Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Bodrum’un ulaşım meselesi artık bir “sorun” olmaktan çıkmış, doğrudan bir gelecek meselesine dönüşmüştür.
Bugün konuştuğumuz şey yalnızca trafik değil…
Bu, Bodrum’un nasıl bir yer olacağı sorusudur.
Ve açık söyleyeyim:
Ben bu tartışmanın kenarında duracak biri değilim. Katkı koymaya da, doğruyu söylemeye de kararlıyım.
BODRUM ESKİ BODRUM DEĞİL
Bir gerçeği artık kabul edelim.
Bodrum;
70’lerin, 80’lerin o sakin sahil kasabası değildir.
Nasıl ki İstanbul hâlâ 1950’lerin İstanbul’u değilse,
Bodrum da geçmişin hatıralarıyla yönetilemez.
Ama burada kritik bir çizgi var.
BODRUM, ANTALYA’YA DÖNÜŞMEMELİ
Altını özellikle çiziyorum:
Bodrum;
Antalya gibi olmamalı.
Marmaris gibi olmamalı.
Alanya gibi olmamalı.
Kuşadası gibi hiç olmamalı.
Bodrum’un bir kimliği var.
O kimlik;
iki katlı mimaridir,
beyaz badanalı evlerdir,
yeşilin içine saklanmış yerleşimdir.
Eğer bu kaybolursa, Bodrum sadece bir yer olur… Bodrum olmaktan çıkar.
YANLIŞ TARTIŞMA: “YA KORU YA HİÇ DOKUNMA”
Bugün Bodrum’da hâkim olan anlayış şu:
“Hiç büyümesin, olduğu gibi kalsın.”
Bu romantik bir hayal… ama gerçek değil.
Dünya büyüyor.
İnsan hareketi artıyor.
Bodrum artık küresel bir destinasyon.
Büyümeyi durduramazsınız.
Ama büyümeyi yönetebilirsiniz.
Mesele tam da bu.
TRAFİK: PLANSIZLIĞIN FATURASI
Bugün yaşadığımız trafik sorunu tesadüf değil.
Bu, yıllardır ertelenmiş kararların ve yapılmamış planların sonucudur.
Peki çözüm?
Net konuşalım:
-Ana arterler
-Alternatif yollar
-Ve gerekiyorsa… tüneller
Evet, yanlış okumadınız.
Şehir nefes alacaksa, mühendislik devreye girecek.
AMA DUR… SAHADAN GELEN AKILCI BİR ÖNERİ VAR
Bu yazıyı kaleme aldıktan sonra Bodrumlu bir dostumla konuştum.
Ve bana şunu söyledi:
“Tünelden önce Bodrum’un etrafını çevreleyecek bir çevre yolu yapılmalı.”
Düşündüm…
Haklı.
Yarımadayı saran bir çevre yolu,
belirli noktalardan ceplerle yerleşime giriş veren bir sistem…
Bu, Bodrum’un dokusuna daha az zarar veren, daha sürdürülebilir bir çözüm olabilir.
Üstelik önemli bir gerçeği de göz ardı etmeyelim:
Bodrum’un altı tarih.
Kazı yaparsınız…
Bir kalıntı çıkar…
Ve proje durur.
Tünel dediğiniz iş, bir anda kilitlenebilir.
“ÇEVRECİLİK” Mİ, ENGELCİLİK Mİ?
Şimdi klasik itirazlar gelecektir:
“Doğa var…”
“Tarih var…”
“Arkeoloji var…”
Elbette var. Olmalı da.
Ama Türkiye’de bu başlıkların çoğu zaman nasıl kullanıldığını da biliyoruz:
Hiçbir şey yapılmasın diye.
İstanbul bu anlayıştan çok çekti.
Eğer İstanbul her itirazda durdurulsaydı, bugün yaşanabilir bir şehir olmazdı.
BODRUM’UN BİR MODELİ OLMALI
Artık laf değil, model zamanı.
Bodrum için net kurallar konmalı:
-Kaç kat? → 2 kat
-Renk? → Beyaz
-Yerleşim? → Yeşilin içinde
-Ulaşım? → Akıcı ve alternatifli
Plansız büyüme değil…
karakterli büyüme.
BU İŞ BELEDİYELERİ AŞAR
Ama şunu da açık söyleyelim:
Çevre yolu gibi büyük bir proje,
ne Bodrum Belediyesi’nin
ne de Muğla Büyükşehir’in tek başına altından kalkabileceği bir iş değil.
Bu konu artık Ankara’nın, yani merkezi hükümetin gündemine girmelidir.
Girer mi?
İşte orası… Türkiye gerçeği.
BEKLEME LÜKSÜ YOK
Bodrum’un artık bekleme şansı yok.
Artık zaman:
-Tartışma zamanı değil
-Karar zamanı
-Erteleme zamanı değil
-Uygulama zamanı
Bodrum ya kendi trafiğinde kilitlenecek…
ya da akılcı bir planla nefes alacak.
Başka bir seçenek yok.
Tercih bizim.
Tandoğan Uysal