Niye Yeni Parti?

Niye Yeni Parti?
polat-galle-27.02.2023
previous arrow
next arrow

Merhaba

Değerli gazeteci Çiçek Yaman Bozoğlu 27 Temmuz 2026’da kendi gazetesinde kendi yazısını paylaştı. Halkın nabzını tuttuğu için iyi bir gazetecilik yaptığını düşünüyorum. Son cümlesinde de siyasi tarafsızlığını belirtiyor.

Başlığı “Peki neyiniz yeni?” olan Sn. Bozoğlu yazısının içeriği olan YENİ PARTİ’yle ilgili kafa karışıklığına bir iki yerde ben de şahit oldum. Ama CHP’ye yapılanın ne olduğu anlatıldığında insanların bakış açıları değişiyor, bunu da gözlemledim.

Bu nedenle Sn. Bozoğlu’nun yazısını okuyanlar ve konuyla ilgili zihin karmaşası yaşayanlar için aynı gazetede bir genel hatırlatma yapmak isterim.

***

2023 CHP 38. Olağan Kurultay sonrası Özgür Özel yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi, 31 Mart 2024’te düzenlenen yerel seçimlerde %37,81 oy oranıyla, 1977 yerel seçimlerinden beri ilk kez birinci parti olur ve yerelde iktidar parti konumuna geçer.

Yerel seçimlerden 10 ay önce yapılan genel seçimlerde birinci parti olan AKP ve kurulan akp+mhp hükümetiyle iktidar bu yerel iktidarlıktan siyasi rahatsızlık duyar. Bu arada çeşitli nedenlerle İstanbul dahil pek çok belediye başkanı ve belediye çalışanı bazı iddialarla tutuklanır ve yargılanmaya başlar. Türkiye siyasi bir sarsıntı içine itilir. İktidarın başarılı ama seçimle kendisinden  olmayan belediyeleri ele geçirmesi olarak yorumlanır.

Elbet de suç varsa ve ispat ediliyorsa herkes yargılanmalıdır, ama suçu sabitleşene kadar neden tutukluluk? sorusu da halk ve siyasiler tarafından defalarca sorulur.

Ve tabiki tüm bunlar adalet herkes için eşitse anlamlıdır. Bunu da bu arada önemseyerek belirtmek isterim. Bu süreçte bazı tahliyeler olmuşsa da davalar Temmuz 2026 itibariyle halen sürmektedir.

2023, 38. Kurultayın geçersiz kılınması için de bir dava açılır. Bu sefer davacılar CHP’lidir. Rüşvet ve oylamaya hile karıştırılmasıyla delege iradesinin sakatlandığını savunarak bu kurultayın mutlak butlan (yok hükmünde) sayılması, Genel Başkan Özgür Özel yönetiminin görevden uzaklaştırılması ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin görevine iade edilmesini talep eder. Bu konu da diğeri gibi Türkiye’nin ve CHP’nin gündemine oturur.

Bir süre geçer. Önce bir yerel mahkemece ret kararı verilir, sonra başka bir bölge mahkemesince bu karar bozulur. Günlerce hukukçularca tartışılır. CHP kurmayları, Özgür Özel defalarca hukuksuzluğa dikkat çeker. İspatsız, delilsiz olmaz, temiz bir kurultay yapılmıştır derler.

Bu süreç mahkeme değişiklikleri yapılarak devam eder ve en son 21 Mayıs 2026’da Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Kurultayın mutlak butlan sayılmasına ve Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verir.

Özgür Özel; “31 Mart 2019 seçimlerinde Türkiye’nin 47 yıl sonra yeniden birinci partisi olması, % 65’lik bir nüfusun yaşadığı belediyeleri kazanması ve o günden beri tüm anketlerde açık ara birinci parti olması” nedeniyle CHP’yi yıpratarak seçim kazanmak için bu siyasi davanın açıldığını,” her zaman savunur.

2023 kurultay sonrası Özgür Özelli CHP’nin iktidara karşı yürüttüğü başarılı muhalefetlik yadsınamaz.

Özgür Özel yönetimi kararı yasal süresi içinde hemen temyiz eder. Ancak dosya mahkemece yargıtaya gecikmeyle yollanır. Yeni öğrenilmiştir ki dosya 12 Eylül 2026’da ele alınacaktır.

