Yelda Erol Gökcan’ın Koltuğu Parti İçinde Tartışma Yarattı

Tandoğan Uysal; 1985 yılında Anka Haber Ajans’ında muhabir olarak başlayan basın hayatı sırasıyla, Ulusal Basın AJANSI (UBA) Anadolu Ajansı İsveç Bürosu ve Hürriyet Gazetesi’nde 25 yıl süren İsveç Temsilcisi olarak çalıştı. İsveç Devlet Radyosu Türkçe bölümünde serbest gazeteci olarak çalıştı.

    AK Parti’de Protokol Krizi: Fotoğraf Çok Şey Anlatıyor

    Siyasette bazen uzun uzun anlatmaya gerek yoktur… Bir fotoğraf her şeyi söyler. Muğla’da çekilen o kare de aynen böyle. Sessiz… ama fazlasıyla net.

    Bir Fotoğraf, Bir Soru İşareti

    Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun AK Parti Muğla İl Teşkilatı ziyaretinde çekilen fotoğraf, ilk bakışta sıradan görünse de, protokol açısından tartışmalı bir detayı gözler önüne seriyor: Yelda Erol Gökcan’ın o konumda bulunması, parti içindeki bazı kesimlerce şaşkınlık ve tartışma yaratıyor. Çünkü mesele sadece bir kare değil… Mesele; doğrudan protokol, hiyerarşi ve siyasi ciddiyet meselesidir. Kaldı ki Siyasette ve Protokoldeki yerler rastgele değildir. Yelda Erol Gökcan’ın  oturduğu koltuk Kimin yeri? O koltuklar bir anlam taşır mı, Yetki ve sorumluluğu gösterir mi?

    Peki normalde ne olmalıydı? Siyasi partilerin prensibine göre İl Başkanının yanında İl Kadın Kolları Başkanı oturur, Onun yanında da İl Gençlik Kolları Başkanı yer alır. Ama bu fotoğrafta ne oldu?  Protokol ters yüz edildi. Yerler değiştirildi.  AK Parti’nin protokol anlayışı ve resmî hiyerarşi çerçevesinde, Muğla AK Parti teşkilatında resmi bir görevi olmayan Yelda Erol Gökcan’ın, İl Kadın Kolları Başkanının konumunda oturması dikkat çekici bulundu. Protokol sıralamasına göre İl Kadın Kolları Başkanı geri plana itilmiş ve İl Gençlik Kolları Başkanının ise neredeyse adı bile yok, zaten masada da yok; çünkü oturacak yeri yok. Bu bir detay değil. Bu, açık bir mesajdır.

    Bu Bir Hata Değil, Tercih

    “Ortadaki durum, ‘yanlışlıkla oldu’ denebilecek türden görünmüyor. Kimi partililere göre, alışkanlık hâline gelmiş ve ‘ben otururum, kimse bana karışamaz’ gibi bir yaklaşımı yansıtmış. Daha da önemlisi, protokoldeki konumla ilgili herhangi bir müdahalenin yapılmadığı dile getirilirken; kimse ‘burası sizin yeriniz değil’ demiyor. Özellikle İl Başkanı Cengizhan Güngör’ün bu tabloya müdahale etmediği gözlemlenmiş. Bu durum, teşkilat içindeki yönetim yapısının nasıl işlediğini tartışma konusu hâline getiriyor.

    Teşkilatta, Düzen ve Hiyerarşi Konusunda Anlaşmazlık mı Yaşanıyor?

    Siyaset, hele ki iktidar partisi siyaseti, disiplin üzerine kurulu. Bu fotoğrafta Muğla’da görünen tablo farklı: Protokol, Hiyerarşi ve Sınır yok algısı yaratıyor. Sanki herkes kendi yerini kendi belirliyor. Çekilen fotoğrafta Protokolde yer alma konusunda tartışmalı görüntüler oluştu. Bu da teşkilatın yönetilmediği, aksine savrulduğu izlenimini veriyor.

    Peki Sorumluluk Kimin?

    Bu tür görüntülerde sorumluluk tartışılmaz: İl Başkanı’na aittir. Cengizhan Güngör’e yönelen eleştirilerin nedeni de bu olsa gerek. Çünkü teşkilatta şu sorular artık açık açık soruluyor: Teşkilatta Kim söz sahibi, Kim karar veriyor ve Kimse kuralları umursamıyor mu?

    İl Başkanı Cengizhan Güngör’ün eleştirildiği bir başka konu daha var ki, bence bu daha önemli.  AK Parti lideri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret, devlet büyüklerine hakaret, Cumhur İttifakı ortağı MHP İl Başkanı’na, AK Parti teşkilatına ve birçok parti yöneticisine, ayrıca Büyükşehir Belediye Başkan adayına ve kurum müdürlerine hakaret iddialarıyla tutuklanan Kürşat Keskin ve Mertcan Güngör; ev hapsinde bulunan Serap Ülkü Özdemir ve adli kontrolle serbest kalan Pınar Boyacı’nın AK Parti üyesi olduğu belirtiliyor.

