enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Orhan Dinç, Pandemi Sürecinde Mavi Yolculuğu ve Sektörü Değerlendirdi

Orhan Dinç, Pandemi Sürecinde Mavi Yolculuğu ve Sektörü Değerlendirdi

 

İMEAK Deniz Ticaret Odası Bodrum Şube Başkanı Orhan Dinç, sektörü ve 2020 sezonunu değerlendirdi.

Çiçek Bozoğlu/Bodrum Gündem

İMEAK  Deniz Ticaret Odası Bodrum Şube Başkanı Orhan Dinç, Bodrum turizminin can damarlarından biri olan Mavi yolculuğu, yat turizmini ve sektörün geleceğine dair gazeteci Fatih Bozoğlu’na bir değerlendirmede bulundu.

Başkan Dinç Mavi Yolculuğun dünya genelinde “Yacht Charter” yani “Yat Turizmi” olarak tanımlanan seyahat teriminin altında yer aldığını belirtirken bu noktada Mavi Yolculuğu diğer seyahat deneyimlerinden farklılaştıran en ayırt edici özelliğinin, mürettebatlı bir hizmet olması ve üst seviyede misafirperverlik ile ağırlama hizmetinin misafire sunulması olduğunu kaydetti. Dinç “Genel tanımlaması gulet olan ahşap, saç veya fiber malzemelerden üretilen tekneler ile yapılan seyahatler Mavi Yolculuk terimi altında birleşmektedir. Günübirlik yapılan seyahatler bu tanımın altında yer almamaktadır.” Dedi.

İMEAK  Deniz Ticaret Odası Bodrum Şube Başkanı Orhan Dinç konu ile ilgili değerlendirmelerine şöyle devam etti “ Bodrum, gerek turizm, gerekse imalatta Türkiye’ nin incisi olup, Türkiye’ nin Ege ve Akdeniz kıyılarında, Bodrum’ un tanınmasında büyük katkısı olmuş ünlü yazar Halikarnas Balıkçısı’ ndan bu yana yarım asırdır süregelen Mavi Yolculuk için en ideal başlangıç noktasıdır. Gökova Körfezi Avrupa’ nın en iyi deniz gezisi alanlarından biri kabul edilmekte. Pandemi döneminde bile insanların butikleşmeyi tercih etmesinden kaynaklı bol güneşi, berrak suları, uygun demirleme alanları ve dost canlısı insanlarımız ile ağırladık misafirlerimizi. Elimizdeki bu kıymetli değerleri geliştirerek korumak, ülkemizin hem turizm hem de tekne üretimi alanındaki bilinirliğini arttırmak sureti ile ülke ekonomimize katkı sağlamak en büyük gayemiz oldu.

 Yaşadığımız dönemin bize en büyük getirisi sektörümüz ve bileşenlerinde dijitalleşmeye geçiş oldu.

Eskiden, deniz turizmi ve yat imalatına ilişkin ürün ve hizmetlerin yerinde incelenmesinde ya olanak yoktu, ya da çok kısıtlıydı. Özellikle mavi yolculuk, marjinal bir turizm çeşidi olarak algılanmaktaydı ve portföyünün çoğunluğunu tekrar eden müşteriler oluşturmaktaydı. Pazarlama konusunda etkin, verimli ve düşük maliyetli bir pazarlama kanalı olan internetin kullanılmaya başlanması, sektörün bilinirliği ve müşteri yelpazesini ciddi ölçüde arttırdı. Karlı müşteri ilişkilerinin geliştirilmesinde ciddi bir rol oynadı. Sektörümüzün bu kadar büyümesini de bir yerde dijitalleşmeye borçlu olduğumuzu söylersek yalan söylemiş olmayız. Bilgi teknolojileri her turizm dalında olduğu gibi Deniz Turizminde de ciddi avantajlar sağladı. Şimdilerde tüm iletişim yolları artık video konferans yöntemiyle yapılıyor. Ayrıca, sosyal medyanın yaygınlaşması ile tekne üstünde ve koylarda müşterilerin yaptığı paylaşımlarla çok fazla kişiye ulaşıldığını görüyoruz. Tek maliyeti verdiğimiz kaliteli hizmet ve bölgenin en güzel koylarına sahip olmamız olan, müşterilerin kendilerinin yaptığı ve bize olumlu yansıyan bu tanıtımdan da oldukça memnunuz. Dijitalleşme, getirdiği bütün olumlu şeylerin yanında, bir takım riskleri de sektörümüze soktu ve bu risklerin en önemlisi dijital çağın gereklilikleri ve sürekli gelişimine ayak uyduramayıp, rakiplerin gerisinde kalınması ve rekabet edebilirliğin azalması oldu. Günümüzde iyice yaygınlık kazanmış bilgi teknolojilerinin küreselleşmeyi hızlandırdığı ortada olup, bu pazardan gereken payı alabilmemiz için kendimizi sürekli geliştirmemiz gerektiği bir gerçektir.

Pandemide Hayat Teknede

2020 yılında Pandemi döneminde, hayat mavide teknede kalın sloganıyla yola çıkarak yaptığımız ulusal ve yerel medya tanıtım çalışmalarımızın faydalı olduğunu gördük. Turizm alanında beklenen %70 daralmaya karşın, kruvaziyer turizmi hariç diğer deniz turizmi türevlerinde daralma %50 ile sınırlı kaldı. Deniz turizmi ve özellikle mavi yolculuk faaliyetlerinin geleceği konusunda önümüzdeki dönemde de tanıtım ve farkındalık çalışmalarımızı yürütmeye devam ederek, pandemi 2021 yılında devam etse dahi zararlarının sınırlı kalmasının sağlanabileceğini öngörüyoruz. Tabii ki sektör temsilcileri ve sektörün içindeki kişiler olarak pandeminin en kısa zamanda çözüme kavuşması ve normal hayatımıza dönmek en büyük arzumuz, ancak bizler hem sektörümüz hem de kendimiz için en kötüsünü düşünüp hazırlanmaya devam edeceğiz. 2021 yılına kapılarımızı açtığımızda umut ediyoruz ki kazanımlarımızla beraber bizi daha ılımlı bir süreç bekliyor. Bu kapsamda, mavi yolculuk ve yat turizminde en büyük müşterimiz konumunda olan Avrupa pazarındaki kayıpları iç pazardan ziyade yan pazarlarla telafi etmemiz gerekliliği önem kazanmaktadır. Dünya pazarı incelendiğinde rekabetçi bir kur oranına sahip olduğumuz ortada olup, başta Rusya ve Orta Doğu ülkeleri olmak üzere, Doğu Avrupa ve Balkan ülkeleri gibi yan pazarlara odaklanılması gerektiğini düşünmekteyiz.