8 Maddelik Orta Doğu Projem

Doğdum doğalı Orta Doğu’daki problemler çözülmüyor. Aslında yüzlerce yıldır çözülmüyor da. Son olarak, sözde Trump’ın 20 maddelik çözüm getirecek planı da fıs çıktı. İki sebepten dolayı.

  1. Netanyahu ‘Ben hiçbir zaman Filistin ülkesini Kabul etmeyeceğim’ dedi.
  2. Hamas’tan çıt yok. Neden olsun ki? İnceliyoruz dediler. Karşılığında ne alıyoruz ki dediler? Niyet!

Canlı yayında hepimizin gördüğü gibi Netanyahu on kere Trump’a teşekkür etti, tutuklu 48 İsraillinin (20si ölü) geri verilmesi için. Trump’ın dakikalarca konuşması tam bir hikâyeydi. Kendi reklamını yaptı. Bütün dünyaya sözde mesajlar verdi. Neredeyse İran dâhil bütün ülkeleri sevdi. Ne güldüm vallahi. Hani Nobel barış ödülü almak istiyor ya…

Yüzden fazla ülke eğer Filistin’in bağımsız bir devlet olmasını istiyorsa benim yazdığım (naçizane) 8 madde veya buna benzeri muhakkak yapılmalı. Netanyahu efendi, kabinesinde iki aşırı sağcı bakanı var diye, mecliste çoğunluğu kaybedip düşecek diye, her gün çoluk, çocuk, yaşlı katliama uğrayamaz.

İsrail yardım TIR’larına el koydu, bunu daha önce yazmıştım. Artık bunu Avrupa’da her siyasetçi ve gazeteci biliyor.

Evet, tabii ki 7 Ekim olayları korkunç, ama İsrail’in Batı Şeria’yı ele geçirmesi, yıllarca Filistin halkına eziyet çektirmesi ne oluyor? Neden konuşulmuyor? Batı Şeria Filistinlilerindi. BM’de Filistin ülkesi olsun diye oy kullanmak işe yaramaz, eğer Filistinlilerin toprakları geri verilmezse.

Hikâye!

Ben İsrail karşıtı katiyen değilim. Yanlış anlaşılmasın. Ama sen yıllarca katliama ve soykırıma uğradın diye tarihin sayfalarına dayanarak gelip, çok uzun süre kendi topraklarda yaşayan Filistin’i işgal edip yağmalayamazsın.

Yok, öyle şey!

Tarihe dayanarak toprak istemelerinden de bıktım. Bu ne saçmalık? Eeee nereye kadar gideceğiz? Hangi tarihe kadar hak arayacak, bu hak arayan ülkeler?

Ermeniler 1000 yıl önce burası bizimdi diyor, bizim şehirlerimizi göstererek, Rusya’da Ukrayna’yı göstererek aynısını yapıyor. İsteyen isteyene. O zaman İtalyanlar da Nice’i geri istesinler, sadece 1860’da Fransa’ya ilave edildi. Şartlar başka filan demeyin lütfen… Bu entel danteller yüzünden bugüne kadar Orta Doğu’da milyonlarca kişi can verdi.

Dünyayı idare eden siyasetçilerin en büyük kabahati ne biliyor musunuz? Dünya yaşamını, siyasetini ve sosyal hayata kendi pencerelerinden bakmaları. Dünya siyasetini kavrayabilmek ve katliam ve soykırımları önleyebilmek için önce dünyaya kuş bakışı bakmak lazımdır.

Tabii bu işlerine gelmiyor… Çünkü hemen hemen hepsi seçim öncelerinde kendi halkının nabzını tutuyor, ona göre bir dünya politikası çiziyor.

Ayrıca bugünkü dünyayı idare eden siyasetçilerin büyük bir çoğunluğu eğitimsiz, dünya kültüründen haberleri olmayan, sadece önce kendi ceplerini düşünen, sonra popülist konuşmalarla halklara hitap ederek başa geçen kişilerdir.