    MHP İl Başkanı, basın açıklaması yaparak kendi partisinden bir kişinin bu olaya karışması nedeniyle ihraç edildiğini açıkladı. CHP İl Başkanı bile bu olayı kınadı Ama AK Parti İl Başkanlığı, kendi üyeleri hakkında disiplin süreci başlatmadı ve bu konuda sessizliğini koruyor. Hatta Muğla’daki kimi partililerce Cumhurbaşkanı’na ve devlet büyüklerine hakaret eden bu kişilerin serbest kalması için kulis yapıldığı dahi konuşuluyor.  Konuya ilişkin olarak siyasi kulislerde çeşitli değerlendirmeler yapılırken, partili bir vekilin, tutuklu bulunan basın danışmanının durumu ile ilgili girişimlerinin kapsamı ve sınırları konusunda tartışmaların bulunduğu ifade ediliyor.

    Kulisler Neden Kaynıyor?

    Teşkilat içinden yükselen rahatsızlık giderek büyürken “Bu böyle gitmez.” Cümlesi yüksek sesle söylenmeye başlamış. Çünkü mesele sadece bir fotoğraf değil. Bu, bir yönetim tarzının dışa vurumu. Ve bu tarz devam ederse yarın daha büyük krizlerin yaşanması kaçınılmaz gibi duruyor.

    Sağlık Bakanı Ziyareti: Müjde Gölgelendi

    Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Muğla’ya son derece anlamlı ve önemli bir ziyaret gerçekleştirdi.

    Bu ziyaret sırasında 1000 yataklı Şehir, 500 yataklı Fethiye Devlet  ve 200 yataklı Menteşe Devlet Hastanesi gibi çok önemli yatırım mesajları verdi. Bunlar Muğla için son derece önemli yatırımlar. Peki, milletvekilleri ve teşkilat ne yaptı?  Sağlık Bakanı’nın önemli müjdeleri konuşulması gerekirken, Seydikemer programı tepki topladı; özellikle iki askerî helikopterle gidilmesi sosyal medyada eleştirildi. Millet geçim derdindeyken, ilgili ilgisiz kişilerin askerî helikopterlere doluşarak Seydikemer’e gitmesi kamuoyunda ciddi rahatsızlık yarattı. Bu tablo, eleştirilerin odağına yerleşen Sağlık Bakanı Memişoğlu’na da haksızlık yapılmasına neden oldu. Peki bakanı bu duruma kim düşürdü? Bu program kimin fikriydi? Bu sorulara cevap vermek İl Başkanı Cengizhan Güngör’e düşer.

    Eğer bu program Seydikemer Belediye Başkanı Önder Akdenizli’ye siyasi prim sağlamak uğruna yapıldıysa hem halkın hem de teşkilatın tepkisini çekti. Ve sonuç olarak: Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun açıkladığı büyük yatırımlar da geri planda kaldı. Görünüşe göre, program sırasında yatırım müjdelerinden çok, bazı isimlerin bakanın ziyareti üzerinden öne çıktığı yönünde siyasi yorumlar gündemi meşgul etti.  Oysa Muğla halkı için asıl mesele çok daha açık: ildeki Sağlık sisteminin memnuniyet yaratıp yaratmadığı sorusunun cevabına odaklanmakken  bu soru kimsenin önceliği değilmiş.

    Küçük Bir Detay Gibi Görünebilir Ama…

    Siyasette bazen en büyük mesajlar en küçük detaylarda gizlidir. Kim nereye oturuyor… Kim dışarıda kalıyor… Kim kendine protokolü, yazılı olan olmayan kuralları yok sayarak yer açıyor… Kim parti liderine ve devlet büyüklerine hakaret ediyor…Hepsi bir anlam taşır. Bu fotoğrafın verdiği mesaj: Kuralların yok sayıldığı yerde, teşkilatta dağılmalar başlar mı sorusunu akıllara getiriyor.

    Muğla’daki Siyasi Tartışma Bitmez

    Muğla AK Parti yönetiminde resmi bir görevi bulunmadığı bilinen Yelda Erol Gökcan’ın protokoldeki yeri, parti içindeki bazı kesimlerce tartışmalı bulunmuş ve bu durum, konuyla ilgili soruların artmasına yol açmış. Sorumluluğun kimde olduğu ise hâlâ tartışma konusu.

    Muğla’da yaşanan gelişmeler sürerken, Bodrum İlçe Başkanı Seha Ergene’nin teşkilatın onayı veya görüşü dışında bazı isimleri listeye ekleyerek iddialara göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaretten yargılanan avukat Yasemin Tozam ile CHP’li Belediye Başkan Yardımcısı Ümmühan Yurt ve diğer bazı CHP’lileri listesine dahil etmesiyle ilgili tartışmalar devam ediyor. İlçedeki durumları daha sonra ele alırız ama Bu sorulara net bir cevap verilmediği sürece Muğla’daki siyasi tartışmaların bitecek gibi de değil.  Çünkü mesele bir koltuk değil… Mesele düzen ve parti ilkeleridir.

    Bizden söylemesi…

    Tandoğan Uysal

    REKLAM ALANI
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

    Henüz yorum yapılmamış.