Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

“Bodrum’un kaçak billboardlarından kimler kayıt dışı kazanç sağlıyor?”
Bu başlık belki biraz iddialı gelebilir ama açık konuşalım, bir süredir kamuoyunda bu konu fısıltı halinde dolaşıyor. Şimdi haliyle, “Çiçek durduk yere niye böyle bir konuya daldı?” diye soracak olanlarınız vardır. Haklısınız. Ama inanın bu konu kendiliğinden önüme gelmedi. Kulaktan kulağa yayılan iddialar, somut bazı gözlemlerle birleşince araştırmaya değer hale geldi.
Gelin biraz açalım.
Bahsettiğimiz konu, Bodrum yarımadası genelindeki açık hava reklam panoları. Bu panoların bir kısmı Muğla Büyükşehir Belediyesi, bir kısmı ise Bodrum Belediyesi sorumluluğunda. Edindiğimiz bilgilere göre, ana arterlerdeki billboard ve totemler Büyükşehir uhdesinde, diğer alanlar ise Bodrum Belediyesi’ne ait. Reklam alanlarının işletmesi için ilgili belediyeler ihaleler düzenlemiş; ihaleler sonucu bazı firmalar bu alanların işletmesini üstlenmiş durumda.
Büyükşehir Belediyesi örneğin otobüs durağı, raket, megalight gibi alanlarda Era Reklam ve led ekranlarda Simurg Gayrimenkul ile çalışıyor.
Bodrum Belediyesi ise kendi yetki alanındaki reklam noktalarında yine Era Reklam ile iş birliği yürütüyor.
Şu ana kadar herhangi bir usulsüzlük görünmüyor. Ancak konuşulanlara göre, bazı bölgelerde resmi ihale kapsamında olmayan yeni panoların izinsiz şekilde dikildiği ve bu alanlardan resmi kayıtlara yansımayan reklam gelirleri elde edildiği iddia ediliyor. Bu iddialar arasında bazı yerel aktörlerin olduğunu ve hatta bu yapılarla ilişkili olabileceğini de dillendiriyor.
Konunun dikkat çekici noktalarından biri, Belediyenin zaman zaman bu izinsiz panoları tespit ederek kaldırdığı, ancak kaldırılan panoların yerine kısa süre sonra yenilerinin dikildiği yönünde bilgiler. Aynı noktalara mı konuluyor, farklı yerlere mi? Açıkçası bunu yerinde tek tek kontrol ettiğimi söyleyemem. Ancak Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin, kaçak tüm panoların kaldırılması yönünde açık bir talimat verdiği bilgisine ulaştım.
Burada altı çizilmesi gereken bir başka önemli konu daha var. İddialarda adı geçen kişilerden bazılarının, kamu görevi yürüten ya da geçmişte yürütmüş kişiler olabileceği yönünde. Bu noktada elbette kimseyi zan altında bırakmak istemem. Ancak eğer bu tür yapılar, kamusal yetkiyle örtüşmeyecek şekilde geliştiyse, bunun araştırılması elzem.
Unutmayalım, kamusal görevler halk için yapılmalı; kişisel menfaat için değil. Bu şehirde taş üstüne taş koymakla sorumlu olanlar, kamu kaynaklarının doğru ve şeffaf kullanımı konusunda da örnek olmalı.
Hazır konu reklam panolarına gelmişken, küçük ama önemli bir bilgiyi de paylaşmak isterim. Alışveriş merkezleri ve benzeri işletmelerin kendi iç bünyelerinde kiraya verdikleri reklam panoları, yönetmelik gereği dışa değil içeriye dönük olmalı. Çarşıda veya kimi AVM’lerin yol üzerindeki bazı LED panolarının bu kurala ne kadar uygun olduğu da bir başka tartışma konusu.
Bu yazıyı kaleme almamın amacı, herhangi bir kişiyi ya da kurumu suçlamak değil; kamu adına sorular sormak, dikkat çekmek ve varsa bir aksaklık, giderilmesi yönünde katkı sunmak. Dilerim bu konuya dair iddialar araştırılır, varsa eksikler düzeltilir. Biz de yanılmış olalım…
Ama kamuoyunun, Bodrum’un yararına olacak şekilde bilgilendirilmesi şart. Çünkü şeffaflık, iyi yönetişimin temelidir.