Her zaman dedim, din imandır, inançtır. Alay edilemez, aşağılanamaz. Ama din ailede bilinçli bir şekilde tatbik edildiğinde bir ilaçtır, siyasete bulaştığında bir zehir haline geliyor. Bunun örnekleri dünyamızda çoktur, ama günün konusu değil.

Şu resime bakın, bitmez ve tükenmez olaylar, savaşlar, açlık, soykırımlar

Artık dayanamadım. Yalanları, dolanları ve kendi halkının gözüne girmek için atıp tutan politikacılardan bıktığım için, naçizane şöyle bir plan hazırladım.

Aşağıdaki planın hazırlıklarına başlanmalı, gelecek yıl İsrail’de seçim var, Netanyahu’nun kaybetmesi şart. Bunun için Filistin ülkesini tanımak isteyen her ülke bu seçimde aktif rol almalı ve İsrail halkına barış planının ne kadar değerli olduğunu göstermeli… Aşırı sağcılardan korkmamaları lazım. Ben onları 1996 yılında İsrail gezimde tanıdım… Fransa’daki aşırı sağcılardan daha tehlikeliler.

Çünkü hemen hemen hepsi silahlı…

Ama azınlıktalar.

Nasıl ki 89 yaşındaki Mahmoud Abbas’ın, Hamas’ı fesh etmesi lazımsa, İsrail halkı da seçim sandığında bu aşırıları yok etmesi lazım.

İşte düşüncelerimi madde madde, önem sırasıyla yazdım. Buna ütopya diyenler olacak muhakkak. O zaman neden kendileri ellerini taşın altına sokup bir baltaya sap olamadılar?

