Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Paranın satın alamayacağı hiçbir şey yoktur. Bu yazımda ufak bir araştırma yaptım ve uluslalarası narkotrafik üzerine bir makale yazmaya karar verdim. Dünyamızın acı gerçeği.. Artık sadece gençlerimizi değil, ilkokul son sınıf çağındaki çocukları da zehirleyen uyuşturucu trafiğine bile bile göz yumuluyor.

Güney Amerika’da Kolombiya, Peru ve Bolivya kokain üzerinde üretim yapıp Kuzey Amerika ve Afrika üzerinden Avrupa kıtasına veya doğrudan Avrupa kıtasına gönderiyorlar. Kokain mavi renkte gösterilmiştir.
Yeşil renkte gösterilen ülkelerde yani Guatemala, Afganistan ve Fas’ta kanabis üretiliyor. Guatemala ABD’ye gönderiyor, Fas ise Fransa’ya, lakin Afganistan ise Doğu Avrupa ülkelerine direk gönderirken, aynı zamanda Japonya’ya da doğrudan ihraç ediyor. Suriye de küçük çapta kanabis üretmelte olup Yunanistan ve Çekoslavakya’ya gönderiyor. Kanabis aynı zamanda Somali ve Kongo ile Mali’de de üretilmektedir.
Afyon üreten ülkeler arasında Laos gözükmekte, Japonya, Avustralya ve Somaliye gidiyor. Afganistan’da aynı zamanda afyon üretiyor.
Avrupa kıtasında, Rusya, Çin ve ABD’de kimyasal laboratuvarlarda işleniyorlar.
Son birkaç on yılda, uyuşturucu kaçakçılığı rotaları giderek daha çeşitli hale geldi. Zehir dünyaya daha çabuk yayılıyor maalesef.
Üretim yapan ülkelerinin halklarını ve özellikle kaçak ürün üreten çiftçileri zenginleştirmek şöyle dursun, aklanan ve geri dönüştürülen kârın büyük kısmı, psikotropik ilaçların satıldığı ve tüketildiği başlıca ithalatçı ülkelerde kalmaktadır.
Yılda 1 milyon Fransız kokain kullanıyor ve bu rakam her yıl çoğalmaktadır.
Geçen yılki 26 Haziran tarihinde Birleşmiş Milletler raporuna göre Dünya genelinde uyuşturucu kullanımı ve kaçakçılığı artıyor.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC), yıllık Dünya Uyuşturucu Raporu’nu yayınladı. Raporda, dünya çapında yaklaşık 300 milyon uyuşturucu kullanıcısı olduğu ve uyuşturucu kaçakçılığının artış gösterdiği belirtiliyor. Bence bu rakam çok daha fazla yüksek.
UNODC İcra Direktörü Ghada Waly, uyuşturucu kullanımından etkilenen tüm insanlara kanıta dayalı tedavi ve destek sağlamanın yanı sıra “yasadışı uyuşturucu pazarını hedeflemenin ve önlemeye çok daha fazla yatırım yapmanın” gerekli olduğunu söyledi.
UNODC raporuna göre, 2022’de sona eren on yılda yasadışı uyuşturucu kullanan kişi sayısı 292 milyona yükseldi.
Raporda, dünya çapında kullanıcıların çoğunluğunun (228 milyon kişi) esrar tükettiği, dünya genelinde 60 milyon kişinin opioid, 30 milyon kişinin amfetamin, 23 milyon kişinin kokain ve 20 milyon kişinin de ecstasy kullandığı belirtiliyor.
Ayrıca UNODC, fentanilden potansiyel olarak daha tehlikeli bir sentetik opioid grubu olan nitazenlerin birçok yüksek gelirli ülkede ortaya çıkmasının ardından aşırı doz ölümlerinde artış gözlemledi.
Altın Üçgen’de Uyuşturucu Kaçakçılığı
Uyuşturucu raporu, Güneydoğu Asya’nın bir bölgesi olan Altın Üçgen’deki uyuşturucu kaçakçılarının, yaban hayatı kaçakçılığı, mali dolandırıcılık ve yasadışı kaynak çıkarma gibi diğer yasadışı pazarlara entegre olmanın yollarını bulduğunu belirtiyor.
Yerinden edilmiş, yoksul ve göçmen topluluklar bu suç faaliyetinin yükünü çekiyor ve bazen hayatta kalmak için afyon ekimi veya yasadışı kaynak çıkarmaya zorlanıyorlar. Bu da sivillerin uyuşturucu kullanıcısı olmasına veya suç örgütlerinin insafına kalarak borç batağına sürüklenmesine yol açabiliyor.
Bu yasadışı suçlar, ormansızlaşma, zehirli atık depolama ve kimyasal kirlenme yoluyla çevresel bozulmaya katkıda bulunuyor.
Waly, “Uyuşturucu üretimi, kaçakçılığı ve tüketimi, istikrarsızlığı ve eşitsizliği artırmaya devam ederken, toplumların sağlığına, güvenliğine ve refahına ölçülemez zararlar veriyor.” diyor.

