Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Bodrum Kent Konseyi Başkanlığı seçimini Osman Köseoğlu kazandı. Öncelikle kendisini kutluyorum.
Kolay gelsin demekle yetinmeyeceğim. Çünkü önünde öyle bir Bodrum var ki; trafik ayrı telden çalıyor, su ayrı telden, kaçak yapılaşma ayrı telden… Bodrum’un orkestrasında herkes çalıyor ama ortada senfoni pek duyulmuyor. Şimdi gelelim asıl meseleye… Kent Konseyi Nedir? Bodrumlu biliyor mu? Açık konuşalım. Bodrum’da “Kent Konseyi” denince çoğu vatandaşın aklına tam olarak ne geliyor? Belediyenin bir birimi mi? Sivil toplum örgütü mü? Danışma kurulu mu? Yoksa adı var kendi yok bir yapı mı? Her seçim döneminde adını duyuyoruz. Her tartışmada ismi geçiyor. Her önemli konuda görüş bildiriyor. Ama Bodrum’da yaşayan yüz kişiye sorsanız doksanı Kent Konseyinin tam olarak ne yaptığını anlatamaz. Demek ki ortada bir iletişim eksikliği var.
Yetki Var mı, Yok mu?
Bodrumluların en çok merak ettiği soru şu: Kent Konseyi’nin yaptırım gücü nedir? Bir koy imara açılırsa ne yapabilir? Bir orman alanı tehdit altına girerse ne yapabilir? Bir otel sahili kapatırsa ne yapabilir? Bir şirket kıyıya beton dökerse ne yapabilir? Bir bakanlık Bodrum’un geleceğini ilgilendiren bir karar alırsa ne yapabilir? Yoksa sadece basın açıklaması mı yapar? Çünkü Bodrum artık basın açıklamalarından geçilmiyor. Açıklama çok… Çözüm biraz daha az.
Bodrum’un Koyları Elden Giderken…
Son yıllarda Bodrum’un en büyük tartışmalarından biri ne? Koylar. Sahiller. Özelleştirmeler. Yapılaşma baskısı. Doğal alanların küçülmesi. Bu konularda Kent Konseyi’nin elindeki araçlar nelerdir? Bodrum halkı bunu bilmek istiyor. Çünkü vatandaşın gözünde Kent Konseyi, kentin vicdanı olmak zorunda.
Vicdan varsa ses de olmalı. Ses varsa etkisi de olmalı.
Dünyada Nasıl, Bodrum’da Nasıl?
Merak ettiğim bir başka konu daha var. Dünyadaki kent konseyleriyle Bodrum Kent Konseyi arasında ne fark var? İsveç’te… Almanya’da… Fransa’da… Yerel katılım mekanizmaları nasıl işliyor? Kent sakinleri karar süreçlerine nasıl dahil oluyor? Bodrum Kent Konseyi bu örneklerin neresinde duruyor?
Yoksa biz hâlâ toplantı yapıp fotoğraf çekilerek görev tamamlandı sanılan bir noktada mı bulunuyoruz?
Bodrum’un Bir Gelecek Planı Var mı?
Gelelim milyon dolarlık soruya. Bodrum büyüyor. Hem de durdurulamaz bir hızla. Peki nasıl büyüyor?
Daha da önemlisi… Nasıl büyümeli? Kent Konseyi’nin Bodrum için bir 10 yıllık vizyonu var mı?
20 yıllık bir öngörüsü var mı? Su kaynakları için planı nedir? Trafik için önerisi nedir? Kıyılar için vizyonu nedir? Nüfus baskısı konusunda düşüncesi nedir? Bodrum sadece bugünü değil, yarını da konuşmak zorunda. Çünkü yarın geldiğinde bugünün hatalarını düzeltmek çok pahalı oluyor.
Belediye ile İlişkiler Nasıl?
Kent Konseyi ile Bodrum Belediyesi arasındaki ilişki nedir? Tavsiye eden mi? Yol gösteren mi?
Denetleyen mi? Destekleyen mi? Belediye Kent Konseyi’nin önerilerini dikkate alıyor mu?
Yoksa raporlar hazırlanıp dosyalarda emekli mi ediliyor? Bodrumlular bunu da öğrenmek istiyor.
Basın Toplantısı Şart
Bu nedenle yeni Başkan Osman Köseoğlu’ndan bir ricam var. Kapsamlı bir basın toplantısı düzenlesin.
Kent Konseyinin görevlerini anlatsın. Yetkilerini anlatsın. Yapabileceklerini anlatsın. Yapamayacaklarını da anlatsın. Bugüne kadar Bodrum’a ne kazandırdıklarını anlatsın.
Önümüzdeki dönemde ne yapmayı planladıklarını anlatsın. Çünkü Bodrum’un buna ihtiyacı var.
Şeffaflığa ihtiyacı var. Katılıma ihtiyacı var. Ve en önemlisi, laf değil sonuç duymaya ihtiyacı var.
Kent Konseyi Bodrum’a hayat suyu olmalı. Osman Köseoğlu’nu yeniden kutluyorum. Ama kutlamayla birlikte sorularımı da masaya bırakıyorum. Çünkü Bodrum artık sadece seyretme lüksünü kaybetti.
Bodrum’un sorunları büyüyor. Su beklemiyor. Trafik beklemiyor. Beton beklemiyor. Koylar hiç beklemiyor. Dolayısıyla Kent Konseyinin de bekleme lüksü yok. Bodrum’un konuşanlara değil, çözüm üretenlere ihtiyacı var. Yeni dönemin Bodrum’a hayırlı olmasını diliyorum. Ve merakla bekliyorum:
Kent Konseyi Bodrum’un geleceğinde gerçekten ne kadar söz sahibi olacak?
Tandoğan Uysal