  1. Mahmut Abbas, Filistin’in resmi otoritesi, Gazze halkıyla beraber Hamas’ın fesh edilmesi. Esirlerin geri verilmesi. Bu planını BM’de herkesin önünde açıklaması, yani orada olağan üstü bir toplantı hazırlaması. Hepimiz biliyoruz ki hemen hemen herkes kabul edecek bu girişimi, İsrail bile. İsrail’den de bütün tutuklu Filistinlileri geri vermesini. Zaten ne mantıksa neredeyse 1 İsrailli 100 Filistinli değerinde. Hade bunu geçelim. Katar’da merkezi bulunan Hamas’ın Katarlılar tarafından masaya oturtulması ve eğer derhâl silah bırakmazlarsa madde 1’in derhal uygulanacağı. Hamas’a giren gençleri eğitip yeni barışçıl bir dünyaya hazırlanılması.
  1. Karşılığında, BM’de Filistin’i tanıyan bütün ülkelere Filistin ülkesinin kurulmasını fiilen destek vermesi. Gazze bir bağımsız Filistin ülkesi olmalı. Batı Şeria’daki İsrail’in gayrı meşru kolonilerinin derhal durdurulması. 1967’de Filistin’den alınan bu toprakların yarısı Filistin’e geri verilmesi. Mesela Hebron kısmının Filistin devletine geri verilmesi. Yatta başkent olsun. Yani Filistin ülkesi iki ayrı parçadan oluşsun. Gazze ve Batı Şeria’nın güney kısmı. Bu toprak meselesi tartışılmaya açıktır, tabii ki. Lakin eğer iki ülke idaresi zor olabilir bu topraklarda, o zaman Batı Şeria’nın tümünü Filistin Cumhuriyeti alsa, o zaman denize açılamazlar. Filistinlilerin deniz ticaretine ihtiyaçları olacaktır. Bunu da ancak Gazze yoluyla yapabiliriler. Ama nasıl? ABD’deki Alaska durumuna benzeyecek. O yüzden birisi deniz kenarı, diğeri ise eski topraklarının güneyi olarak belirledim. Berlin ikiye bölündüyse bir yolu bulunur. Mesela Batı Şeria’dan Gazze’ye otoyol yapılır, kapalı ve sınırları olan birkaç otoyol. Berlin duvarı gibi. Otoyollar için 10 yıl sonra bir ücret ödenir. Otoyollar da benzin istasyonu ve birkaç restaurant da bulunur. Ama her iki yanlarında sınırlar vardır, İsrail devletine aittir. İsrailliler ise yapacakları tüneller ile kendi ülkelerinde rahatça hareket edebilirler. Bunlar ufak tüneller olacak, tahmin edildiği gibi…
  1. Filistin Cumhuriyetinin batı kısmı yani Gazze kısmı derhal yabancı müteahhitler tarafından inşa edilmeli. Filistin Cumhuriyeti’nin doğusundaki topraklarda da İsrail kolonilerinin yıkılması ve Filistinlilere geri verilip, o bölümün yeniden inşa edilmesi. Bu iki bölgede de sadece Filistinli siyasetçiler, devlet memurları, milletvekilleri bulunması.
  1. İsrail ile Filistin Cumhuriyeti derhal ateş kes imzalamalı. Bu ateş kes süresiz olmalı. İster New York antlaşması deyin, ister Alman antlaşması, mühim değil. Bu antlaşmaya şahit olarak birçok ülke paraf atmalı, imza atmalı.
  2. Bu anlaşmaya ABD’nin dostları Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Ürdün de imza atmalı. Gerek İsrail ve gerekse Filistin Cumhuriyeti’nde yaşayan halkın korkusuz ve refah içerisinde yaşaması garantiye alınmalı. Savaş yok! İlelebet barış var!
  1. Dünyamızın siyasi dengesine dayanarak, biliyoruz ki Filistin Özgür Cumhuriyeti Rusya tarafından yardım görecektir. Kalkınması için… İsrail zaten ABD’den her konuda yardım görüyor. Gerek silahlanma, teknoloji, lojistik vb.
  1. Filistin pasaportu Orta Doğu ülkelerindeki diğer devletler gibi aynı değerde olmalı. Kurulacak ilk hükümet aşırı partilerden ve dincilerden olmamalı, buna çok dikkat etmek lazım. Halk eğitilmeli, BM, UNESCO vb. Filistin Cumhuriyeti’nde okullar açmalı. Dikkat edilmesi lazım ki Filistin Cumhuriyeti Lübnan gibi olmasın.
  1. İlk 5 yıl, BM askerleri Filistin Cumhuriyeti’nde barışı aşılamak için ülkede bulunmalılar. Halkın refahı çok önemli. İş yerlerinin açılması, iş sahalarının açılması, fabrikalar derken halkı normal bir hayat tarzına alıştırılması. Yabancı yatırımcıları teşvik etmek lazım. Para kazanan halk silahı bırakır. Zengin ülkelerde toprak kavgası yumuşak geçişle olur. Fakir ülkelerde kanlı olur. Avrupa’da örnekleri çoktur.

Kısacası silah satmak isteyen ülkeler merak etmesin, dünyada ülke çok. Ama burayı artık rahat bırakın lütfen… Hade gidin biraz başka kapı çalın…

Bu makalem neye benzedi biliyor musunuz? 27 Şubat 2015 tarihinde NASA’da 4 kişi başkan Pete Worden’ın ofisinde toplanmıştık… Pete bana ‘ Ronald bu projeniz çok güzel bir atılım Türkiye için. (Deprem kestirim projesiydi). Beyaz Saray çok memnun kalacak, şu an Türkiye ile aramız limoni, ben Washington’a NASA merkezine bildireceğim,’ demişti.

Soldan sağa Dr Freund, NASA matematikçisi John Scrowille, NASA başkanı Pete Worden ve ben. Tarih 27 Şubat 2105. Yer NASA Ames, Silicon Valley. California.

Yahu eğer Türkiye ile ABD arasındaki limoniliği düzeltmek benim gibi bir garibana kadar düştüyse, vay dünyanın haline, diye düşünmüştüm… Bu cümlelerin verdiği kuvvet ile bu 8 maddeyi yazdım. Arz ettim.

Ütopik yazımı okuduğunuz için çok teşekkür ederim hepinize.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.