Cinsiyet Ayrımcılığı Suçtur…/ Nuran Yüksel BG Yazıları

NURAN YÜKSEL
NURAN YÜKSEL
  • 04.12.2019
  • 3.293 kez okundu

5ARALIK DÜNYA KADIN HAKLARI GÜNÜ

Günümüzde yadsınamaz bir kadın sorunu ile karşı karşıyayız. Daha ilk adımda ailede başlayan sorun , toplumsal yaşamın her alanında  her biçimiyle ve bütün boyutlarıyla görebilmek mümkün… Erkek egemenliğine dayalı aile yapısı içinde başlayan öğretiler yine erkek egemen toplumsal yaşam içinde ve öteki alanlarda maalesef hala kadının ezilmesi, horlanması ve yok sayılması olarak karşımıza çıkıyor.

Kadın sorunu tarihsel ve toplumsal bir sorundur. Temelde toplumsal ilişkilerin köklü değişimleriyle çözümleri mümkündür. Kadınlar 85 yıl önce 5 Aralık’ta seçme ve seçilme haklarına kavuştuğunda. kazanımlarımızla  dünyada 2. Sıradaydık. Bugün 2019 da ise 118. Sıradayız.

5 aralık 1934 de Atatürk devrimlerinin en önemlilerinden biri gerçekleşti. Kadınlar seçme ve seçilme haklarına kavuştu. Genç Cumhuriyet 85 yıl önce kadınlara bu hakkı çok sayıda Avrupa ülkesinden önce tanıdı (Fransa ve İtalya dan 11,Romanya dan 12,Belçika dan 14,İsviçre den ise 36 yıl önce).

Fakat neredeyse bir asra yaklaşan sürede geldiğimiz nokta

589 milletvekilinin 102 si kadın %17,32

20 şehirde hiç kadın milletvekili yok.

1389 belediye başkanının 43 ü kadın

Dünya kenti Muğla’da hiç kadın milletvekili olmadı

Dünya kenti Muğla Bodrum’da hiç kadın belediye başkanı olmadı

50 bin 157 muhtarın 1071 i kadın muhtar

Muğla’da toplam 551 muhtardan 17 si kadın

Bodrum’da 56 muhtardan 5 i kadın

85 yıl sonra sadece 2 vali,14 kadın kaymakam

4 bin erkek savcıya karşılık 448 kadın savcı

2356 erkek büyükelçiye karşı 43 kadın büyükelçi var.

Elbette son yıllarda ülkemizde kadın hareketi çok yol kat etmiştir. Bir çok kazanımlar elde edilmiştir. Özellikle yaşadığımız kent Bodrum da yeni yerel yönetimle kadın hakları savunucularının yaptıkları Belediye bünyesi içindeki TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ protokolü bile bizim için çok sevindirici ve umut vericidir.

Toplumu ve bireyleri ilgilendiren kararların alındığı , seçim ve atama ile oluşan tüm karar organlarında sağlanacak kadın –erkek eşitliği gerçek demokrasinin olmazsa olmaz şartıdır. Bugünkü eşitsizliği gidermek ,tüm yurttaşların kararlara katılımını sağlamak ,kadın deneyimini ve çözüm üretme yeteneğini sosyal ve siyasal alanlara kazandırmak tüm siyasetin özellikle sol siyasetin ve yöneticilerinin öncelikli görevi olmalıdır.

Kadın haklarının, özgürlüğünün mücadelesinde her sorumluluğun sadece kadınların üzerinde olması gerektiği düşüncesi çok büyük haksızlık ve adaletsizliktir. İnsan hakları erkek ya da kadın, çocuk ya da yetişkin herkes için geçerlidir. Oysa öyle bir dünyada yaşamadığımız o kadar acı bir gerçek ki. O nedenle kadın haklarının net bir şekilde belirlenmesi ve güvence altına alınması devletin ve aydınlık siyasetin öncelikli sorumluluğu olmalıdır.

Türkiye de kadına yönelik şiddete sıfır tolerans demek şarttır.

Türkiye de çalışan kadınların sayısı hala çalışan erkeklerin sayısının yarısından azdır. Kadınlara bunu aşacak kültürel eğitimin ve sosyal sorunlarının çözülmesi şarttır.

Gündelik yaşamımızda, televizyonlarda, haberlerde güçlü kadınları görmeye ihtiyacımız var. Böyle kadınlar aslında aramızda o kadar çok ki ama öne çıkarılmıyorlar.

Sonuç olarak Türkiye de kadın olmak hep mücadele etmek demektir. Her konuda iki üç kat daha fazla çalışmak demektir. Sürekli tedirgin olmak hiçbir zaman kendini güvende hissetmemek demektir. Sürekli kendinizi açıklamak zorunda kalmak demektir. Ne yaptığınızı ,niye yaptığınızı ,kendi içinizde sürekli muhasebe etmek demektir. Sürekli sabretmek alttan almak demektir.

Evet…evet.. biz kadınlar çok yaralı olsak da artı k Türkiye de bütün kadınların  hangi konumda olursa olsun  aynı duyguları yaşadığını biliyoruz. Haklarımızdan  asla vazgeçmemeye  kararlıyız. Ve her  zaman söylediğim gibi yine diyorum ki

Biz kadınların

Sevgi ören özleri

Söylenecek sözleri

Sözlerini tutacak güçleri

Yollara bırakacak izleri

Her zaman vardır

VAR OLACAKTIR

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. ilknur özer dedi ki:

    Sevgili Nuran Hanım çok etkileyici bir yazı en çok da sıralamada gelinen nokta 2.likten 118.liğe düşüşümüz çok acı.Yazdıklarınızla toplum içinde bir fark yaratıyorsunuz emeğinize sağlık.

YORUM YAZ