Türkiye’nin En İlginç Siyasi Geri Dönüşü

Yayınlama: 26.05.2026
A+
A-
Tandoğan Uysal; 1985 yılında Anka Haber Ajans’ında muhabir olarak başlayan basın hayatı sırasıyla, Ulusal Basın AJANSI (UBA) Anadolu Ajansı İsveç Bürosu ve Hürriyet Gazetesi’nde 25 yıl süren İsveç Temsilcisi olarak çalıştı. İsveç Devlet Radyosu Türkçe bölümünde serbest gazeteci olarak çalıştı.

    Kurultayda kaybeden geri döndü, kazanan gitti. Peki bunu delegeler mi istedi, mahkeme mi?

    Türk siyaseti sürprizlere alışkındır. Bakanlar gider gelir, partiler bölünür birleşir, dün birbirine ağır sözler söyleyenler ertesi gün aynı masada oturabilir. Ancak CHP’de yaşanan son gelişme, siyaset tarihimizin en ilginç geri dönüşlerinden biri olarak kayıtlara geçmeye adaydır.

    Kurultay yapılmıştı.

    Delegeler oylarını kullanmıştı.

    Özgür Özel genel başkan seçilmişti.

    Siyasi yarış bitmiş görünüyordu.

    Meğer bitmemiş…

    Aradan geçen zamanın ardından mahkeme kararı geldi ve CHP yeniden kurultay öncesindeki yönetime döndü. Böylece Kemal Kılıçdaroğlu, siyasette eşine az rastlanır bir şekilde yeniden partinin başına geçmiş oldu.

    Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:

    Bu bir hukuk zaferi mi, siyasi müdahale mi?

    Asıl Tartışma Nerede Başlıyor?

    Kurultayla ilgili ortaya atılan iddialar yeni değil.

    Bazı delegelerin çeşitli yöntemlerle etkilendiği, oy tercihlerini değiştirmeye yönlendirildiği uzun zamandır konuşuluyordu.

    Ancak kamuoyunun önündeki en önemli soru hâlâ cevap bekliyor:

    Kurultay sonucunu değiştirecek ölçüde bir usulsüzlük somut ve tartışmasız biçimde kanıtlandı mı?

    İşte kavganın düğümlendiği yer tam da burası.

    Bir kesim, yargının dosyadaki bulgulara göre karar verdiğini savunuyor.

    Diğer kesim ise ortada siyasi iradeyi ortadan kaldıracak güçte kesin kanıtlar bulunmadığını söylüyor.

    Vatandaş ise hukukçuların, siyasetçilerin ve televizyon yorumcularının arasında gerçeği aramaya çalışıyor.

    Kılıçdaroğlu’nun Önündeki Tercih

    Belki de en ilginç soru şuydu:

    Kemal Kılıçdaroğlu görevi kabul etmeseydi ne olurdu?

    Çıkıp,

    “Delegelerin seçmediği bir koltuğa oturmam”

    deseydi bugün bambaşka bir siyasi tablo konuşuyor olabilirdik.

    Belki birkaç hafta içinde yeni kurultay kararı alınacak, delegeler yeniden sandığa gidecekti.

    Belki de CHP içindeki tartışma daha kısa sürede son bulacaktı.

    Ama siyaset varsayımlarla değil, yaşananlarla yazılıyor.

    Kılıçdaroğlu görevi kabul etti ve böylece tartışma başka bir boyuta taşındı.

    Artık konuşulan yalnızca hukuk değil.

    Meşruiyet de konuşuluyor.

    Demokrasi Sandıkta mı Başlar, Mahkemede mi Biter?

    Demokrasilerde siyasi partilerin kongreleri ve kurultayları elbette hukuk denetimine açıktır.

    Ancak milyonlarca seçmeni bulunan ana muhalefet partisinin genel başkanının mahkeme kararıyla değişmesi sıradan bir olay değildir.

    Bu nedenle tartışma sadece CHP’nin iç meselesi olmaktan çıkmıştır.

    Çünkü konu dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyor:

    Bir siyasi partinin iradesini belirleyen esas güç delege sandığı mıdır, yoksa mahkeme kararı mı?

    Elbette hukuk devletinde mahkeme kararları uygulanır.

    Ama demokraside siyasi meşruiyetin kaynağı da halkın ve delegelerin iradesidir.

    Bugün Türkiye’nin tartıştığı mesele, işte bu iki kavramın kesiştiği noktadır.

    Kazanan Kim?

    Siyasette herkes kendini kazanan ilan edebilir.

    Bir taraf mahkeme kararını başarı olarak görebilir.

    Diğer taraf mağduriyet üzerinden güç kazanabilir.

    Ancak dışarıdan bakan vatandaş için tablo daha farklıdır.

    Çünkü vatandaşın görmek istediği şey, kuralların herkes için aynı işlemesidir.

    Belirsizlik uzadıkça güven azalır.

    Güven azaldıkça da siyasete olan inanç zayıflar.

    Asıl kayıp da burada başlar.

    CHP’de yaşananlar yalnızca bir genel başkan değişimi değildir.

    Bu olay, Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve siyasi meşruiyet tartışmasının yeni perdesidir.

    Bir tarafta mahkeme kararı…

    Diğer tarafta kurultay sandığı…

    Bir tarafta hukuk…

    Diğer tarafta siyasi irade…

    Ve milyonlarca insanın zihninde aynı soru:

    Türkiye’nin en ilginç siyasi geri dönüşü gerçekten bir hukuk hikâyesi mi, yoksa daha uzun yıllar tartışılacak bir demokrasi bilmecesi mi?

    Tandoğan Uysal

    REKLAM ALANI
    Bir Yorum Yazın

    Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

    Henüz yorum yapılmamış.