KANNABİS FACİASI
Son 24 yılda dünyanın bazı bölgelerinde esrarın etkisi dört katına çıktı.
Kokain Artışı ve Esrarın Yasallaşması
Ben esrarın yasalaşmasına izin veren siyasetçileri insanlığa karşı suç işleyen kişilier olarak görüyorum ve Uluslararası mahkemelerde yargılanmalarını arzu ediyorum.
2022 yılında kokain üretimi, 2021’e kıyasla %20 artışla 2.757 tonluk rekor seviyeye ulaştı.
Bu ürüne olan arz ve talepteki artışa, özellikle Ekvador ve Karayipler olmak üzere tedarik zincirindeki ülkelerde şiddet olaylarında bir artış eşlik etti. Batı ve Orta Avrupa’daki bazı hedef ülkelerde de sağlık sorunlarında artış görüldü.
Benzer şekilde, ürünün Kanada, Uruguay ve 27 ABD bölgesinde yasallaştırılmasıyla zararlı esrar kullanımı arttı. Bu bölgelerin çoğu, uyuşturucunun psikoaktif etkilerinden sorumlu ana bileşen olarak kabul edilen yüksek seviyelerde THC (delta-9-tetrahidrokanabinol) içeriyor.
Bu durum, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenli esrar kullanıcıları arasında intihar girişimlerinde artışa yol açtı.

Yarım Milyon Ölüm
2021 yılında, madde kullanım bozuklukları yaklaşık yarım milyon ölüme neden oldu. Hastalık ve erken ölüm nedeniyle 28 milyon sağlıklı yaşam yılının (HLY) kaybına yol açtı.
Ancak, 2023 yılında bağımlılıktan mustarip her on iki kişiden yalnızca biri tedaviye erişebildi.
“Tedarik zincirinin her aşamasında uyuşturucu kaçakçılığının temel nedenlerini ele almalı ve önlemeye yatırım yapmalıyız. Teknolojiden yararlanarak, sınır ötesi iş birliğini geliştirerek, alternatif geçim kaynakları sunarak ve yasadışı uyuşturucu kaçakçılığı ağlarını besleyenleri hedef alan yasal işlemler başlatarak müdahaleleri güçlendirmeliyiz,” diye kararlar alınıyor ama heyhat.
Ve sonuç olarak: “Koordineli ve kapsamlı bir yaklaşımla suç örgütlerini çökertebilir, küresel güvenliği güçlendirebilir ve toplumlarımızı koruyabiliriz, deniliyor.
Haraç yiyen siyasetçiler, gümrükçüler, polisler.. Say say bitmez maalesef.
UYUŞTURUCU VE OKULLAR
Dünyanın birçok ülkesinde, hele Avrupa’nın büyük şehirlerinde artık uyuşturucu satanlar okul çıkışlarında gencecik çocuklara öncelikle ücretsiz olarak ufak uyuşturucu paketi veriyorlar. Çocuk evde gizli bir şekilde uyuşturucunun tadını aldığında, ikinci sefer ufak bir ücret ödeyerek tekrar satıcıya gidiyor. Olay bu!

