Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Muğla siyasetini sarsan dosyada kritik aşama
Muğla’nın meşhur Sakar Geçidi yıllardır sürücülere zor anlar yaşatır.
Ancak bu kez konuşulan Sakar yokuşu değil…
“Sakar Altı–Sakar Üstü” adıyla faaliyet gösterdiği öne sürülen sosyal medya hesabı.
Aylardır Muğla kulislerinde konuşulan dosyada yeni ve kritik bir aşamaya gelindi.
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, yaklaşık yedi aydır tutuklu bulunan Cemal Demirtaş, Kürşat Keskin, Mertcan Güngör, Serap Ülkü Özdemir ve Habip Demir ile tutuksuz yargılanan Pınar Boyacı, Saffet Kara, Serdar Cemal Süzeroğlu ve Ahmet Demiral hakkında dava açıldı.
Hazırlanan iddianamede bazı sanıklar hakkında talep edilen ceza miktarının toplamda 56 yıla kadar ulaştığı öğrenildi.
DOSYADA KİMLER VAR?
İddianameye yansıyan iddialara bakıldığında olayın sıradan bir sosyal medya tartışması olmadığı görülüyor.
Soruşturmanın merkezinde;
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
Muğla Valisi İdris Akbıyık,
AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi Sözcüsü Duygu Pınar Doğru Marçalı,
AK Parti Muğla İl Koordinatörü ve Isparta Milletvekili Osman Zabun,
AK Parti Teşkilat Başkanı Emre Güçlü,
Elvan Göçer,
Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça,
MHP eski İl Başkanı Burak Demirel
ve çok sayıda AK Parti yöneticisine yönelik paylaşımlar bulunduğu ileri sürülüyor.
Savcılık makamı, şüphelilerin eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek hakaret içerikli paylaşımlar yaptıklarını, yapay zekâ destekli içerikler ürettiklerini ve bu içerikleri çeşitli dijital platformlarda dolaşıma soktuklarını iddia ediyor.
WHATSAPP TRAFİKLERİNDE YAPAY ZEKA İDDİASI
İddianamede yer alan dikkat çekici unsurlardan biri de WhatsApp yazışmaları oldu.
Dosyaya giren teknik inceleme ve tespitlere göre, Habip Demir’e ait olduğu belirtilen telefon hattı ile Serap Ülkü Özdemir’e ait olduğu belirtilen telefon hattı arasında gerçekleştirilen WhatsApp görüşmeleri soruşturma kapsamında incelendi.
İddianamede, söz konusu yazışmalar içerisinde yapay zekâ kullanılarak oluşturulduğu değerlendirilen bir görsel paylaşımının bulunduğu belirtildi. Dosyada yer alan değerlendirmelere göre, bu görselde Cemal Demirtaş, Serdar Cemal Süzeroğlu ve Habip Demir olabileceği değerlendirilen kişilerin yer aldığı ifade edildi.
Savcılık makamı ayrıca, Habip Demir ile Serap Ülkü Özdemir arasında geçtiği belirtilen bazı mesaj içeriklerinde çeşitli şikâyet ve başvuru süreçlerine ilişkin yazışmaların da bulunduğunu iddianameye yansıttı.
DİJİTAL İZLERİN SİLİNMESİ DOSYAYI KAPATMADI
Dosyanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise dijital inceleme raporları oldu.
İddianamede yer alan değerlendirmelere göre, sanıklardan Cemal Demirtaş’ın bazı dijital yazışma ve görüşme kayıtlarını silmiş olmasına rağmen, yapılan adli bilişim incelemeleri sonucunda çeşitli dijital bulgu ve emarelere ulaşıldığı ileri sürüldü.
Dosyaya giren bilirkişi raporlarında, silinmiş olduğu değerlendirilen bazı veri kalıntılarının teknik yöntemlerle geri getirilebildiği, bu materyaller üzerinde yapılan analizlerde soruşturma konusu eylemlerle ilişkilendirilen verilerin tespit edildiği iddia edildi.
Savcılık makamı, söz konusu dijital bulguları iddianamenin önemli delilleri arasında gösterdi.
Soruşturma makamlarına göre, elde edilen dijital veriler, WhatsApp yazışmaları ve teknik inceleme raporları dosyanın önemli delil unsurları arasında bulunuyor.
SOSYAL MEDYA MI, DİJİTAL OPERASYON MU?
İşte dosyanın en dikkat çekici tarafı burada başlıyor.
Çünkü iddianamede anlatılan tablo, klasik anlamda bir sosyal medya hesabından çok daha farklı bir yapı iddiasını ortaya koyuyor.
Eğer savcılığın ileri sürdüğü iddialar mahkeme tarafından doğrulanırsa, mesele birkaç kişinin sosyal medyada yorum yapmasının çok ötesine geçiyor.
Ortaya çıkan tablo, devletin en üst makamlarını hedef alan organize bir dijital operasyon iddiasına dönüşüyor.
MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞUN DEVAMINA KARAR
Dosyanın görüldüğü mahkemede yapılan son değerlendirmede, mevcut delil durumu, dijital inceleme raporları ve dosya kapsamındaki diğer unsurlar dikkate alınarak tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
Mahkeme heyeti davayı 15 Ekim 2026 tarihine erteledi.
YENİ İTİRAFÇILAR ÇIKABİLİR Mİ?
Muğla kulislerinde en çok konuşulan konulardan biri de bu.
Dosyada yer alan dijital veriler, teknik inceleme raporları ve iddianamede ortaya konulan bağlantılar nedeniyle soruşturma sürecinde yeni tanıkların veya etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen yeni isimlerin ortaya çıkabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Bu konuda resmî makamlarca yapılmış bir açıklama bulunmamakla birlikte, davanın ilerleyen aşamalarında yeni gelişmeler yaşanabileceği konuşuluyor.
MUĞLA’NIN EN ÇOK KONUŞULAN DOSYASI
Bir süre önce sadece Muğla’nın konuştuğu bir sosyal medya hesabı vardı.
Bugün ise Türkiye’nin konuşacağı bir dava dosyası oluştu.
56 yıl hapis talebi…
Cumhurbaşkanından valiye kadar uzanan isimler…
Tutuklu ve tutuksuz sanıklar…
Yapay zekâ iddiaları…
Dijital deliller…
Ve mahkeme süreci…
Dosyanın büyüklüğü de kamuoyunda yarattığı etki de her geçen gün artıyor.
HER ŞEY ORTAYA ÇIKIYOR
Sosyal medya çağında bazı insanlar ekranın arkasına saklanınca görünmez olduklarını düşünüyor.
Oysa dijital dünyanın hafızası bazen insan hafızasından daha güçlüdür.
Silinen mesajlar, kaldırılan kayıtlar ve yok edildiği düşünülen veriler, teknik incelemelerle yeniden ortaya çıkabiliyor.
Bu nedenle bu dava yalnızca birkaç kişinin yargılanmasından ibaret görünmüyor.
Aynı zamanda dijital çağda işlenen iddia edilen suçların nasıl soruşturulduğunu ve teknolojinin hukuk önünde nasıl delile dönüştüğünü de gösteren önemli dosyalardan biri olmaya aday görünüyor.
Şimdi gözler 15 Ekim’de görülecek duruşmada.
Kararı mahkeme verecek.
Ancak şu bir gerçek ki;
Muğla’nın meşhur Sakar yokuşunda bu kez oldukça ağır bir dosya aşağıya doğru inmeye başladı.
Ve görünen o ki bu yol daha uzun süre konuşulacak.
Tandoğan Uysal