Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

(Katolik mezhebinin acilen büyük bir reforma ihtiyacı var!)
Emmaüs International, Emmaüs Fransa ve Abbé-Pierre Vakfı tarafından 17 Temmuz 2024 Çarşamba günü yayınlanan bağımsız bir rapor, 2007 yılında ölen rahibin 1970’lerin sonu ile 2005 yılları arasında işlenen cinsel saldırı eylemlerinden sorumlu olduğunu öne sürüyor. Yedi kadın ifade verdi ve potansiyel yeni ifadeler için bir çağrı başlatıldı.
O tarihten bu yana cinsel istismara uğrayan onlarca kişi suçlamalarda bulunmaya başladılar. Fransız televizyonları ve basın yavaş yavaş kamuoyu ele almaya başladılar.
Dünyaca meşhur Abbee Pierre meğerse onlarca kadın, kız ve erkek çocukları istismar etmiş…
Bomba haber. Aynen şöyle yayınlandı.
2007 yılında hayatını kaybeden Fransız Katolik insani yardım örgütünün efsanevi figürü Abbé Pierre, Emmaüs hareketinin belirli üye örgütlerinin gönüllülerine, çalışanlarına veya kişisel çevresindeki genç kadınlara cinsel saldırıda bulunmakla suçlanıyor. Emmaüs International, Emmaüs France ve Abbé-Pierre Vakfı bunu geçtiğimiz 17 Temmuz Çarşamba günü yayınladı.
Meğerse Fransa katolik kilisesi ve piskoposlar bu durumdan haberdarmış ve buna rağmen sessiz kalmışlar.
Uzman firma Egaé’nin bu Cuma günü yayınladığı bir raporda, 2007 yılında ölen rahipten “en az 17 kişinin daha şiddete maruz kaldığını” tespit ettiği belirtiliyor. Abbé-Pierre Vakfı, adını değiştirme kararını duyurdu.
Gün geçtikçe skandal haberler de çoğalıyorlar.
Emmaüs France, uzun süre Fransızların gözde kişiliği olan adamın uygunsuz davranışları karşısında harekete geçti ve daha sonra “gerçeklerin kapsamını ve niteliğini ölçmek” amacıyla bir iç soruşturma başlatma kararı aldı. 10 Nisan ile 5 Haziran 2024 tarihleri arasında 12 kişiyle isimsiz olarak röportaj yapıldı.
Egaé firmasının başkanı Caroline de Haas tarafından toplanan bu ifadelerden, istenmeyen fiziksel temasın tekrarlanan örnekleri ortaya çıkıyor. Raporda, beş vakanın özellikle “cinsel bölge” ile ilgili olduğu belirtiliyor:
“Bir keresinde, 2005’te [Abbé Pierre’in ölümünden iki yıl önce, editörün notu] Floransa’daydık, o sırada tekerlekli sandalyedeydi. Onu karşılamaya gittiğimde her iki göğsüme de dokundu” diye ifade veriyor örneğin mağdurlardan biri. Bir diğeri 1986 ile 1988 yılları arasında meydana gelen bir sahneyi aktarıyor: “Onunla birlikte ofisindeydim. Yazdığım bir belgeyi tartışıyoruz […]. Biz işten bahsederken ellerini göğsüme, göğüslerime koyuyor. Bu beni şaşırttı ama aynı zamanda düşünmeye cesaret edemedim.” Üçüncü bir kadın, 1982’de Abbé Pierre’in isteği üzerine İtalya’ya yaptığı bir gezi sırasında zorla öpmeyi anlatıyor. Rahip artık ailesine yakındır. Henüz yetişkin olmayan kadın: “Geçen akşam veda ederken, acımasız ve tamamen beklenmedik bir şekilde dilini ağzıma soktu.”
ABBE PIERRE BİR TANRIYDI.
Rapora göre, “[görüşme yapılan kadınların] tümü olaylar sırasında bir tür şaşkınlıktan söz ediyor”: “Ben kendimi savunmaya alışkınım. Ama orada Tanrı vardı. Bunu sana yapan Tanrı olduğunda ne yaparsın?” Görüşülen kişilerden biri de “ömrü boyunca süren psikolojik sıkıntılar” yaşadığını ifade etti. Pek çok kişiye “Abbé Pierre’in, uygulanan şiddetin gerçekliğinin farkında olmasa da kadınlara karşı uygunsuz davranışlarda bulunduğu bilgisi verildi”: “O sırada bir çalışan, kadın meslektaşlarına Abbé Pierre’i yalnız başına görmemeleri yönünde talimat verildiğini belirtti. Her zaman en az bir meslektaşıyla birlikte onu görmeye gittiğini söylüyor ve hiçbir şey olmadığını belirtiyor.”