Fransa’da Okullarda Durum
Yakın zamanda yapılan bir araştırma, uyuşturucu ticareti yapılan noktaların 200 Fransız okulunun güvenliğini tehlikeye attığını ve acil koruyucu önlemler alınmasını gerektirdiğini ortaya koyuyor.
Fransa’daki okullar yeni bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya: uyuşturucu kaçakçılığı. Hükümet, uyuşturucu ticareti yapılan noktaların hemen yakınında bulunan 200 okuldaki endişe verici durum hakkında alarma geçti. Uyuşturucu şebekelerine bu kadar yakın olmak, öğrencileri ve personeli çete şiddetinden yasadışı maddelere kolay erişime kadar uzanan önemli risklere maruz bırakıyor.
Hükümet, bakanlıklar arası bir toplantıda ilkokul, ortaokul ve liselerde yapılan bir güvenlik denetiminin sonuçlarını paylaştı. Uyuşturucu kaçakçılığı tehdidinin yanı sıra, okullar siber saldırılar ve saldırı tehditleriyle de mücadele etmek zorunda. Bu durum, Île-de-France bölgesindeki okullara yönelik son siber saldırılar ve ülke genelindeki çok sayıda okula gelen bomba tehditleriyle de kanıtlandı.
Başbakan, bu duruma yanıt olarak somut önlemler açıkladı. Okulların etrafındaki “kaldırımların temizlenmesi” gerektiğinin altını çizen Bakan, uyuşturucu ticareti yapılan noktaların ortadan kaldırılmasına yönelik stratejiler geliştirmek üzere yakında üst düzey yetkililerle bir toplantı düzenleneceğini duyurdu. Ayrıca, 500 okulun, özellikle kolluk kuvvetlerine doğrudan bağlı hırsız alarmları kurarak alarm sistemlerini güçlendirmesi gerekecek. Bu önlem halihazırda 150 okulda uygulanıyor.
Bu girişim, eğitim alanlarının güvenliğini sağlamaya yönelik daha geniş kapsamlı bir yaklaşımın parçası olup, gençleri ve eğitim profesyonellerini korumanın önemini vurguluyor. Hükümet, tehditlerden sorumlu olanların “takip edilip” “cezalandırılacağını” teyit ederek, okullara yönelik her türlü tehditle mücadele etme kararlılığını gösteriyor.

Fransa, uyuşturucu ve yolsuzluk arasında yavaş yavaş uyuşturucu devleti topraklarına doğru kayıyor.
Limanlardan hapishanelere, polis ve yargı da dahil olmak üzere, uyuşturucu tacirleri ayrım gözetmeksizin alışveriş yapıyor. Senato’dan sonra, şimdi Sayıştay alarm veriyor.
Uyuşturucu kaçakçılarının örgütlediği yolsuzluk, uyuşturucu maddelerinin ülkeye girişinden, hapishanelere, gümrükten polise ve adalet sistemine kadar her aşamada ivme kazanıyor.
Bu hafta, Sayıştayda, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele üzerine hazırladığı bir rapor bu konuyu ele alıyor. Hakimler, “Uyuşturucu kaçakçılığından elde edilen kârın muazzam hacmi, eyaletlerinkinden çok daha büyük kaynaklar sağlıyor” ve sınırsız satın alım imkânı sağlıyor, diye yazıyor.
Raporda, liman işçileri ve gümrük memurları, kolluk kuvvetleri, sulh hakimleri ve yardımcıları, cezaevi personeli ve hatta kamu binalarında uyuşturucu depolamakta kullanılan belediye çalışanları da yer alıyor.
Davalar hızla artıyor. Haziran 2023’te, Saint-Nazaire’de bir mahkeme katibi, bir uyuşturucu kaçakçısına bilgi vermekten tutuklanmıştı. Aralık 2023’te, Meaux-Chauconin cezaevinde, aralarında bir mahkeme katibinin de bulunduğu iki memur, kaçakçıların serbest bırakılmasını kolaylaştırmaktan suçlanarak hapse atılmıştı. Ocak 2024’te, Orly Havalimanı’nda bir sınır polisi memuru da dahil olmak üzere dokuz kişi, kokain ve esrar kaçakçılığı davasında suçlanmıştı.

Fransa’da narkotrafik artık devletin içerisinde
Mart 2024’te, Réau hapishanesindeki altı gardiyan uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanmıştı. Fransız Uyuşturucu ve Kaçakçılıkla Mücadele Birimi’nin (Ofast) Marsilya şubesinden en az bir soruşturmacı, üstleri tarafından bildirilen yolsuzluk iddiaları nedeniyle Ulusal Polis Genel Müfettişliği tarafından soruşturma altında.
Rennes’te soruşturma engellendi.
Rennes’te güvensizlik hüküm sürüyor. Ocak 2024’te yerel bir kaynak, “Blosne bölgesinde bir uyuşturucu baskını, savcılık ve üstlerin sızıntılardan endişe duyması nedeniyle son dakikada polise bildirildi!” diye anlatıyor. Haklıydılar. Operasyon hızla engellendi; birileri kaçakçıları uyarmıştı.
“Size açıkça söyleyeyim: Yolsuzluk yoksa, kaçakçılık da yoktur,” dedi Fransız Bağlantısı’nın eski üyesi Émile Diaz, Mayıs 2024’te raporunu sunan Fransa’da Uyuşturucu Kaçakçılığının Etkisi Senato Soruşturma Komisyonu önünde. Bir uzmanın sözleri.