Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Başrolde CHP’li belediyeler, yardımcı oyuncu: Savcılık kalemi
Bu ülkede artık belediyecilik yapmak istiyorsanız, asfaltla değil adliye koridorlarıyla başlıyorsunuz işe.
Kamu hizmeti mi? O eski Türkiye’de kaldı. Yeni Türkiye’de belediye başkanıysanız ya gözaltındasınız, ya da gözaltı beklentisiyle tetikte…
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yine “yeni bir şey” oldu: Yine bir soruşturma. Şaşırdık mı? Hayır.
Zaten Türkiye’de CHP’li bir belediye başkanının şaibeli olmaması, artık şaibe sayılıyor!
Muğla bölümü: Çimento dökülmedi, suç duyurusu döküldü
Derken Ege’den bir sıcak gelişme daha:
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve belediye meclis üyeleri hakkında suç duyurusu!
Neden mi? Çünkü çimento fabrikasına “hayır” dediler.
Oysa bir belediye ne için seçilir? Yatırımları alkışlamak, çimentoyu kutsamak, doğayı süs bitkisi sanmak için.
Ama Muğla’daki başkanlar doğaya sahip çıktı.
Hemen cezaları kesildi: Suç duyurusu + İçişleri Bakanlığı’na şikâyet + medya bombardımanı!
Yeni belediyecilik modeli: Her proje bir dosya, her karar bir dava
Eskiden belediyeler proje üretirdi. Şimdi savcılıkta ifade veriyorlar.
CHP’li başkanlar, bütçe toplantısından çok avukatlarıyla görüşüyor.
Öyle ki, Ankara’da bir yerel yönetim akademisi açılsa, adı “Ceza Hukuku ve Belediye İlişkileri Enstitüsü” olur.
İstihdam mı dediniz? Zeytini işten çıkarırsak olur tabii
Muğla’daki çimento şirketi diyor ki:
“10.000 kişiye iş sağlayacaktık, belediye engelledi.”
Haklı olabilirler. Ama 10.000 kişi çalışacak diye kaç bin dönüm orman, zeytinlik ve yeraltı suyu tükenecek, onu söylemiyorlar.
İstihdam diyerek her ağacı kesmek serbest mi artık?
Beton istihdam yaratır ama doğa yok olursa kim kalacak o istihdam için?
CHP’liysen suçlusun. Doğa koruyorsan örgütçüsün.
Ekrem İmamoğlu, metro açtı: Soruşturma.
Ahmet Aras, doğayı savundu: Suç duyurusu.
Yarın bir başkası, sokak hayvanlarına mama bıraksa bile “yasa dışı besleme örgütü”nden ifadeye çağrılabilir.
Yeni sistemin formülü çok net
CHP’li belediye + çevreci karar + halkı dinleme = Hukuki linç
Türkiye’de belediyecilik artık şunu gerektiriyor:
Ya iktidarın çizdiği rotadan gideceksin ya da savcılığa uğrayacaksın.
Ve maalesef belediyecilikte asıl çimento, adalet terazisine dökülüyor.
Sözün Bittiği Yer Herhalde Burası
Bu ülkede bazılarına her yol mubahtır,
Bazılarına ise her yol yargıdır.
Ahmet Aras bir çimento projesini iptal etti diye suçlandı.
Ekrem İmamoğlu metro açtı diye hedef oldu.
Bu durumda İstanbul’dan Muğla’ya kadar uzanan yeni bir slogan öneriyorum:
“CHP’liysen dikkat et, belediyecilikte suç potansiyelin yüksektir.”
Ama halk da görüyor artık:
Bu davalar beton gibi çökse de, vicdanın temeli hala sapa sağlam duruyor.
Tandoğan Uysal