Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

27.Dönem CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, yaptığı yazılı açıklamada, Cumhuriyet, CHP ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Girgin, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de katıldığı programda, HDP’li siyasetçilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin yöneltilen soruya verdiği “Hayır, değilim” yanıtını ve program sonrasında Selahattin Demirtaş ile görüşme talebini değerlendirdi.
27.Dönem CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı;
“Kimse Saf Değil Hedef Cumhuriyettir ve Cumhuriyet Sahip Çıkmamız Gereken En Kıymetli Hazinedir
Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’ye konuk olduğu hani şu bol “bilmiyorum”‘lu programı izlemişsinizdir.
Kılıçdaroğlu’nun kötü bir sınav verdiği o program sonrası, en çok cımbızlanan konu, dokunulmazlıkların kaldırılması sorusuydu.
Hatırlarsanız, aralarında Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu HDP’li siyasetçilerin dokunulmazlığının kaldırılması yönünde oy vermesinden dolayı pişman olup olmadığı sorusu üzerine, “Hayır, değilim” cevabını vermişti.
Kılıçdaroğlu’nun, program sonrası, programda konuşulan onca konuyu bir kenara iterek, ısrarla Selahattin Demirtaş ile görüşme talebinde bulunması ve özellikle bu konuyu tamir ve telafi yoluna gitme çabası da dikkatinizi çekmiştir.
Tam da, Erdoğan’ın; “Tekrar bir ‘Yenikapı ruhu’ aranıyorsa bunun vücut bulması gereken zemin Terörsüz Türkiye sürecidir” dediği bir zamanda, Kılıçdaroğlu, bu cevabı ile “Demirtaş bizim onurumuzdur” diyen Kürt seçmenin öfkesini de üzerine çekmeyi başardı.
Yeni bir Yenikapı ruhu ile masa kurarak, AKP, MHP, DEM parti ve Kılıçdaroğlu CHP’sini aynı masa etrafında toplayarak, bir ittifak yaratma çabası, DEM parti seçmeni ile Kılıçdaroğlu arasında oluşan bir kısa devre ile şimdilik yanmış gibi görünüyor.
Üstüne üstlük Selahattin Demirtaş’ın da, Kılıçdaroğlu ile görüşmeyi kabul etmemesi hatta Diyarbakır’a giden Özgür Özel’e avukatı aracılığı ile ulaşarak, Diyarbakır’a selam yollaması, iktidarın hesabını bozar nitelikte.
Şunun tespitini bir yapalım;
Her ne kadar, AKP iktidarı, Kürt seçmenin lideri olarak İmralı’yı görme istek ve arzusunda olsa da, aslında Selahattin Demirtaş’ın karşılığının daha baskın olduğunu görüyoruz.
Diğer taraftan, Demirtaş’ın, 2015 seçimleri sonrası “seni başkan yaptırmayacağız” çıkışının, hayatının 10 yılının çalınarak kendine ödetilmeye çalışıldığını da biliyoruz.
Erdoğan’ın, Yenikapı ruhu diyerek yaptığı çağrının aslında Türkiye’yi aşan, enternasyonel ve emparyel bir plan olduğunu görmemek için kör olmak gerekiyor.
Büyük patron, NATO zirvesi için Türkiye’de. Büyük patronun adamı Tom Barack Türkiye için biçilmeye çalışılan elbiseyi “ merhametli monarşi” diyerek tarif etti.
Velhasılı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” demişti.
Bu iki eserinden biri amaç, diğeri ise bu amaca hizmet eden bir araçtır.
Gençliğe Hitabesi’nde; birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni korumaktır diye seslenen Atatürk’ün dediği gibi,
Cumhuriyet; sahip çıkmamız gereken en kıymetli hazinedir.
Cumhuriyet Halk Partisi, Anadolu ve Rumeli müdafaa-i hukuk cemiyetinden köken alan, İlk kongresini Sivas kongresinde yapmış, birlik beraberlik ve seferberlik ruhu ile kurulmuş ,ulu bir çınardır, Atatürk’ün bize emanetidir.
Bu emanet, bugün iktidar partisi eliyle paralize edilmek ve işlevsiz hale getirilmek ile karşı karşıyadır.
Ancak;mevzu bahis “Cumhuriyet” olduğunda, gerisi teferruattır.
Gerektiğinde, Cumhuriyete,
demokrasiye inanmış, Atatürk’ün yolunu şiar edinmiş milyonlar, ya bir yol bulur ya bir yol açar.
Bir zamanlar Saraydan alınan egemenlik hakkını, yine saraya teslim etmez.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!”