Bu geçen 56 gün içinde butlan kararı gereği atanan kayyum -eski genel başkan Kılıçdaroğlu genel merkezin boşaltılmasını ister. Oysa yargıtay kesin kararını henüz vermemiştir.

Seçilmiş CHP lideri atanmış kayyum başkana derhal bir kurultay yapılması talebinde bulunur. Günlerce bu konu gündemde kalır, halk takip eder, ancak karşılık bulmaz.

Seçilmiş yönetim yargıtay kararının beklenmesi gerektiğini ısrarla söyler. Bu talep de gene atanmış yönetimde karşılık bulmaz

2023 Kurultayı sonrası CHP içinde başlayan veya başlatılan iç huzursuzluklar tabi ki iktidarca önemle takip edilmektedir, zaten siyasette başkası düşünülemez.

24 Mayıs 2026’da Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusu üzerine çevik kuvvet, gaz bombası ve plastik mermi kullanarak CHP Genel Merkezi’ne zorla ve şiddetle girer.

CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel polis müdahalesinden hemen önce bir video yayımlayarak, “Suçumuz AK Parti’yi yenmek. Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bedenimizi teslim alırlar ama mücadelemizi teslim alamayacaklar” demiştir.

Bina, içi darmadağın edilerek, boşaltılıdır. Bu şiddetli müdehaleden yaşlısı-genci çokça etkilenen, gaza maruz kalan, mağdur edilen partililer olur.

“CHP bundan sonra sokaktadır” diyerek binadan en son ayrılan Özgür Özel, TBMM’ye doğru yürüyüşe geçer. Bir süre partililerle yağmur altında yürüyüşünü sürdüren Özel’e bu haksızlığa isyan eden halk da destek vermeye başlar. Meclis’e vardıklarında sayıları binleri aşmıştır.

Ve iktidara yürüyüş olarak başlatılan bu eylem süreç içinde her kesimden halkın çoklu katılımıyla kalabalık doğal mitinglere dönüşür.

Peki, halkın öfkelenmesine de neden olan bu olaylar niçin sadece CHP’ye oluyordur?

Diğer muhalif partiler, iktidar partisi de dahil, içsel seçimlerini çok mu düzgün yapıyorlar?!

Bu konu sadece dürüstlük için midir?!

Oysa CHP; Atatürk’ün kurduğu parti olması özelliği yanısıra, parti içi demokrasi açısından bazı eksikleri de olsa, Altı Ok İlkelerinin eşliğinde demokrasiyi en iyi içselleştirmiş ve hedefleri arasına koymuş Türkiye’nin tek ve ilk sosyal demokrat partisidir.

Aslında ne yapılmıştır?

Özgür Özel liderliğinde iktidara karşı en iyi muhalefetliği yapan CHP’nin çalışan kadroları genel merkezin işgaliyle sokağa atılmış, yani siyasetten itildikleri, uzaklaştırıldıkları düşünülmüştür.

Böylece, köşesinde üç yıldır bugün gelsin diye bekleyen sinsi CHP’li azınlık hemen yapması gereken parti içi kurultayı yapmayarak CHP’nin bölünmesine neden olmuştur.

Her ne kadar “biz bu konunun dışındayız” dense de iktidarın istediği olmuştur. Karşısında güçlü muhalefet değil, izin verildiği kadar muhalefetlik yapan partilerin olması iktidarın tercihidir. Özgür Özelli CHP ana muhalefet partisi olarak iktidar için en tehlikeli parti olmuş ve ilerlemesinin siyasi olarak engelleneceği düşünülmüştür.

Siyaseten yapılan budur.

Ama, atıldığı sokağa bu sefer daha kararlı çıkan, halkın içinde olan, halkın refahı için somut çalışmalar yapan, anlatan lider ve kurmayları vaz geçmemiştir. Kötü ekonomiden çıkış yollarını gösteren, tarımın kalkınmasını önemseyerek projeler üreten, kadının, gencin, işçinin, esnafın, mağdurun yanında olan CHP’nin çalışan kadrolarının tek istediği vardır, o da halkın da isteği olan  acil genel seçimdir.

Genel merkez binasında kalanlar ise CHP’nin özünden uzaklaşmış, halk için çalışmayan ve iktidarla uyumlu olarak zaman geçirenlerdir.

