölçülerini belirtmesidir. Alabora olmamasıyla ün kazanmıştır. Baş ve kıç tarafı sivri olup genellikle yeke ile kumanda edilir. Yuvarlak gövdesi, geniş karnı ve güvertesi ile yük taşımacılığı, balıkçılık ve sünger avcılığı için ideal bir forma sahiptir. Yelken seyrine uygun, hızlı ve denizci bir teknedir. Günümüzde çift direkli örnekleri varsa da antik çağda tek direkli ve Latin yelkenlidir. Üstün manevra kabiliyeti, en/boy arasındaki oranı, alçak ve kavisli bordası nedeniyle kolayca alabora olamamakta, böylece kendisine verilen “Akdeniz Efsanesi” adını hakkıyla hak etmektedir. Güvenirliliği, sağlam yapısı ve denize direnci nedeniyle antik çağda deniz ticaretinin en önemli ve en yaygın olarak kullanılan taşıtıdır.

Tarihin ilk denizcileri Mısırlılardır. M.Ö.3000 yılında tekne yapmaya başladıkları bilinmekte olup, papirustan yaptıkları teknelerin başı ve kıçı sivri formdadır. Tirhandillerin de biçimlerinin bu ilk teknelerden alındığı varsayılmaktadır. Antik dünyada ilk deniz ticaretinin Mısır ile Fenike (Kenan ülkesi) arasında başladığı, M.Ö.2000 ila 1500’lerde Fenikelilerin, Mikenlerin, Helenlerin, Giritlilerin ve Karialıların deniz ticaretinde önemli bir yer sağladığı antik kaynaklarda belirtilmektedir. Antik çağda amfora olarak adlandırılan iki kulplu ve sivri dipli toprak testiler, her türlü ticari malı (şarap, zeytinyağı, hububat, incir, tuz, tuzlu balık vs) taşımakta kullanılmışlar ve bu geniş karınlı açık ambarlı teknelere kolayca yerleştirilmişlerdir.

Homeros’un İlliada ve Odisse Destanlarında “koca karınlı tekneler” diye ifade ettiği tekneler Tirhandil biçiminde olmalıdır. Yunan mitolojisinde altın postu aramaya giden Arganot’ların lideri Iason’un kullandığı tekne de gene antik kaynaklara göre Tirhandildir. Tarihin ilk babası Halikarnassos’lu Herodotos da seyahatlerini derlediği Herodot tarihinde Tirhandillerden bahsetmektedir. Ege ve Akdeniz’deki ticaretin gözbebeği olan Tirhandillerin neredeyse 4000 yıldır sadece küçük değişiklikler geçirerek ve aynı formu muhafaza ederek günümüze kadar gelmesi ilginçtir.

Antik çağda Tirhandiller genelde 6-15 metre uzunluğundadır. Günümüzde ise turizm nedeniyle 20 metre uzunluğuna kadar imal edilebilmektedir. Gene antik çağda tek direkli olup Latin yelken ile kullanılırken günümüzde çok daha modern formlarda örneğin 2 direkli yapılabilmekte, Renda ve Markoni yelken tipi ile de kullanılmaktadır. Antik dönemde menengeç ve sedir ağacından yapılan tekneler bugün, reçineli çam ağacından inşa edilmektedir. Erken Bronz çağdan bugüne değin gelen Tirhandil formundaki teknelerin yapımına Roma, Bizans (Doğu Roma) ve Osmanlı çağında da devam edilmiştir.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinde restorasyon öncesi teşhirde bulunan ( halen kapalı!) bulunan Serçe Limanı Cam Batığına ait tekne (M.S. 11.yy) 15 metre uzunluğu ve 5.13 metre genişliği ile Tirhandil formuna yakın olup günümüz Bodrum tersanelerinde uygulanan tekneye benzer olarak inşa edilmiştir.