Düşündüklerime gelince;
Papazların dünyanın her yerinde genç çocuklarla ilişki kurduklarını zaten hemen hemen herkes bir yerlerde okumuştur, lakin bırakın ülkelerin piskoposlarını, Vatikan’ın bile bu durumlara göz humması bence daha büyük bir skandaldır.
Vatikanı hiç bir zaman sevmedim.
Çocukluğumda haftada iki din dersi alırdım, birisi Salı günleri gittiğim Fransız okulunda diğerini ise her pazar Fransız Katolik kilisesinde ayinden sonra alırdım.
Bana hep, fakirlere yardım etmem söylendi, yardım ve şefkat öğretildi.
Bugün Vatikan trilyonlar içerisinde yüzerken sadece İtalya da 5 milyon fakirlik sınırı altında yaşayan halk var. Hele Orta ve güney Amerika kıtasından bahsetmek bile istemiyorum.
Bu ne tezatlık, bu ne kepazelik. Bu ne iki yüzlülük.
Bir Katolik olarak, her zaman kilisem boş olduğu zaman gidip Tanrı’dan enerji almaya çalıştım. Protestanlar bu durumu yırttılar, aile kurma hakları var tam Ortodokslar gibi. Ama biz, Katolikler papaz olunca evlenmeye hakkımız yok, rahibelerimiz de evlenemezler, hepsi de İsa’nın nişanlısı sayılıyorlar.
Bu ütopik durum tabiata karşıdır, bunu çocukluğumdan beri savunduğumda her zaman azar işitmişimdir.
Bunlar sadece bildiklerimiz, kim bilir bilmediğimiz, duymadığımız daha ne rezaletler oluyordur?
Yine Abbe Pierre e dönelim.
Raporun bu Çarşamba günü yayınlanmasının şok dalgası ardından Katolik dünyasına yayıldı. Fransa Piskoposlar Konferansı yaptığı açıklamada, “bu tür eylemlerin bir rahip tarafından gerçekleştirilebileceği konusunda mağdurlara derin bir şefkat ve utanç duyduğuna dair güvence vermek istiyor.” Fransa’daki Katolik Kilisesi, X’te (eski adıyla Twitter) bu kadınların ifadelerini “acıyla” öğrendiğini yazdı. “Kiliseyi güvenli bir ev haline getirmek için harekete geçme kararlılığını” doğruladı.
KATOLİK DİNİNİN BÜYÜK BİR REFORMA İHTİYACI VAR
Israr ediyorum bu konuda, yoksa istediğiniz kadar halka aldatan vaazlar verin insanoğlu tabiatın gerektirdiği gibi yaşamalıdır.
Hormon meselesi!
Devam edelim açıklamalara.
Fransa Dini Erkekler ve Kadınlar Konferansı’nın ikinci başkan yardımcısı Michel Laloux, Libé’de “kesinlikle temel bir ifade özgürlüğü” tanımlıyor ve bu tanıklıklara “derinlemesine” inanılması ve dinlenmesi çağrısında bulunuyor: Bu yedi kadının durumunu bilmiyorum ama mağdurlarla temas halindeyim ve bunun yaratabileceği yıkım korkunç.” Ve eşlik ettiği mağdurların yaşayabileceği kabusları, fiziksel ve psikolojik sağlıklarının bozulmasını ya da kendini değersizleştirmesini anlatmak. Başrahip Pierre’in bugün “eylemleri ve sözleri” Kardeş Michel Laloux için “korkunç bir çelişkiye” giriyor: “Yoksulluk içinde yaşayan insanlar için çok sayıda şey yaptığından beri durum daha da üzücü.”
Emmaüs International, Emmaüs France ve Abbé-Pierre Vakfı’nın ortaklaşa hazırladığı soruşturma raporunda “Hareket tarafından kimliği henüz belirlenmemiş başka kurbanların da olduğu şüphesiz” değerlendiriliyor. Öne çıkmalarını sağlamak için bir referans çağrısı sistemi kuruldu.
Bence kaç yedi, kaç on yedi, yüzlerce kadın ve kız-erkek çocukları istismar edilmiştir.
Katolik kilisesinin büyük bir reforma ihtiyacı vardır.
Abbé-Pierre Vakfı’nın ismi değiştirilecekmiş. İçindekilerin hayat tarzı aynısı olduktan sonra istediğin gibi değiştir.
Aynı tas, aynı hamam.