enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

19 Haziran’a Sayılı Günler Kala – Zübeyda Fellahoğlu Bodrum Gündem yazıları

Bir hafta sonra Muğla Gazeteciler Cemiyetinin genel kurulu yapılacak. 400 üye oy kullanacak. Genel kurul öncesi bir takım dedikodular ortada dolaşıyor. Doğru mu? Değil mi? Üyelikten çıkarmalar var mı? Yok mu? Onların yerine birçok kurumun halkla ilişkiler birimlerinden üye kayıtları yapıldı mı yapılmadı mı?

Bilmiyoruz.

Bu konuya açıklık getirecek olan şu an görevde olan başkan Süleyman Akbulut’tur.  Aslında Süleyman Akbulut yıllardır cemiyet içinde yer alır. STK’ların demokratik yapılar olduğunu, dernekler kanunu bilir, bilmelidir.

Bugün Muğla’da meslekle ilgili iki cemiyet varsa bunun anlamı nedir? Ya STK içinde bir grup ötekileştirilmiştir, ya da kendine o dernek içinde yer bulamadığını düşünen bir grubun başka arayışlarının olduğunun göstergesidir.

Aslında STK’lar; kamu ve özel sektör dışında 3. Bir sektörü oluşturan kuruluşları tanımlamak için kullanılmaktadır. Farklı kavramlarla da ifade edilmektedir. Bu tercih ülkelere göre değişir ve her bir kavramın içinde (STK’ların içinde) kapsam farklılaşabilmektedir.

Türkiye’de 3. Sektörlerde yer alan kuruluşları anlatmak için kullanılan en yaygın kavram STK (Sivil Toplum Kuruluşu) ifadesidir. STK’lar; toplumdaki çeşitli sorunları bağımsız olarak ele alıp kamuoyunu bilgilendirme, aydınlatma görevi yapan, öneriler sunan, her türlü birlik, STK olarak tanımlanır.

Vakıflar, dernekler, kooperatifler, sendikalar, meslek odaları, partiler gibi farklı amaçlar için oluşturulan teşkilatlar bulunmaktadır.

Türkiye’de STK’lar ulusal ve uluslararası mevzuatta kabul edilen düzenlemeler, AB, Dünya Bankası ve BM gibi uluslararası kuruluşların destekleri ile yaygınlaşmaktadır. Diğer taraftan gelişmiş ülkelerdeki STK sayısı ve finansal boyutları ile mukayese edildiğinde daha çok geliştirilmesi gereken bir alan görünümündedir.

1990’lı yıllardan itibaren Türkiye’de dernek ve vakıfların sayısında düzenlemelerle artış olmakla birlikte kişi başına düşen dernek ve vakıf sayısındaki gelişmiş ülkelere göre düşük olduğu görülmektedir.

Oysaki demokratik gelişme göstergelerinden birisi de o ülkedeki STK’ların çokluğu, demokratik işleyişi, finansal destek sorununun devletle ilişkisidir.

“2019-2023 yıllarını, kapsayacak olan on birinci kalkınma planı; güçlü, çeşitli, çoğulcu, sürdürülebilir bir sivil toplum için uygun ortamların oluşturulması ile sosyal ve ekonomik kalkınma süreçlerine toplumun tüm kesimlerinin daha etkin daha etkin katılımının sağlanmasını hedeflemektedir”

STK’lar, farklı altyapılardan, farklı bakış açılarından benzer ilgilere sahip insanların bir araya gelmesine ve sosyal katılımda bulunmasına imkân sağlamaktadır ve belirli sosyal vizyonların ifade edilmesi, gerçekleştirilmesiyle ilgilenir.

Bu kurumlar insanlara yerel, ulusal, küresel olarak hizmet edebilme fırsatı ve alternatif sunarlar.

Hal böyleyken;

Muğla’da 1500e yakın STK var. Bunların işleyişlerine bakmanızı ve yorumlarınızın ne olacağını merak ederim. Örnek sorularım şunlar olmaktadır;

STK’lar kendi içlerinde demokratik işleyişe sahip mi?

STK’ların finansal sorunu nasıl çözülüyor?

STK’lara gerekli destek devlet tarafından sağlanıyor mu?

STK’lara yer sorununu giderme konusunda yerel yöneticiler katkı sağlıyor mu?

STK’lar üyeleri için gerçekten mesleki anlamda neler yapıyorlar?

STK’larda başkanlık görevine seçilenler bütün üyelerine eşit mesafede durabiliyor mu? Gibi soruları sizler de çoğaltabilirsiniz.

Önümüzde Muğla Gazeteciler Cemiyeti genel kurulu var. 19 Haziran’da yapılacak, eğer çoğunluk sağlanamaz ise 3 Temmuz’da tekrarı olacak.

Konu ile ilgili Hamle gazetesi köşe yazarı Özcan Özgür bir gün önce “Muğla basınına hayırlı olsun” başlıklı yazı kaleme almış.

Yazılarına, düşüncelerine saygı duyduğum sevgili meslektaşı önemli konulara da değinmiş. Kalemine sağlık.

Onu da tamamlamak adına, açtığı bir konu üzerinde durmak istiyorum. Evet, önümüzdeki genel kurula 3 adayla gidilecek.

Süleyman Akbulut (halen başkan), Fatih Bozoğlu (Bodrum Gündem Gazetesi sahibi), bir diğeri Abdülkadir Sevindik. İnşallah meslek adına, toplum adına güzel, örnek çalışmalara imza atacak aday başarılı olur. Muğla basını ve Muğla kazanır.

Değerli arkadaşım Özcan Özgür; yazısında “şimdiki gazete çalışanları geçmişte gazetelerin ve gazetecilerin kimler olduğunu nasıl çalıştığını bilmiyor, tanımıyorlar” diye belirtmiş.

Çok doğru bir tespit maalesef, bu durumun sorumlularını bulmak gerekir. Yalnız bir şahıs veya bir kurum tabiî ki olamaz ama yeni seçilecek başkan ve yönetimin sorulara cevap arayıp, çözümler getireceğine inanıyorum.

Muğla’ya hayırlı olsun

Yazarın Diğer Yazıları