enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Kadın Fato!!!

Türkiye geçen hafta boyunca yoğun kar yağışı ve etkileriyle boğuşurken birdenbire parlayan alevli tartışmaların içinde buluverdi kendini. Karın getirdiklerinin altında gerçekleri örtme telaşı başladı siyasetçilerde. Yıl 2022 kar her zamanki gibi aynı kar. Bizden öncede yağıyordu. Bizden sonrada yağacak. Bir kez daha Beyaz gelinliği ile örttüğü şehirlerin altında yaşananlar sanki daha çok uzun yıllar hiç değişmeyecekmiş gibi duygular uyandırdı insanlarda.

Karın özellikle İstanbul da yağışını ve yaşananları alışık olmadığımız Bodrum soğuğunda cam ekranda izlerken içimin ürpertisi tüm benliğimi sarmıştı. Adımlarım adeta geri gidiyordu. Dünya sanki daha ağır dönmeye başlamıştı.24 Ocak’ın bana hatırlattıklarını unutmaya, rahat nefes almaya  gayret ederken yağan kar ve titreyen vücudumla her şeyi daha çok hatırlıyordum.

24 OCAK/KARLI GÜN/UĞUR MUMCU/GAFFAR ÖZKAN/İSMAİL CEM…

Yine karlı bir gün, içim içime sığamaz bir haldeyken bir yıldızı daha içine hapsetmişti 24 ocak günü. O görkemli muhteşem kar, tüm soğukluğu ile erişilemez bir beyazlık ve ışık ile bir kez daha bizleri hareketsiz bırakmış yüreklerimizi yakarak Yeşilçam’ın gökyüzü gözlü ERKEK /KADIN FATO sunu içine almıştı.

Koca Nazım “Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum…” Diğer bir yazar da “kar bilgedir…” demiş. Bize yeniden doğabilmek, yeniden temizlenmek, yeniden dirilmek için önce durup düşünmemiz, dinlenmemiz ve mutlaka unutturmamak için harekete geçmemiz gerektiğini öğretirmiş.

Yağan kar ve 2022’nin 24 Ocak günü bana 1999 Bodrum yerel seçimlerinde yönetim kadrolarında yer alarak Bodrum da siyasetin rengini değiştirmeye aday genç bir kadın olarak yer aldığım günlerimi anımsattı. İdealist duruşum, heyecanım ve coşkumun arasında küçük kasaba politikalarının içinde yaşadıklarımla seçim çalışmaları başlamıştı. Geceleri sabahlara kadar toplantılarda belki bana da sıra gelir diyerek konuşmalar  projeler, yazılar uygun şiirler hazırlıyordum (ne kadar  saf olduğumu kısa sürede anlayacaktım). Bir gün “Fatma Girik seçim çalışmalarına destek için Bodrum a geliyor…” dediklerinde çok heyecanlanmıştım. İlk gençlik yıllarımın unutulmaz sanatçısı, sonrada siyasetteki başarısı ve duruşuyla rol modelim olan Fatma Girik’le beraber çalışacaktık.

Sürekli O ‘nu izliyordum. İnsanlarla nasıl konuşuyor, nasıl bakıyor, neler söylüyordu. Her gittiği yerde etrafını saran çoğunluğun olması sadece ünlü olmasıyla ilgili değildir diye düşünüyordum. Sanatçı kimliğinden öte başarılı bir siyaset kadını olarak farklı özelliklerini anlamaya ve tanımaya çalışıyordum.

Zaman hızla akıyordu. Bodrum yarımadasındaki çalışmalarımız tüm yoğunluğu ile sürüyordu. Özellikle FATMA GİRİK ile kadın toplantılarına katılıyorduk. Konuşmalarımla coşkumu ve heyecanımı hissetmiş olacak ki  Culup-M’de yapılan büyük kadın buluşmasından sonra yanıma gelerek ‘’Sakın heyecanını yitirme, rahat ol, özellikle kadınlara ve çocuklara dokunmaktan, gözlerine bakmaktan vazgeçme. Onların halini anlamayan asla iyi bir siyasetçi olamaz, olsa da asla başarılı olamaz’’ dedi. Yine bir toplantıda kendisine “Erkek Fato” denmesinden mutlu olup olmadığını sormuştum. Bana gülümseyerek  “Bu siyaset arenasında ayakta kalabilmek için kulağa güzel geliyor, erkeklerin arasında kendini daha rahat hissediyorsun ama sen sen ol hep kadın gibi kalmaya davranmaya çalış…” dedi. Siyaset yapacaksam asla erkekleşmememi, bunu başaramazsam zaten yok olacağımı anlatırken gözlerinin çakmak çakmak ışık saçtığını görebiliyordum.

0 her zaman Yeşilçam’da hayat verdiği kadın karakterlerle Türk sinemasında ve halkının kalbinde unutulmaz izler bıraktı. Ben o günde, bu günde O’na hiç ‘’Erkek Fato ‘’demedim. Benim için her zaman   sanatı siyasetteki duruşu ve cesaretiyle, rol model kimliğiyle izinden gitmeye yol açıcı misyonunu devam etmeye çalıştığım “KADIN FATO” oldu.

Karlı kayın ormanın da yürüyorum geceleyin,

Efkarlıyım, efkarlıyım elini ver nerde elin,

Ne ölümden korkmak ayıp,

Nede düşünmek ölümü,

Uğurlar olsun, uğurlar olsun, Hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun… Seni unutmayacağız  “kadın Fato”

Selam olsun bir kırık kalem, bir kırık gözlükle giden tüm aydınlanma şehitlerimize, bin selam…

Nuran Yüksel-Ocak-2022

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.