2023 öncesi Kılıçdaroğlu’nu destekleyen ve kendisinin bizzat dediğine göre fetocularca kandırılmış olması gibi… bizler de Kılıçdaroğlu tarafından kandırıldığımızı maalesef çok geç anladık. Bu öfkeli üzüntümüz hep içimizde kalacaktır.

Bu geçen üç yıl içinde siyasi partiler kanunu ve iç tüzüğe göre yapılması gereken tüm yasal seçimler ve kurultaylar yapılırken onay veren ve genel başkanlık için mazbatayı teslim eden Yüksek Seçim Kurulu mutlak butlanda maalesef sessiz kalmıştır.

Henüz yargıtay kararı belli olmadan, hukuksuzca siyasetten uzaklaştırılan CHP’nin çalışkan, enerjik lideri ve ekibi “her şey bitti, köşemize çekilelim, halkı da tüm dertleriyle baş başa bırakalım, bize ne…” tabi ki demeyecektir.

Aksine aynı ekip; aynı inanç ve aynı ideoloji ve aynı hedefle bu sefer halkla beraber sokaktaki CHP olur. Tüm Türkiye’yi aynı kararlılıkla kucaklayarak, KK ve kısıtlı ekibinin aksine iktidar olmak için gene yola çıkar.

Tek adamlı, partili başkan yönetiminin ülkeye yaramadığını; kendisinin fakirleşmesinden, gençlerin gelecek endişeleri ve güvensizliklerinden de halk zaten anlamakta ve içinde birebir yaşamaktadır.

Halk; “Demokrasi için Parlementer sisteme dönülmelidir. Adalet herkes için eşit olarak var edilmelidir. “ demektedir.

Halkın sorunları artık tekleşmiştir. İnsanlar geçinememektedir.

Halkın çoşkulu katılımıyla oluşan Türkiye’nin pek çok yerindeki doğal mitinglerde halk Özgür Özel’den bir parti kurmasını talep eder. Millet istediği için karar verilir ve seçilmemişlerin yönettiği CHP’den toplu istifalar gelir ve görülmektedir ki istifalar devam edecektir.

91 milletvekilinin kurucu üyesi olduğu parti kurulur ve yasallaşır. YENİ PARTİ TBMM’nin ana muhalefet partisi olmuştur. Varlık göstermeyen ama kağıt üstündeki CHP Meclis sıralamasında beşinci sıraya düşer.

Adının YENİ PARTİ olması yeni olduğundan değil, butlan CHP’de kalanların bir kısmının “eski zihniyetli ve ülkenin sorunlarına çözüm üretemiyor, muhalefetlik yapamıyor” olmasından kaynaklıdır.

Konu yargıtaydadır. CHP’de şimdilik kalanların çalışmalarıyla kurultay yapılma ihtimali vardır. Bunların sonuçları ne olur şimdiden kimse bilmemektedir. Konu netlik kazanana kadar CHP’ çatısının halen olasılıkta olması çok normal olup yadırganmamalıdır.

Ancak, bu sürede oluşabilecek siyasi dengelerin halk için ağır sonuçlar doğurabileceği düşüncesiyle farklı bir isimle acilen yola çıkılmıştır.

Halk kendisi için çaba harcayanları esasında iyi anlar ve özel bir yere yerleştirir.

Ve öyle de olmaktadır.

Artık, makam masasın da oturmayan, milletle yürüyen bir lider ve bir parti vardır.

Kazanacak cumhurbaşkanı adayı, daha önce de olduğu gibi, milletin katılımıyla ön seçimle tespit edilecektir.

***

Gerçek şudur: Hangi partide olursa olsun siyasetteki menfaat ilişkileri ülkemiz halkının refahına engel olmaktadır. Bu zihniyeti aşmak istemeyenler ülkeye zarar vermektedir. Buna son verilmelidir.

Özgür Özel, sosyal demokratlığını pekiştiren altı okun değerlerine sahip çıkarak Atatürk İlkelerine bağlı tüm demokratları iktidar olmak için dayanışmalı uğraşa davet ediyor.

Küreselleşmiş bir dünya siyasetinde dilerim ki birbirimizi iyi anlar ve kendi kendimizi iyi yönetiriz.

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” Mustafa Kemal Atatürk

Ayla Gürpınar

28 Temmuz 2026

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.