Bodrum’daki Osmalı Tersanesinin kaldırılmasından sonra (1840) Anadolu’da tekne imalatı kesintiye uğramış, ancak Yunan adalarında Tirhandillerin kullanımına devam edilmiştir. Özellikle Kalimnos Adası sünger avcılığının merkezi konumundayken yüksek manevra kabiliyeti (Tirhandil boyu kadar yerde dönebilir) güvenirliliği ve sağlam geniş karınlı gövdesiyle sünger avcılarının talep ettiği tekneler olmuşlardır. Sünger dalgıçlarının nergile tekniğiyle daldığı dönemde, dalgıcın çıkardığı kabarcıklarıyla takip edebildiğinden ayrıca tercih edilmekteydiler.

Ülkemizde ise ancak 1960’lı yıllardan itibaren Tirhandiller tekrar görülmeye başlanmıştır. Bodrum’da yapılan ilk Tirhandil imalatını, Güllük’de deniz feneri bekçisi olan Namilerin Mehmet, Kalimnos’a giderek yunanlı ustaların yanında çalışıp, tekniğini öğrendikten sonra yapmış ve büyük bir Tirhandil ustası olmuştur. Ardından Namilerin Mehmet’in çırağı olarak yetişen Ziya Güvendiren Usta, bu konuda büyük emekler vererek muhteşem Tirhandiller inşa etmiştir. Ziya Ustanın yetiştirdiği Çolak Erol (Ağan), İsmail Özyurt, Erol Özyurt, Kıvırcık Mustafa, İlkay Mıstık, Mustafa Özkeskin (Hacı), Mahir Top, Mehmet Nami Uyav ve Küçük Ziya Tirhandil ustaları olarak Bodrum denizcilik ve süngercilik tarihine adlarını yazdırmışlardır. Fırtınaya direnç gösteren geniş karınlı, sağlam ve yük taşıyabilen Tirhandiller için Bodrum’lu Tirhandil ve Gulet ustası Çolak Erol (Ağan), ” yaptığımız 9-10 metre bir Tirhandilde posta aralığını en fazla 20 cm bırakırdık ki ne fırtınaya ne yüke bana mısın demezdi ” der. Tirhandil yattığında altındaki su miktarı azaldığından hızı da artar. Günümüzün en meşhur Tirhandil’i de, herhalde efsane süngerci Aksona Mehmet’in, Ziya Usta yapımı olan teknesi Mancorna’dır.

Her yaz Mavi Yolculuklarda keyifle bindiğimiz Tirhandiller, Guletler yani Bodrum ve yöresinde (Ören, Bozburun gibi) çok gelişmiş olan geleneksel ahşap tekne yapımcılığı aslında Karia ve Ege bölgesi tekne inşa tekniğinin bugünlere bir uzantısı olup, bir rastlantıdan öte bir tradisyonun devamıdır.

Akdeniz yöresinin en büyük ve prestijli yarışı olan The Bodrum Cup, 28. yılında Gulet yarışlarından ayrı olarak dünyada ilk defa Tirhandil yarışını organize etme onuruna erişmiştir. Bu gelenek halen devam etmekte olup, Tirhandil yarışları da artık, ayrı bir kategoride “Tirhandil Cup” olarak yapılmaktadır ve Bodrum’un kış aylarına ayrı bir şölen katmaktadır. The Bodrum Cup ve Tirhandil Cup tarihe duyduğu saygıyı irdelerken, Tirhandillerin de çok keyifli, güvenilir ve binlerce yıldır popülerliğini koruyan tekneler olduğu olgusunu tekrar pekiştirmiştir.

Binlerce teşekkür emeği geçen büyük ustalara, binlerce teşekkür The Bodrum Cup organizasyon ekibine…

Canan Küçükeren / Arkeolog

Ekim 2016 – 2019

Yorumlar

  1. Mete Can dedi ki:

    sevgili Canan , bence Bodrum ‘a gelmiş geçmiş ustalar arasında en iyileri arasında en başta gelen Ali Kemal Denizaslani’ni unutmussun.

  2. Dr. İ.Yalçın Gürkan dedi ki:

    Yelkenci ve denizci olarak iyi özetlediğinizi söylemem gerek. Herodot tarihi okumalarında görüşmek üzere sevgiler.